Konumunuz
Ana Sayfa > Kent > Sarp Kuray ve CHP

Sarp Kuray ve CHP

Dün akşam Remzi Özkan’ı ziyaret etmek için İzmit’e gelen Sarp Kuray ile geçirdiğim 2 saatlik zaman dilimi benim için çok değerli idi.

Onu dinlerken kendimi sanki bir üniversite anfisinde, Server Tanilli’nin uygarlık tarihinin Türkiye bölümünü işliyor gibi hissettim.

Ülke nasıl bu hale gelmişti? Nasıl izin vermiştik? Bizim suçumuz yok muydu?

Kendini devrime adayan arkadaşlarımızın, ölüme gözlerini kırpmadan yürüdüğü ve bu cesaretin, bu adanmışlığın nasıl harcandığını dinledik.

Anlattıklarının sadece küçük bir kısmı ile günümüzü değerlendirdik aslında, dünü yargılarken…

Atilla Yüceak, Mehtap Çetin ve sonradan aramıza katılan Ömer Kurtaş ile ne yapılmalı bugün dedik….

 

Aslında benim düşüncem geçmişin kavgalarını bugüne taşıyarak, yarını kuramayacağımız ve artık bu kavgaların bir çıkışı olmadığı noktasındadır.

Ülkeyi bekleyen çok karanlık bir gelecek varken biz hala dünün kavgalarıyla meşgul olursak oligarşinin oyununa gelmiş olmaz mıyız?

Memleketin acilen gerici anlayışın egemenliğinden kurtulması gerekiyor.

Türkiye’nin içine itildiği karanlık tamamen üzerine çökmeden, son bir yol ayrımı geliyor önümüze. Ya bu yol ayrımında doğru tercihi yapacak halk, yada tamamen doğunun kirli gericiliğinin egemenliğine girecek.

Yapılacak en doğru hareketin CHP saflarında buluşmak olduğu konusunda hemfikirdik. Politik devrim sürecini anlamak ve başarmak zorundayız, diğerinin koşullarından çok uzaktayız.

Artık ne hayal kuracak vaktimiz, nede zindanlarda, dar ağaçlarında verecek canımız var.

Dönüştürülmesinin tamamlanmasına ramak kalmış bir toplum, her türlü yolsuzluğu, hırsızlığı, ahlaksızlığı kanıksamış bir halkın iktidarın dayatmalarının karşısında tek bir yolla bir araya getirebiliriz.

 

Sorunlar ve ekmek üzerinden, apolitikleşmiş toplumun önüne çok politik söylemlerle düşemeyiz artık. Ekmeklerine, evlerine, işlerine uzanan sömürünün kirli ellerin karşısında bu değerlerini korumak zorunluluğu ile sömürücülerin tüm kirli yüzlerini ortaya sermek gerek.

İşte bu noktadan hareketle CHP saflarında var olmak ve ilk seçimde iktidarı yakalamak zorunluluğu tüm yurtseverlerin birincil görevi olmalıdır.

Politik devrim dediğimiz şey de bu değil mi?

Bugün CHP’yi tartışarak bir yere varamayız, tüm halk güçlerinin CHP’nin içinde var olmasıyla, kurtuluşu bu yolla yakalamak en doğru ve reel düşünce tarzıdır.

Hayır bloğu dediğimiz muhalefetin örgütlü ve bir arada kalabilmesi önemlidir. CHP’nin bu birlikteliğin çatısı olabilmesi ise bir zorunluluktur.

Bu düzen yeniden ters yüz edilmelidir ve yeniden demokratik, toplumcu bir anayasa oluşması için, iktidar olmak gerekiyor.

Toplumsal barış, iş barışı, kadın, çocuk ve örgütlü toplumun yolunun açılması ile sağlanabilir. Dolayısıyla askeri bir anayasa olarak gördüğümüz ama Cumhuriyet tarihinin en özgür anayasasının koşullarını yeniden oluşturmak gibi bir durum var…

İktidar ve barış CHP iktidarı ile mümkündür, bugün başka bir seçenek yoktur. Bunu sağlayana kadar CHP saflarında mücadelemiz devam edecek…

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close