Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Atilla Yüceak

Çocuk Ve Kadınları Yok Etmek, Yok saymak İçindir Savaş !

Çocuk Ve Kadınları Yok Etmek, Yok saymak İçindir Savaş !   Kurban olduğum kardeşim; ırkçıların, savaş tacirlerinin, katillerin kirli oyununa ''Ne Mutlu Savaş Diyene'' he deme ne olur...   Deme, çünkü savaş yıkım, savaş zulüm, savaş çocuğu, kadını aşağılamadır,   Savaş tecavüzdür, çocukların-kadınların, anaların ahı, günahı kalır sende, insanlığından da, kardeşliğinden de olursun, ruhun kirletilir, cinayet makinasına dönüşür, canavarlaşır, bir çırpıda, acımasız bir katile dönüşürsün.   Bizim gibi ülkelerde, savaş, zengin

Ülkemizin Gerçek Hali Ve Faşizm !..

Ülkemizin Gerçek Hali Ve Faşizm !.. ''Her şey devletin içindedir, devlete rağmen hiçbir şey yoktur, devlet dışında hiçbir şey..'' demiş İtalyan faşist#Mussolini.  AKP; kendi darbeci faşist uygulamalarına savaş politikalarını da yedirerek kendi vatandaşına başlattığı topyekün saldırı dalgasının tüm vahşetine tanık olduğumuz şu günlerde''Atatürk''çülük silahını da kuşandıktan sonra; faşizm denince adı ilk akla gelenlerden İtalyan liderin bu

Gerçek Dostlar Kromozom Saymazlar !

Gerçek Dostlar Kromozom Saymazlar ! Hepimizin Eksik Yanları Vardır.   Bireyler; daha çok birbirini tanıdıkça, aralarında sağlıklı bir güven ortamı oluşacağı düşülmektedir.   İlerleyen zamanda, geliştikçe güven duygusunun sağlamlaşması gerekir.   Ne var ki; durum aksi yönde gelişmeye başlamışsa, kaprisler kıskançlık ve aşırı sahiplenme duyguları, her nedenle olursa olsun çoğalıyorsa o zaman ilişki ve kişiler açısından önemli bir sorun var demektir.   Aynı çatı altında ki

Ekim Devrimi Kutlu Olsun !

Ekim Devrimi Kutlu Olsun !   Aylardan Kasım, günlerden pazar, şimdi, herkes yatıyordur, dersin sanki herşey tıkırında.   Yağmurlu Kartepe'den Ekim devrimini kutlama etkinliğine yola çıkacağız birazdan. Akşam eşitim; ''Gitme, senden başka insan yok mu'' diye gönül koyuyor. Var ya da yok ben olmalıyım. Teneşire konuluncaya kadar yorulmak yok   Ben olmasam da; Yorgun bir ülke burası. Kendi kendimizle savaşmaktan yorgun düştük be yahu. Şöyle uzansam

Aşk ve isyan adına selam olsun size !..

Kadın, aşk ile, her tarafta yaşamı güzelleştirmeye çalır. Zamanın,  hiçbir iz bırakmadan akıp gitmediği, durduğu anlamlar oluşuyor, kadın sözcüğü, sese, sözü döküldüğünde mısralar dile geliyor. Yaşam, soluk grimsi renklerden, elvan renkli anlamlara dönüşüveriyor, kendini özgürleştirerek, özgürlüğün teorisini yaratan bir kadının, sevgilinin sözlerinde, imgelerinde, resimlerinde kendini günden güne yeşerten, bir anlam damıtıyor renksiz hayatımıza ! Yürekten gülüşleri, sevgi dolu isyankar bakışları, konuştuğu her sözcüğün, her sözün tarihin derinliklerinden süzülüp geldiği, aşk tanrıçası Zeus

Ey zalim; Venüs’ün sıcaklığında yanacaksın !

Venüs'ün sıcaklığında yanacaksın !   Çok Bilinmeyen Venüs; Güneşin uydusu, dünyamızın komşusu.   Hakkında ne kadar teori üretilse, ne kadar düşünülse yeridir. Şu anda; -insanların yaşamı açısından- Cehennem gibi bir gezegen. Grek medeniyeti yetersiz bilgisi yüzünden on'u olğanüstü güzel bir kadına benzetmiş ama çuvallamış.   Derken; Carl Sagan elli sene önce yeni bir düşünce ortaya atıyor. Bu teoriye göre; Venüs, sekiz-on milyar yıl

Hazanda Aşk !

Mevsimlerden sonbahar, ayların omuzunda, isyan yüklü ağırlaşmış, Hazan'ın tam ortası, soğuk, yine soğuk gülüm anKARA.   Pusu kurulu nefti zaman içindeyiz, ekmek, iş için açlıkla direniyor insanlar, insanlık hak getire, dönmüş deccal, dönmüş yezit, katliam mangaları iş başında.   Değişen bir şey yok; çok uzak değili, kahrolası, şehirler vuruluyor durmadan, dağlar alev alev, gömütler omuzlarda, küfeler de sağ kalan bebeler bin yılların acısıyla ilerliyor, Mezopotamya mazlumları, uçurumlar kıyısında kıvrana kıvrana...   Tarihimiz, bölgemiz

Küçükburjuva Akademisyenler, Yüksel Direnişi Üzerine !

Küçükburjuva Akademisyenler, Yüksel Direnişi Üzerine ! Temel bilgi birikimi, sermayesi ve öğrenme istidadı kriterlerinden vazgeçilerek yozlaşan ''Aydın,'' küçükburjuva sınıfı, kendisini popüler Arabesk Kültürün; Atilla Yayla, Nilüfer Göleli, Cengiz Çandar, Hasan Cemal ve Elif Şafak gibi kifayetsiz, çaplı-çapsız meşhurları ile rekabet ederken buldu. Bu durum; emek cephesinde diğer kriterlerle birlikte var olması gereken, özel ahlak anlayışını bir anlamda erezyona uğratarak da yıkmış, darmaduman etmiş oldu. Deyim

Sevgi Ve Sosyal Medya !

Sevgi Ve Sosyal Medya ! Şimdi bir düşünün; Başardığı birşeyi ya da yaşadığı bir mutluluğu sizinle paylaştığında başka hiç birşey hissetmeden mutlu olacağınız kaç insan var ? Kıskançlık olmasa da keşke bende de olsa demeden ? Elde ettiğiniz başarının haberini paylaştığınızda, sizin adınıza gerçekten mutlu olacak kaç insan vardır ? Genellikle; insan kendi anne-babasıyla bile paylaşamıyor. Peki o

Reza Zarrab Kirli Çamaşırları Dökecek !

ABD’nin önde gelen yayın kuruluşlarından CNBC, Reza Zarrab davasının sonunda “birçok kirli çamaşırların ortaya döküleceğini” iddia etti. CNBC, Zarrab davasını içeriden ve yakından izleyen bir kaynağının davanın seyriyle ilgili görüşlerini yayınladı. Amerikanın Sesi’nden (VOA) Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; CNBC’ye konuşan adı açıklanmayan kaynak, “Mahkeme sonunda muhtemelen çok fazla kirli çamaşır ortaya

Yeni bir Laik-Cumhuriyet için var mısınız ? Yok musunuz?

Bir yerlerde okumuştum; Keçeci Zade Fuat Paşa ''Osmanlı'nın büyüklüğünü'' anlatmak için demiş ya; "Yıllardır biz içeriden, siz dışarıdan yıkmaya çalışıyoruz ama yıkılmadık" diye. -yıkıldığını saklamak için- oysa ki; çoktan Osmanlı yıkılmış nasıl paylaşılacağı kavgası verilmekte... İşte tıpkı onun gibi Cihatçı-İslamcı ne kadar tarikat, cemaat, IŞİD kafalı örgüt dışarıdan memleketin çoğunlukla, motorcu Adnan ve cübbeli Ahmet, salya-sümüklü FETÖ hoca

Açlık Grevi Ve alışkanlıklar Üzerine !

Açlık Grevi Üzerine ve Alışkanlıklar ! ''Hiç kimse; bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.'' ''Balzac'' ''İlk gördüğümüz zaman korktuğumuz nice şeyler vardır ki, zamanla alışır, hiç aldırmaz oluruz.'' (Aisopos) ''Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç haline gelirler.'' (St. Augustine) ''Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılmayacak kadar güçlü olur. (Benjamin Disraeli) ''Alışkanlıktan daha büyük bir şey yoktur.'' (Ovidius) ''İnsan alışkanlıklarının çocuğudur...'' (İbn-i Haldun) ''Mademki alışkanlıklar hayatımızın en ileri gelen

Hulisi Akar Ve Necdet Özel’in Cemaatteki adı ?

2 ay önce Ankara'da önemli bir iddianame daha hazırlandı. 71 şüpheli hakkındaki iddianame Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki “mahrem imam” yapılanmasına ilişkindi. Firari şüpheliler Adil Öksüz, Hamdullah Bayram Öztürk'ün yanısıra Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili olduğu dönemde FETÖ’nün sınav yolsuzluğunun ortaya çıkmaması için 2010 KPSS soruşturmasını savsaklayan firari Şadan Sakınan’ın kardeşi “Hamit” kod adlı Ahmet Sakınan’ın da

Nuriye Gülmen Aşk İnsan Olmaktır !

Yaşamın içinde, bazen yolda yürürken, biriyle konuşurken, hatta gazlı coplu bir arbedenin ortasındayken bile, insan elini cebine attığında, parmakları o küçük, metal nesneye değer ve bir güven duygusu gelir.. Anahtar !.. Tabii ki, o anda böyle derin derin felsefe filan yapmayız, ama tuhaf şey işte, parmaklarımızın o nesneye değmesi, bize şunu söyler: bir anahtarın var, ve öyleyse bir kilide, ve elbette bir eve sahipsin !.. Yani, akşam

Nuriye ve Semih’in Duruşmasından Notlar !

Birçok yazar gibi, Michel Foucault'da 'modern' iktidarın büyük bir gözaltı örgütü olduğu fikrine iştirak eder. Bizde çeteleşen devlet; en büyük terör örgütü Amerika'nın ardından sıra tutuyor. Var olan cezaevleri tıklım tıklım dolu. İki yüzden fazla cezaevi yeni yapılmakta. Hayatın her alanında; okullarda, hastanelerde, tarikatlarda, cemaatlerde, sokaklarda ve nihayetinde iktidarın kendini en iyi geliştirme fırsatı bulduğu cezaevlerinde bu sistem büyük bir titizlikle

Nuriye ve Semih Yalnız Değildir !

Yolculuk var anKARA'ya !   Gecenin rengi, umudu kuşanmaya yola çıktığında, yağmurun, kristal taneleri gibi, dokunasım geliyor boynunun kıvrımlarına.   Delirmek içten değil, içten içe kavgaya tutuşan, vuruştukça harlanan, sen kaçtıkça, gözlerimin nemiyle yıkanıyor yaşam be gülüm...   Gizli gizli ağladıkça, boğum boğum boğuluyorum deli sevdana, bu gece, yolcu yolunda gerek, içimdeki fırtına, altüst ediyor kavramları, aklıma sen mukkayet ol yüreğim, ben bile, bu saatten sonra beni tanımaya bilirim.   Düşündükçe, içimdeki biriken öfkeyi, acı

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın duruşmasına gözlemci göndermesi için Avrupa’ya çağrı yaptı. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça: Yüksel caddesi İnsan hakları anıtı KESK genel merkezine 300-400 mt. uzaklıkta. Ne yazık ki bu güne kadar bir kez 5 dk. uğrayıp hemen tüymüşlerdir. OHAL KHK’sıyla işlerinden ihraç

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Aslında; Yıllardır İngiliz ajanı olduğu savlanan Perinçek çok ciddi bir savla gündeme oturdu. Her konuda RTE'ye akıl veren Perinçek nedense 15 Temmuz darbesini önceden haber almış hükümete bildirmek yerine İ Melih Gökçek'e bildirmiş ! Neden? RTE, o günlerde Perinçek'e  darbe haberine yüz mü vermemiş ? Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Cem TV'de İbrahim Sözen'in sunduğu

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

  Utanmadan birde yalan konuşuyorlar ! İslam ve Kur'an adına samimiyet testinde sınıfta kalan yeni yetme ve tarz ''Mimin''lerin gafları bitmiyor. Tıpkı Motor uzmanı Adnan ''Hoca'' ve kediciklerinin mayolu pozlarında Kur'andan ağdalı ağdalı söz etmeleri gibi... Adapazarı Müftülüğü, Kur'an-ı Kerim, meal, tefsir, ilmihal ve din eğitimi kitaplarını geri dönüşüme gönderdi. Sakarya Yenihaber Gazetesi'nin haberine göre, Adapazarı

İ.Melih Gökçek ”Erdoğan’ın yanına bırakmam !..” dedi

Melih Gökçek'in, istifasını isteyen Erdoğan için "Bunu onun yanına bırakmam" dediği ileri sürüldü. İddia sahibi Ahmet Takan'a göre, Erdoğan'ın yakınları da "Gökçek'in elinde arşiv var" diyor. Abudllah Gül'ün cumhurbaşkanlığı döneminde danışmanı olan, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, istifası gündemde olan Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a

İnsan Olamamanın Ayıbı !

Varlık; büyüme ve gelişme ile görünürdür.   Ters yönde, farklı frekansı izlersin, aynı yerde buluşma değil, aynı yerden çıkış veya başlangıç var ki; insan olduğumuzdandır yollarımız kesişir.   Okuyunca, teslim olma ruhuna bürünüyor insan. Bir boş vermişlik ve emeksiz elde edişe odaklanma var ki, tam olarak insan doğasına yakışır bir seçim sunuyor bize. Tabi ki; biz olan ortalama insan, kolayı

Türk Bayrağını Yaktılar Şii IŞİD Haşbi Şabi..

Kıçınıza kına yakın; Bitmez tükenmez Kürd düşmanlığınızın acizliğinde, Türkmen'ler üzerinden fırıldak çevirenler, satış yapanlar. Öncesinde İslamcı-Cihatçı, katil sürüsü Kerkük'ü ele geçirdi, Türkmen kadınlara tecavüz etti köle pazarlarında kadınları, çocukları sattı. Yetişip onları kurtaran Kürdlerdi. YPG'idi.  TIR'lar ile giden silahlarda Türkmenlere gitmediğini Türkeş töremesi AKP'li Türkeş itiraf etmişti. Şimdi de; İslamcı İŞİD'den Türkiye'yi yönetenler eliyle Kerkük'ü işgal eden Şii İŞİD -Haşdi Şabi-

Kürd’de İhanetin Belgesi !..

İşte; Pavel Talabani ile Haşdi Şabi -Şii IŞİD- komutanı Amiri arasında imzalanan 9 maddelik anlaşma!  Irak Parlamentosu Değişim Hareketi (Goran) Parlamenteri Mesud Haydar, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Eski Genel Sekreteri Celal Talabani'nin oğlu Pavel Talabani ile Haşdi Şabi Sorumlusu ve Bedir Tugayları KomutanıHadi Amiri arasında yapılan gizli anlaşmanın detaylarını açıkladı. Goran Parlamenteri Mesud Haydar’ın yaptığı açıklamaya göre, Pavel Talabani ile Hadi Amiri arasında

Kürd’lere Barzani-Talabani İhaneti !

Molla Mustafa Barzani’nin Genelkurmay Başkanı olduğu Mahabad Cumhuriyeti, SSCB’nin teşvikiyle 22 Ocak 1946’da İran’da kurulmuştu. Fakat 2. Dünya Savaşı sonrası Yalta anlaşması gereği SSCB İran’dan çekilince, İran Şahı hızla ve kolayca Mahabad Cuhuriyeti’ni ortadan kaldırmıştı. Bu girişi, Irak Ordusu’nun hızla ve kolayca Kerkük’ü kontrol etmesine benzerliği nedeniyle yaptık. Hatta biraz ileri bir değerlendirme

Cumhurbaşkanı söylese de: ”İ.Melih Defolup Gitsin…” dedi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in istifasına ilişkin arşivler açıldı. Yeniçağ gazetesi yazarı Orhan Uğuroğlu, bugünkü “O dangalak istifa etmesin” başlıklı yazısında, “Tarihi bir anımı sizinle paylaşacağım ki konuyu tüm gerçekliği ve tanıkları ile anlatayım” ifadelerini kullandı. ANAP Genel Başkanı Turgut Özal’ın 31 Ekim 1989’da Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan Orhan Uğuroğlu, şöyle devam

Washington’dan fısıltılar…

Washington’da bir akşam yemeği. Masadakiler profil itibariyle bir gazeteci için maden değerinde. Ama soysal bir ortam. Muhabirlik reflekslerimi dizginlemek zorundayım. Soru soramıyorum. Ancak kulaklarım radar modunda ve konu elbette Türkiye’ye dönüyor. Aralarından biri Beyaz Saray’la yakın ilişkileri bulunan bir doktora öğrencisi ve Türkiye’de saha çalışması için burs almış. “Gitsem başıma bir şey

İ.Melih Gökçek’in kapısında TOMA’lar ?

  Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde neler oluyor ?   Ankara Büyükşehir Belediyesi önündeki polis araçları ve TOMA dikkat çekti. Avukat Fidel Okan sosyal medya hesabından, Ankara Büyükşehir Belediyesi önündeki polis araçları, TOMA ve bariyerlerin videosunu paylaştı. Belediyenin önündeki bu görüntü, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde neler oluyor” sorularına neden oldu. CHP'li Milletvekilleri Barış Yarkadaş ve Eren Erdem de, Ankara

Biseksüel Elif Şafak ve İhbarcı Orhan Pamuk: ”AKP İyi İşler Yapıyor” dedi…

Ahmet Şık Orhan Pamuk hakkında ne demişti? Şimdi biri nerede, diğeri nerede? Şimdi Türkiye’de baskı olduğu için ülkeden uzak olduklarını söyleyen Nobelli yazar Orhan Pamuk ile “onun Nobelsizi” Elif Şafak, İngiliz The Guardian gazetesine 2016 Ocak ayında verdikleri mülakatta, AKP’yi övmüştü!.. Birbirlerine benzer görüşler dile getiren Pamuk ve Şafak, İngiliz gazetesine AKP’nin ticarette, diplomaside

İhbarcı-burjuva ”Pamuk Prens” politik yazar olmuş !

İtalya’da yayımlanan La Stampa gazetesinin kitap ekine bir söyleşi veren Yazar Orhan Pamuk, politik bakımdan artık İstanbul’da yaşayamayacağını, çok fazla dikkat çekmemek için oraya sessizce gittiğini söyledi. Gazetenin “Tutto i libri (tüm kitaplar)” adlı eki bu haftaki kapağını, Orhan Pamuk’un yıllardır biriktirdiği eski İstanbul fotoğrafları ve kartpostallarıyla zenginleştirilmiş “İstanbul: Hatıralar ve

Top