Konumunuz
Ana Sayfa > Dünya > ‘Erdoğan’ın onay verdiğini Çağlayan söyledi’

‘Erdoğan’ın onay verdiğini Çağlayan söyledi’

 

Sarraf’ın itiraflarında 2.Gün… ‘Erdoğan’ın onay verdiğini Çağlayan söyledi’

ABD’deki davada itirafçı olan Rıza Sarraf, tanık koltuğunda kabul ettiği suçlarını anlatmaya bugünkü duruşmada devam ediyor.

 

New York’ta Rıza Sarraf’ın ifade verdiği ve Halkbank eski genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın sanık olduğu davanın ikinci gün oturumu başladı.

Çağlayan’a 50 milyon Avro rüşvet verdim

Rıza Sarraf’ın bugünkü duruşmada İran ile ticaretin nasıl yapıldığını çizerek anlattı; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat verdiğini” iddia etti.

CANLI BLOG: (Çeviriler: Sebla Küçük)

20.55 Davaya bir saatlik ara verildi.

20.48 Sarraf raporda aynı sistemi Çin’de kurma fikrinin yer aldığını belirtirken Çin’de şirket kurduğunu da söyledi. Bankaların, yaptığı işlemlerin İran’la ilgili olduğunu fark ederek kendisinin Çin pazarına girmesini engellediğini söyleyen Sarraf “Çin’de birkaç ay faaliyet yürüttüm” dedi.

20.45 Sarraf, Çağlayan’a yaptığı ödemelerden birinin “kol saati” olarak sunulduğunu anlattı. 2013’te gündeme gelen kol saati olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmadı.

20.42 Sarraf’ın çalışanı Rüçhan Bayar’ın Eylül 2012’de  gönderdiği bir e-posta değerlendiriliyor. E-postada Türkiye’deki sistemin Çin’de de kurulması için Sarraf’a sunulan bir bilgi veya özet olduğu iddia ediliyor.

E-postaya Atilla’nın avukatı  “dayanaksız ve şayia olduğu” gerekçesiyle itiraz etti.

20.41 Sarraf, İran paralarının Türkiye’ye getirilmesi konusunda Halkbank’ta katıldığı toplantıdan bahsediyor.

Savcı’nın “Halkbank’ta kurduğun sistemleri diğer ülkelerde de kurmaya çalıştın mı?” sorusuna “Evet, denedik”

Savcı: Başka hangi ülkede?
Sarraf: Örneğin Çin’de.

‘Hakan Atilla rüşvet talep etmedi’

20.36 Savcının, “Halkbankası’nda başkalarına Levent Balkan ya da Atilla gibi birine rüşvet verip vermediği sorusuna Sarraf, “Hayır, kesinlikle değil” dedi.

Savcı neden rüşvet vermediği sorusuna ise, “Zaten ekonomideki bakana rüşvet vermeye başlamıştım.” yanıtını verdi. Sarraf, Atilla’nın rüşvet talep etmediğini de ekliyor.

‘Çok fazla rüşvet verdim, kimi zaman yanlış kişilere ödeme yaptım’

20.31 Sarraf, çok fazla rüşvet ödediğini, kimi zaman ödemeyi yanlış kişilere veya yanlış tutarlarda yaptıklarını söyledi.

20.28 Açıklanan kayıtlarda başka bir ödemede, 2 milyon Euro’luk tutarın karşısında “nakit” ifadesi ve Süleyman Aslan’ın isminin baş harflerinin olduğu ifade ediliyor.

20.27 Sarraf, iç muhasebe kalemlerini açıklıyor. Ödemelerden biri bir kol saati için yapılmış. Bağlamı verilmiyor. Sarraf birçok kol saati aldığını söylüyor.

20.19 Mehmet Hakan Atilla’nın avukatı Cathy Fleming, sunulan yeni tapelere, e-postalara, vb. sürekli itiraz etti.  İtirazlara rağmen yargıç bunları kabul ediyor.

20.17 Sarraf’ın şirketine ait bir iç muhasebe kaydı gösterildi. Belgede İran ticaretiyle ilgili ödenen ve alınan paralar gösterilmiyor. Sarraf, Zafer Çağlayan’a İran ticareti konusunda yüzde 50 ödeme yaptığını iddia etti. Sarraf, “Bu kazançların toplamı hesaplanacaktı” dedi.

20.13 Sarraf, işlemlerde aradan çıkarılmaktan endişelendiğini anlatıyor. Sarraf, “İranlıların verdiği uluslararası para transferi talimatlarını ben yerine getiriyordum ve İranlılar bunu doğrudan Halkbank’ın yapmasını istiyordu. Halkbank buna razı gelirse, ben ekarte edilecektim.” ifadelerini kullandı.

20.08 Sarraf, “Süleyman Aslan’a rüşvet vermek, Zafer Çağlayan’a rüşvet vermekten daha önemliydi çünkü asıl kapı bekçisi Aslan’dı.” dedi.

20.07 Sarraf, sağ kolu Happani’ye “Yarın Levent’in patronuna iki göndereceğiz. Hazır et” dediğini iddia etti. Levent’in patronu derken Süleyman Aslan’ı kastettiğini söyledi.

Zarrab: Levent’in patronu derken Süleyman Aslan’ı kastediyorum.

20.00 Bir telefon tapesinde Süleyman Aslan’ın “Sayın bakan ve diğerleriyle birlikteydik” ifadesi var.

19.56 Sarraf, şemada gösterdiği Sermayeh Bank gibi birçok İran bankasının da Halkbank’ta hesapları olduğunu iddia etti.

19.53 Davayı takip eden ABD’li gazeteci Pete Brush, Sarraf’ın Erdoğan’ın adını birkaç kez andığını ve sistemi onayladığını ima ettiğini aktardı.

19.48 Sarraf, “İranlıların bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek kendisini aradan çıkarmasından endişeleniyordu. Böyle bir şeyin olmaması için de Süleyman Aslan ile birlikte çalışıyordu.” dedi.

19.45 Sarraf, Süleyman Aslan ve Halkbank ile olan ilişkilerinden ve İran’ın doğrudan ödeme yapma talebinden bahsediyor.

19.36 Duruşma yeniden başladı. Sarraf, Tapelerle ilgili ifade vermeye başlayacak.

19.22 Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

Ali Babacan’ın adı dosyada geçti

19.21 Dönemin başbakanı Erdoğan (ve Babacan) Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ın bu işe başlaması için talimat vermişti.

Sarraf, “Ziraat’ın New York’ta bir şubesi olduğunu ve bunun yaptırımları ihlal edeceğini” söylediğini iddia etti.

‘Onay ve talimatı Sayın Başbakan verdi’ talimatını Çağlayan’dan öğrendim’

19.19 Sarraf, “Demek istediğim, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine Bakanı bu ticareti yapmaya karar vermişti” dedi. Sarraf bu bilgiyi Zafer Çağlayan’dan aldığını iddia etti.

Arşiv unutmaz: Cem Küçük Rıza Sarraf için ne demişti?

19.16 Sarraf, “Sayın Başbakan bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat verdi” dedi.

RÜŞVET ÇARKINI ATASÖZÜ İLE ANLATTI

19.13 Sarraf, Süleyman Aslan’ın kendisine, “El eli yıkar, elde yüzü yıkar” dediğini iddia etti. Yargıçın bu cümlenin ne demek olduğu sorusuna ise “Bu, Süleyman Aslan’ın yardımına karşılık rüşvet istediği anlamına geliyor” cevabını verdi.

19.12 Sistemin bir de ters versiyonu olduğunu söyleyen Sarraf,”Paralar Arap Türk Bankası’na Euro cinsinden yatırılıyor, ardından TL cinsinden Halkbank’a yatırılıyor” dedi.

19.07 Hindistan konusuna yeniden dönülüyor. Arap Türk Bankası’ndan Özgür Eker, konunun çözülüp çözülmediğini soruyor. Sarraf, çözüldüğünü söyleydi.

19:00 Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ın da bu işlere dahil olmak istediğini iddia etti.

18.59 Sarraf, savcının “O zamanlar Başbakan kimdi?” sorusuna, “Recep Tayyip Erdoğan” yanıtını verdi. (Savcının, siyasi arka plan hakkında jüriyi bilgilendirmek için bu soruyu sorduğu tahmin ediliyor.)

“Zafer Çağlayan’dan gizli hiçbir şey yapmadık”

18.57 Sarraf, Çağlayan’ın zaman zaman, şirketine ait hesap ekstrelerini bizzat kontrol ettiğini iddia etti. Sarraf, “Çağlayan’ın bilgisi olmadan hiçbir şey yapmayacaktım. Zaten biz de Çağlayan’dan hiçbir şeyi gizlemedik. Onun bilgisi dışında hiçbir şey yapmadık” dedi.

18.56 Sarraf, sağ kolu olan Abdullah Happani ile ilişkili olan Zafer Çağlayan’ın Süleyman Aslan’a para ödenmesi konusunda endişeli olduğunu iddia etti.

18.49 Sarraf, “Tıpkı Zafer Çağlayan gibi bu da para istiyor diyorum”, ‘Bu’ diyerek, Süleyman Aslan’ı kastediyor.

18.48 Sarraf, Aslan’ın “içim rahat değil” demesini “para istiyor” şeklinde yorumladığını ve bankadan çıkıp “sağ kolu” Abdullah Happani’yi aradığını ifade etti.

18.47 Sarraf, “Aslan’a sürekli uyarı geliyordu. Amerika’dan, ABD’nin İran’la ilgili işlemlerden duyduğu kaygılarla ilgili uyarılardı.” dedi.

Sarraf, “Aslan, para istiyordu.” dedi. Aslan’a rüşvet verebilmek için Zafer Çağlayan’dan onay alması gerektiğini iddia etti.

18.45 Süleyman Aslan’ın çok büyük bir risk aldığını, içinin rahat olmadığını söylediğini iddia eden Sarraf, “Aslan bir şekilde geleceğini garanti altına almak istiyordu” dedi.

18.38 Sarraf, Arap Türk Bankası’ndan bu sistem için onay aldıktan sonra, Süleyman Aslan’a gidip bankanın sistemi kabul ettiğini aktardığını söyledi.

“İşlemlerde TL kullandık çünkü…”

18.36 Sarraf, parayı dolar olarak göndermeleri durumunda paranın ABD bankacılık sistemlerinden geçmek zorunda kalacağını anlatıyor. Avro kullandıkları zaman da Avrupa bankacılık sistemine takılacaktı. Ama TL olduğu için Türkiye’de kalıyordu ve dikkat çekmiyordu.

18.35 Sarraf, “Para Türk lirası cinsinden olduğu için EFT olarak gönderiliyordu. Böylece Halkbank, “Bizi ilgilendirmez, istediğiniz kişiye parayı göndeririz” diyebiliyordu. Çünkü uluslararası bankacılık düzenlemeleri konusunda bir kaygıları yoktu” ifadelerini kullandı.

18.33 Sarraf, “Para Hindistan’dan Halkbank’taki hesaba geçince, Halkbank bunu Türk lirasına çeviriyor. Çünkü Arap Türk Bankası’na Türk lirası cinsinden yatırılıyor ve uluslararası bir muhabir banka üzerinden gönderilmiyor. Bu yüzden uluslararası filtreler takılmazdı, dikkat çekmezdi” dedi. .

18.31 Sarraf, paranın geldiği ülkeler arasında İtalya ve Hindistan’ı saydı ve “Karmaşık” dedi.

Erdoğan’dan ‘Rıza Sarraf Davası’ açıklaması

“Paranın kaynağını gizlemek için”

18.30 Savcı’nın ‘Peki neden farklı bankaya transfer yapılıyor?’ sorusuna Sarraf, “Araya başka bir banka sokarak, paranın kaynağını gizlemek için” yanıtını verdi.

18.29 “Para bu bankaya gidecek, oradan sana gelecek, senden de bana gelecek.”

Sarraf şu ifadeyi tekrarlıyor: Hindistan’dan paralar Halkbank’a; Halkbank’tan da Arap Türk Bankası’na gönderiliyor. Buradan da Sarraf’ın hesabına aktarılıyor, altına çevriliyor ve ticarette kullanılıyor.

18.28 Sarraf, Eker ile Hindistan’dan Türkiye’ye para aktarma meselesini konuştuklarını söylüyor.

Paranın Halkbank’tan Arab Türk Bankası’na (A&T Bank) aktarılmasına karar veriyorlar.

18.26 Ekim 2012’de Sarraf ile Arab Türk yetkilisi Özgür Eker arasında geçen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor.

18.24 Swiss Otel’de düzenlenen toplantıya katılan kişilere ait kartvizitler gösteriliyor. İsimler arasında Kadri Kaleli geçiyor. Ayrıca Aslan ve Atilla da katılmış.

18:20 Sarraf, Bijan Alipour’dan gelen bu talebin, Süleyman Aslan tarafından reddedildiği bunun mümkün olmadığını söyledi.

Sarraf: Aslan, İran adına uluslararası ödemelerde aracılık yapamayacaklarını, ancak mevcut sistem üzerinden ödemeleri yapmaya devam edebileceklerini söyledi. “Mevcut sistem” dediği bendim.

18.18 Toplantıda konuşulan diğer bir konu da, Halkbank’ın, İran’ın uluslararası ödemeleri doğrudan yapması için düzenlemeleri esnetmesi.

18:16 Sarraf, Süleyman Aslan’ın bu anlaşmayı kabul ettiğini ancak bir koşulu olduğunu belirtiyor. Buna göre, “Halkbank’ta Hint şirket adına açılan hesap medya tarafından öğrenilirse, anlaşma çöpe gidecekti.”

18:15 Sarraf bu ikinci bankadan parayı, altın karşılığında alacağını, sonra bunları nakde çevirip uluslararası ödemeleri yapacağını söyledi.

18:13 Peki para Hindistan’dan Halkbank’a nasıl getirilecekti? Hindistanlı şirket, Halkbank’ta hesap açacaktı. Hindistan’da ham petrolü alan şirket, parayı doğrudan Halkbank’taki hesaba yatıracaktı. Paralar başka bir Türk bankasına geçirilecekti. Sarraf da parayı bu bankadan alacaktı.

18:12 Sarraf yine şema çiziyor. “İlk olarak NIOC’a ait paranın Hindistan’dan, Halkbank’taki NIOC hesabına getirilmesi gerekiyordu.” Ardından İran’ın talebi geldi. “NIOC, Halkbank’ın uluslararası ödemelere doğrudan aracılık etmesini istiyordu.”

18:10 Sanık Hakan Atilla’nın ismi bu noktada tekrar geçmeye başlıyor. Sarraf, Hindistan’a yapılan ham petrol satışlarından biriken paranın nasıl aktarılacağını görüştüklerini söylüyor. “İranlılar baskı yaptı ve Halkbank’tan uluslararası ödemeleri yapmalarına olanak verilmesini istedi” diyor.

18:07 Sarraf, Halkbank yetkilileriyle İranlılar arasında gerçekleşen bir toplantıyı anlatıyor.

Halkbank’tan Reza Zarrab açıklaması

“İstanbul Trafik Müdürü’nü arayıp emniyet şeridini kullanma izni istedim”

18:05 Sarraf ile dönemin İstanbul trafik müdürü arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor. Sarraf bir toplantıya geç kaldığı için, acil durum şeridini/emniyet şeridini kullanma izni istediğini söylüyor.

18:03 Söz edilen tapede, Onur Kaya ve Sarraf, Zafer Çağlayan’dan söz ediyor. Sarraf, “İran heyetiyle Zafer Çağlayan’ın katılacağı bir toplantı ayarlayacaktık.” dedi. Çağlayan ve NIOC, Petrol Bakanlığı ve Sermayeh Bankası yetkililerinin katıldığı toplantılar düzenlediklerini söyledi.

18.00 Sarraf: Zafer Çağlayan ve İranlılar arasında birçok toplantı yapıldı. Bu toplantılara ben de katıldım.

17:58 Sarraf’a, Onur Kaya ile yaptığı bir telefon görüşmesinin tapesiyle ilgili sorular soruluyor. (Not: Onur Kaya, Zafer Çağlayan’ın özel kalem müdürüydü).

17:55 Sarraf yapılan işlemleri yine şema çizerek anlatmaya başlıyor.

Denizbank Genel Müdürü’nden Rıza Sarraf açıklaması

17:45 Sarraf, NIOC’a dair ifadesinde Hindistanlı iş insanlarıyla da çalıştığını belirtti. Yapılan görüşmeler Hindistan’dan Türkiye’ye yapılacak para transferleriyle ilgiliydi. Sarraf, bu bağlantıyı da dünküne benzer bir şema ile çizerek anlatacak.

17:40 Toplantıya Hindistan’dan işadamları da katıldı. Toplantıda, Hindistan’da toplanan paraların Türkiye’ye nasıl aktarılacağı konuşuldu.

17:39 Sarrraf, İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ve Naftiran şirketi yetkilileriyle ve Bijan Alipour, Recai adlı İranlı şahıslarla yaptığı bir toplantıyı anlatıyor.

 Aktifbank’tan Sarraf açıklaması

“Cezaevinde tehdit edildiğim için FBI korumasına girdim”

17:38 Sarraf, Manhattan’da gözaltında olduğu sırada tehdit edildiğini doğruladı. “Neden FBI gözetimine alındın?” diye sorulduğunda, “Güvenlik sebebiyle. Gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden.” diye yanıtladı.

17:35- Son jüri üyesi de salonda yerini aldı. Salondakiler ayağa kalktı. Oturum başladı.

Sarraf’a ilk soru: Neden farklı kıyafet giyiyorsun?

Sarraf: Avukatlarım dün, sayın hakimin müsaadesiyle, farklı kıyafet giyebileceğimi söyledi. Ben de onların bana getirdiği kıyafetleri giydim.

Rıza Sarraf salona hapishane kıyafetleriyle değil, koyu bir ceket ve açık renk gömlekle geldi.

Savcılar, avukatlar, gazeteciler ve izleyiciler mahkeme salonundaki yerini aldı. Sarraf henüz tanık bölümüne getirilmedi.

Davanın görülrüğü New York’taki adliye binası

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close