Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz

AKP’nin araba camı filimlerinden fırlayan, Zarrab’ın münafıklıkları ve takiyyecilik….

Türkiye'de neler oluyor, ne konuşuluyor? Türkiye'de motorin 5 tl'nin üzerine çıkmış bizimkiler cam filmini konuşuyor. Türkiye'de et bitmiş, Sırplardan alınan eti kim satacak, nasıl satacak, rant kime kayacak onu tartışıyorlar. Daha doğrusu hangi yandaşlar arasında, nasıl üleştirilecek, bunu tartışıyor mollalar.... İslami usüllere göre kesilip kesilmediğini merak etmeyen müslüman toplum, tabi bu işi AKP yaptığı

Bin Kez Ölümlediler Bizi, Yine Doğumdayız İşte, Yine Sevinçteyiz…

Bugün matem günümüz, Cumhuriyetin kurucusu, ülkemizin kurtarıcısı, çağın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü. Ama bir başka heyecan duyduk bugün, 29 Ekim'den kalan o uyanış heyecanı giderek büyüyor farkındayız. Umudun bittiği yer değil bu tören alanı, burası bir matem yeri değil, burası artık uyanışın Cumhuriyet sevdasının ve özgürlük türküleri

Küçükkaya, liyakat ve büyük aile…

CHP İzmit İlçe kongresi yaklaştıkça, yeni ilçe örgütünün şekillenmeye başladığını görüyoruz. Dün akşam Malta mahallesinde bir buluşma diyebileceğimiz, ziyaret gerçekleşti. Samimi bir CHP'li olan Halis Çakır İlçe başkanı ve bazı partilileri davet etti ve hamsi ziyafeti verdi. Beni de davet etmeyi unutmayan arkadaşlara teşekkür ederim. Mustafa Kahraman, Mehmet Baştürk, Bülent Afacan, Kadem Seymen,

İzmit Belediye Başkanlığı koltuğu, Sultan Süleyman’ın cennet bahçesindeki tahtı değil….

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm ve Akşener'in partisinin kuruluşunu beklediğim yazıyı kaleme alma zamanı geldiğini düşünüyorum. İzmit Belediyesini kazanmak bir çok ilçe ve Büyükşehiri kazanmanın anahtarı durumundadır. Yani İzmit lokomotiftir aslında. Akrabalık ve sosyolojik ilişkilerin yanı sıra iktisadi ilişkiler İzmit'i stratejik olarak çok değerli kılıyor. Algı, halk içinde yayılan söylentiler, dedikodular ve  günlük gelişen

Bayram değil seyran değil, AKP beni neden öptü?

AKP son Cumhuriyet bayramında Erdoğan dahil, Mustafa Kemal ve Cumhuriyet vurgulu söylemlere girişti. Tabi içlerinden gelmediği yüzlerindeki ifadeden belli olsa da, yapmaya çalıştılar. En azılı Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olanlar da bile, bu yaklaşım görüldü. Bazıları vardı ki, yukarıdan gelen emre rağmen Atatürk'ün adını yinede söyleyemedi (örnek verecek olursak Başiskele Belediye

Bilimden ve Bilim adamlarından uzak kalmamız ne bize, nede kente bir şey kazandırmayacaktır.

        KOÜ ve CHP nereden çıktı? şimdi durup dururken diyeceksiniz mutlaka.  Aslında epeydir aklımdaydı bu konu, danışma toplantılarında dile getiririz genelde, öneriler falan getiririz, Gençlik Kolları ellinden geldiği kadar, dar imkanlarla bir şeyler yaparlar ama hiç hedeflediğimiz noktaya gelemeyiz. Sanki bir kopukluk var, ya gereği kadar eğilmiyoruz konuya, yada öğrencilere ulaşamıyoruz, hocalarla da 

Yoluna bok döktükleri adalet onlara da lazım olacak…

Ama şimdi sihirli değnek onlara dokununca, tek adamın zulmü onların yakasına yapışınca, reis varlığını devam ettirmek için en yakınındakini dahi harcayacağı anlaşılınca, yoluna bok döktükleri adaletin onlara da lazım olacağı daha bir gün yüzüne çıktı.

Yerli ve Milli Mankurtların ateşle imtihanı….

              Nedir Erdoğan'ın yerli ve milli davası...... Geçen yazdığım bir yazımda kısmen bahsetmiştim, üzerinde sünni Arap Türkmen kıyafeti olan, Arapça konuşan, tercihen Afgan kökenli olan, erkekleri sakallı, kadınları burkalı, düşünmeyen, çocuklarına dayakla sözüm ona dini eğitim veren, ölen karısıyla veda seksi yapan, kuran kurslarında, camilerde  tecavüzü gayet normal karşılayan ve padişahım çok

Bekirpaşa ve CHP üzerinden metal fırtınası….

          Bekirpaşa ile yazdığım yazılara bir süre devam edeceğim. Çünkü CHP açısından çok irdelenmesi gereken bir bölge. Öncelikle yazılarımda şunu vurgulamaya çalışıyorum, seçim kazanmaya yönelik çalışmaların birliktelik sağlanarak, eski yeni var olan tüm partililerin bu çalışmaların içinde var olarak geniş bir alana yayılan ve kendini geliştiren bir model olması konusunda ısrar ediyorum. İsim

Erdoğan’ın İdlib harekatı bir savaşın ilk adımıdır.

          Kuzey Irak referandumunda, aldığı tavır ile kırk yıllık dostu Barzaniy'le, giriştiği dalaşma ABD duvarına çarptı. Bölge ile ilgili hayalleri de, Işid'in kaybetmesi ile suya düştü. Enerji ve petrol nakil hatları projeleri yattı. ABD tüm bölgeye el koyarak damat Albayrak'ın şirketlerini saf dışı bıraktı. Ayrıca içeride AKP'nin sürekli kan kaybı da durdurulamadı. Her

Kurtuluşun yolu, Erdoğan’dan kurtulmaktan geçer…

        Türkiyeyi bugüne ABD ile beraber getiren iktidar derhal istifa etmelidir.... İktidara geldiklerinden bugüne kadar ABD ile birlikte hareket eden iktidar, sanki bu ülke, bu noktaya getirilirken bir başkası yönetiyormuş gibi davranıyor... Ülkede kanun tanımayan ve kanunları yok sayan iktidar, adaleti tüketmiş, kararnamelerle, OHAL'le kendi istekleri doğrultusunda kanun türeterek ülkeyi yaşanmaz hale getirmiştir... Hiç

Top