Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > Sonra bana dedi ki; Devrimci olmak nedir bilir misin?

Sonra bana dedi ki; Devrimci olmak nedir bilir misin?

 

Dün kentimizin bir ağabeyi, CHP’nin en ağır isimlerinden biri ile biraz sohbet ettik…

Çok samimiyetimiz yoktu, ben dahil bir çok arkadaşın sağcı olarak gördüğü bir kimlikte olduğunu düşündüğümüzden yakınlaşamadık hiç.

Ve kentin hali vakti çok yerinde olan, ne siyasi payelere nede ekonomik bir beklentilere hiç bir şekilde ihtiyacı olmayan gözü de, gönlü de tok bir arkadaşımız.

İş gören insanlar deriz ya öyle, ciddi olarak desteğe ihtiyaç duyan, suistimal etmeyen insanların sorunlarına yakından ilgi gösteren ve bir telefonla çözüm bulanlardan.

Kentin yüksek burjuvası diyebileceğimiz sınıftan. Yani bizim dünya görüşümüzle uzaktan, yakından ilişkisi olmayacağını düşündüğüm ve görüntüsü de aynen öyle olduğu için, çok yakınlaşamadığım biri olmuştu hep, sohbetimizde duyduklarım beni öyle şaşırttı ki anlatamam.

Hala şaşkınlık içindeyim, parti camiasında herkesin desturla yaklaştığı bu isim, öyle şeyler söyledi ki hala bunları bu adam mı söyledi diye kulaklarıma inanamıyorum…

Konu siyaset oldu tabi, sana  sadece düşüncelerini öğrenmek istiyorum dedi, buyurun dedim.

Kimler olabilir sence İzmit Belediye Başkanı? değerlendirme yapabilir misin?

Cüneyt Özkürkçügil, en doğru isimlerden biri, Ömer Türkçakal’ın damadı olması büyük bir avantaj, çok namuslu ama küskün bir arkadaşımız. Uzak duruyor ve Parti ona görev verirse kabul eder. Ama tüm CHP’nin onun etrafında kenetlenmesi gerekir, kentle ilgili müthiş hayalleri var. Sağda çok sıkıntısı olmaz ama sol ile ciddi ilişkiler kurması gerekir.

 Hüseyin Erol, iyi bir arkadaşımız olduğunu ama onun bu işi başaramayacağını, ekonomisinin de yetmeyeceğini, kentin demografik ve siyasi yapısından dolayı çok kabul görmeyeceğini düşündüğümü  söyledim….

Fatma Kaplan Hürriyet’in ise, bu işi çok istediğini ancak genel merkezde profilinin düştüğünü gördük. En son yapılan Divan kâtibi seçiminde 11 kişi içinden 8. olması bunun göstergesidir. Ne kadar sevildiği buradan belli oluyor..O yüzden oradan kendini atama yaptırmaya çalışması sonuç vermeyecektir. Kaldı ki İzmit’te tutmaz, kent kimyası onu kabul etmez, mahallesinde dahi birlik sağlayamadı, ayrıca teknik olarak yeterliliği yok. Sadece görüntü ile kent yönetilemez…

Selman Yıldırım en uygun isim ama etrafını doğru isimlerle örmesi gerekiyor. Kentin demografik ve siyasi yelpazesinde muhalefeti çevresinde örgütlemesi, bunun yanında AKP cenahından oy koparabilecek güven veren isimlerle güvenli ilişkiler kurması  zaruridir. Parti içinde kendisine muhalefet olanlarla bir barış yapmak zorunda. Ona önerim Faruk Bostan gibi isimlerle diyalog kurmasıdır. Ayrıca sol ve sosyalist cenahtan kendini soyutlamamalı, kaş yaparken göz çıkarmamalı.

Böyle dedim bugün için en şanslı ve kabul görecek aday önerilerimizi ciddiye alırsa Selman Yıldırım görünüyor dedim.

Adayım demiyorum dedi, sadece düşünceni soruyorum, Peki ben olursam ne olur?

Sizi çok iyi tanımıyorum, neler yapmak isteyeceğinizi, projelerinizi bilmiyorum ama bir taraf Gürcü, bir taraf manav, ömrünüz bu kentte geçmiş ve belediye başkanı profiline uyum sağlayacak bir görünüşünüz de var, toplumun tüm kesimlerinden oy alabilecek profiliniz zaten inkar edilemez..

Ama kentle ilgili ne derdiniz olabilir? ne söyleyebilirsiniz halka diye sordum?

İzmit’yim bir defa, burada doğdum, burada büyüdüm, halim vaktim yerinde….Kentte bir saygınlığımız var.

Elbette ne yapmalıyız diye düşünüyorum bak anlatayım….

2 yıl içinde metro yaparım, bunlar gibi 10 yılda kıçı kırık bir tramvay projesi değil… Denizin içinden geçen bir metro ve sadece İzmit değil, Büyükşehiri projeye dahil etmek için zorlar, Bakanlığa baskı yapar bu projeyi İstanbul ve Bursa ile buluştururdum. İzmit’in her noktasına ulaşmak çok basit hale getirilecek.

Ulaşım bedava olacak…

Vatandaş toplu taşıma araçlarından bedava faydalanacak… Bugün 65 yaş üstü bedava diyorlar, engelliler için böyle yaptık diyorlar insanlar bu haklarını bile kullanamıyor.

Su bedava olacak….

Sağlık güvencesi olmayanın tüm tedavisini Belediye üstlenecek…. 

Otopark sorunu yer altında ve üstünde  katlı otoparklar yapılacak.

Köylerde küçük arazileri belediye satın alacak ve bütünleştirip yine vatandaşa devredecek.

Yine köylerde tarımı ve hayvancılığı teşvik edecek, köyden kente göçü engelleyecek, iktisadi alanda büyük gelişme sağlayacak, yeşili ve ormanları koruyacak çalışmalar yapılacak…

Evsizler için çözüm, uyuşturucu ile mücadele ile ilgili çok ciddi mücadele edecek birimler, tesisler kurulacak. Çocuklarımız sosyal projelerle suçtan ve uyuşturucudan uzak tutacak eğitime yönelik  sosyal alanlar yaratılacak.

Mahallede evde kalan kadınlar için mahallede üretime katkı sunarak hanelerine gelir sağlayacak işler yapacağız.

Öğrenciler için yurtlar ve destek projeleri….Okuyan çocuklara sonuna kadar destek olmak….

Mahalle meclisleri oluşturup sorunları yerinde tespit etmek, sorunlara yerinde çözüm ve halkı yönetime katmak yani halkla iç içe olarak birlikte yönetmek…

Zengine parayla sunduğumuz hizmetlerden aldıklarımızı, yoksul halka paylaştıracağız, yani zenginden alıp fakire vereceğiz dedi.

Karşımda bir Robin Hud vardı ve ben küçük dilimi yutmuştum.

Burjuvanın temsilcisi olarak gördüğüm insanın içinden, acayip hümanist hayalleri olan ve bu hayalleri gerçekleştirebilecek güce sahip bir adam çıkmıştı.

vs..vs..daha çok şey söyledi ama çok etkilendiğimi söyleyebilirim…

Gerçekten şaşkındım ve bu projeleri bırakın, bu söylemleri bu adamın ağzından duymak ve bunları kendisine dert edindiğini görmek etkiledi beni.

Sonra bana dedi ki; Devrimci olmak nedir bilir misin?

Nedir dedim….

Devrimci adam, dünyayı vatanı olarak görür…

Devrimci adam, kutuplarda dahi her hangi bir canlının canı yanıyorsa o acıyı içinde hisseder…

Devrimci adam, tüm bireylerin artı değerden eşit pay almasını ve tüm toplumda ki bireylerin eşit oranda zenginleşmesini ister, onun için mücadele eder.

Devrimci adam, zenginlikten yoksulluk değil, yoksulluktan zenginlik yaratmak ister…..

Yine şaşkındım….

Bakalım aday olacak mı? aday olursa AKP’yi dahi paramparça edebilecek bir adam ve eğer aday olursa ekibinde gönüllü olarak çalışacağımı söyledim ve ayrıldım oradan.

Hoşçakal yarın…

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close