Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları

Çocuk Ve Kadınları Yok Etmek, Yok saymak İçindir Savaş !

Çocuk Ve Kadınları Yok Etmek, Yok saymak İçindir Savaş !   Kurban olduğum kardeşim; ırkçıların, savaş tacirlerinin, katillerin kirli oyununa ''Ne Mutlu Savaş Diyene'' he deme ne olur...   Deme, çünkü savaş yıkım, savaş zulüm, savaş çocuğu, kadını aşağılamadır,   Savaş tecavüzdür, çocukların-kadınların, anaların ahı, günahı kalır sende, insanlığından da, kardeşliğinden de olursun, ruhun kirletilir, cinayet makinasına dönüşür, canavarlaşır, bir çırpıda, acımasız bir katile dönüşürsün.   Bizim gibi ülkelerde, savaş, zengin

Dünya Çocuk Hakları mı?

Dünya Çocuk Hakları Günü Bugün 20 Kasım. Dünya Çocuk Hakları Günü. Her yıl birbirini takip eden sayılı birkaç günde anma ve etkinlikler düzenleyip üzerimizden attığımızı düşündüğümüz çocukların ve savunamadığımız, koruyamadığımız haklarının günü. 21. Yüzyılın belki de en zor işi çocuk olmak. Bu iğrenç çağ her gün yaşattıklarıyla dünyanın aslında o kadar da

Bir erkek ağladığında herkes susar çünkü….

  Küçük Bir iç döküş (Yine Tabi iyi yazan üstatlardan özür dileyerek) Hep kadının ezildiğine dikkat çekmeye çalıştım hayatım boyunca; ama unutulmaması gereken bir durum daha söz konusudur. Sadece kadına haksızlık yapılmıyor. Bir erkek ağladığında herkes susar çünkü olmaması gereken bir durumla karşılaşmışlar gibi tepki verirler. Erkek olmaları, ağlayamayacakları anlamına gelmez. Bu yüzden ‘erkekler

Ülkemizin Gerçek Hali Ve Faşizm !..

Ülkemizin Gerçek Hali Ve Faşizm !.. ''Her şey devletin içindedir, devlete rağmen hiçbir şey yoktur, devlet dışında hiçbir şey..'' demiş İtalyan faşist#Mussolini.  AKP; kendi darbeci faşist uygulamalarına savaş politikalarını da yedirerek kendi vatandaşına başlattığı topyekün saldırı dalgasının tüm vahşetine tanık olduğumuz şu günlerde''Atatürk''çülük silahını da kuşandıktan sonra; faşizm denince adı ilk akla gelenlerden İtalyan liderin bu

AKP’nin araba camı filimlerinden fırlayan, Zarrab’ın münafıklıkları ve takiyyecilik….

Türkiye'de neler oluyor, ne konuşuluyor? Türkiye'de motorin 5 tl'nin üzerine çıkmış bizimkiler cam filmini konuşuyor. Türkiye'de et bitmiş, Sırplardan alınan eti kim satacak, nasıl satacak, rant kime kayacak onu tartışıyorlar. Daha doğrusu hangi yandaşlar arasında, nasıl üleştirilecek, bunu tartışıyor mollalar.... İslami usüllere göre kesilip kesilmediğini merak etmeyen müslüman toplum, tabi bu işi AKP yaptığı

Bin Kez Ölümlediler Bizi, Yine Doğumdayız İşte, Yine Sevinçteyiz…

Bugün matem günümüz, Cumhuriyetin kurucusu, ülkemizin kurtarıcısı, çağın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü. Ama bir başka heyecan duyduk bugün, 29 Ekim'den kalan o uyanış heyecanı giderek büyüyor farkındayız. Umudun bittiği yer değil bu tören alanı, burası bir matem yeri değil, burası artık uyanışın Cumhuriyet sevdasının ve özgürlük türküleri

AKP’nin Anıtkabir Üzerinden “Ulusalcılık” Tuzağı

AKP’nin Anıtkabir Üzerinden “Ulusalcılık” Tuzağı İktidar partisi 15 yıllık hükümetinde girmiş olduğu her seçimde algı politikası gündem yaratma ve bu gündem üzerinden toplumun kılcal damarları üzerinde ciddi operasyonlar yürütmüş ve her defasında da bunu başarabilmiştir. Yaptıkları işlerin, yapacaklarını söyledikleri seçim vaadlerinin hiçbir ölçütü yok mesela. Gerçekliği, niteliği ve sürdürebilirliği gibi bir

Küçükkaya, liyakat ve büyük aile…

CHP İzmit İlçe kongresi yaklaştıkça, yeni ilçe örgütünün şekillenmeye başladığını görüyoruz. Dün akşam Malta mahallesinde bir buluşma diyebileceğimiz, ziyaret gerçekleşti. Samimi bir CHP'li olan Halis Çakır İlçe başkanı ve bazı partilileri davet etti ve hamsi ziyafeti verdi. Beni de davet etmeyi unutmayan arkadaşlara teşekkür ederim. Mustafa Kahraman, Mehmet Baştürk, Bülent Afacan, Kadem Seymen,

Bil ki, sığındığın ve pazarladığın akıl dışı ideolojinin…

KISA GEÇMİŞ Yobazlığın karanlığı yoksul mahallelerinin üzerine çöküp de kendi semtine uğramadığı sürece sorun yoktu. İşin düşmezdi, gerekirse yolunu değiştirir, hiç olmadı gözlerini kapardın. Askerde huzur bulur, sakin ve steril bir yaşamın anahtarını görürdün. Darbeler postal ve apoletin faydalarının bir bedeli olarak kabullenilebilirdi pekala. 12 Eylül 1980’de olduğu gibi, generaller huzur adına

ERDAL KARAKUŞ’U İZLERKEN

  TÜM-BEL-SEN’in Kocaeli şubesine kurucu olarak katıldım. Kısa bir süre yönetim kurulu üyeliği yaptıktan sonra arkasından uzun bir süre şube başkanlığı görevini yürüttüm. Sınıf sendikacılığı iddiası ve idolü bizim direncimizi diri tutan temel neden olmuştu. Çetin ve zor bir mücadele çizgisi üstünden görev tamamlamak, kişi becerisi ve yeteneklerini aşan bir durumdur. Temsil ettiğimiz üyelerimizin

Gerçek Dostlar Kromozom Saymazlar !

Gerçek Dostlar Kromozom Saymazlar ! Hepimizin Eksik Yanları Vardır.   Bireyler; daha çok birbirini tanıdıkça, aralarında sağlıklı bir güven ortamı oluşacağı düşülmektedir.   İlerleyen zamanda, geliştikçe güven duygusunun sağlamlaşması gerekir.   Ne var ki; durum aksi yönde gelişmeye başlamışsa, kaprisler kıskançlık ve aşırı sahiplenme duyguları, her nedenle olursa olsun çoğalıyorsa o zaman ilişki ve kişiler açısından önemli bir sorun var demektir.   Aynı çatı altında ki

Paradise Papers ve Rıza Amca.

Ülkenin tüm billboardlarında, bağlantı yollarında ve işlek caddelerinde her ayın belli günlerinde rastlarız vergi afişlerine. Vergi borcunuzu ödediniz mi? Son gün şu gün, bugün. Yetmez, elektronik postalarla, kısa mesajlarla hatırlatır devlet kendini. "Verginizi ödeyin." Nedir vergi? Kamu hizmetlerine harcanmak üzere devletin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya ya da kimi maddelerin, hizmetlerin fiyatları üstüne

Ekim Devrimi Kutlu Olsun !

Ekim Devrimi Kutlu Olsun !   Aylardan Kasım, günlerden pazar, şimdi, herkes yatıyordur, dersin sanki herşey tıkırında.   Yağmurlu Kartepe'den Ekim devrimini kutlama etkinliğine yola çıkacağız birazdan. Akşam eşitim; ''Gitme, senden başka insan yok mu'' diye gönül koyuyor. Var ya da yok ben olmalıyım. Teneşire konuluncaya kadar yorulmak yok   Ben olmasam da; Yorgun bir ülke burası. Kendi kendimizle savaşmaktan yorgun düştük be yahu. Şöyle uzansam

Aşk ve isyan adına selam olsun size !..

Kadın, aşk ile, her tarafta yaşamı güzelleştirmeye çalır. Zamanın,  hiçbir iz bırakmadan akıp gitmediği, durduğu anlamlar oluşuyor, kadın sözcüğü, sese, sözü döküldüğünde mısralar dile geliyor. Yaşam, soluk grimsi renklerden, elvan renkli anlamlara dönüşüveriyor, kendini özgürleştirerek, özgürlüğün teorisini yaratan bir kadının, sevgilinin sözlerinde, imgelerinde, resimlerinde kendini günden güne yeşerten, bir anlam damıtıyor renksiz hayatımıza ! Yürekten gülüşleri, sevgi dolu isyankar bakışları, konuştuğu her sözcüğün, her sözün tarihin derinliklerinden süzülüp geldiği, aşk tanrıçası Zeus

İzmit Belediye Başkanlığı koltuğu, Sultan Süleyman’ın cennet bahçesindeki tahtı değil….

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm ve Akşener'in partisinin kuruluşunu beklediğim yazıyı kaleme alma zamanı geldiğini düşünüyorum. İzmit Belediyesini kazanmak bir çok ilçe ve Büyükşehiri kazanmanın anahtarı durumundadır. Yani İzmit lokomotiftir aslında. Akrabalık ve sosyolojik ilişkilerin yanı sıra iktisadi ilişkiler İzmit'i stratejik olarak çok değerli kılıyor. Algı, halk içinde yayılan söylentiler, dedikodular ve  günlük gelişen

Tıpkı akademisyenlerimizin dediği gibi;  “Devam ediyoruz, edeceğiz.”

Merhaba dostlar; Siyasi iktidarın eğitimde yarattığı tahribata, akademide açtığı ve kapanması zor yaralara, müfredat ve sınav sistemleri başta olmak üzere yapılan değişikliler ile iktidarın ülkeyi nereye götürdüğüne akademisyen gözü ile baktık bu hafta.   Geçtiğimiz hafta Kocaeli Dayanışma Akademisi'ni (KODA) yazmıştık bu köşeden ve eklemiştik. Devam edeceğiz dedik. Tıpkı akademisyenlerimizin dediği gibi;  “Devam ediyoruz, edeceğiz.” Evet. Akademisyenlerimiz dedik. Türkiye

Ey zalim; Venüs’ün sıcaklığında yanacaksın !

Venüs'ün sıcaklığında yanacaksın !   Çok Bilinmeyen Venüs; Güneşin uydusu, dünyamızın komşusu.   Hakkında ne kadar teori üretilse, ne kadar düşünülse yeridir. Şu anda; -insanların yaşamı açısından- Cehennem gibi bir gezegen. Grek medeniyeti yetersiz bilgisi yüzünden on'u olğanüstü güzel bir kadına benzetmiş ama çuvallamış.   Derken; Carl Sagan elli sene önce yeni bir düşünce ortaya atıyor. Bu teoriye göre; Venüs, sekiz-on milyar yıl

Defterinizi düreceğiz…

GÖNDERECEĞİZ Siz en demokrat, en eşitlikçi, en özgürlükçüsünüz ya... Hani siz her şeyi biliyorsunuz ya... Hani ne zaman ağzınızı açsanız, “biz biliriz”, “biz iyi biliriz”, “biz onu da biliriz” diyorsunuz ya... Belli oldu bildikleriniz... 15 yıl geçti; 15 karanlık yılda tek tek öğrettiniz bize neler neler bildiğinizi... Siz öğrettiniz, artık biz biliyoruz... Hep siz bilirdiniz, şimdi bilme sırası bizde... İktidara

Bayram değil seyran değil, AKP beni neden öptü?

AKP son Cumhuriyet bayramında Erdoğan dahil, Mustafa Kemal ve Cumhuriyet vurgulu söylemlere girişti. Tabi içlerinden gelmediği yüzlerindeki ifadeden belli olsa da, yapmaya çalıştılar. En azılı Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olanlar da bile, bu yaklaşım görüldü. Bazıları vardı ki, yukarıdan gelen emre rağmen Atatürk'ün adını yinede söyleyemedi (örnek verecek olursak Başiskele Belediye

Top