Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > Rahat… Hazır ol…Emredersin komutanım/..Nasılsın asker?… sağol.. / 

Rahat… Hazır ol…Emredersin komutanım/..Nasılsın asker?… sağol.. / 

Posted by Bülent Karagöz on Wednesday, 6 December 2017

CHP ve Parti içi adalet;

Örgüt seçimleri yaklaştıkça kimi milletvekiliğine, kimi belediye başkanlığına, kimi meclis üyeliğine aday olmayı hesaplarken, tabi bu işlerin anahtarı olacak örgüt yönetimlerinde söz sahibi olmak gibi bir zorunluluk hissediyorlar.

O yüzden kafaların içinde adaylar yarıştırılıyor, delege hesapları yapılıyor, dengeler kurulmaya çalışılıyor.

Eee güzel de, yahu kardeşim memleket uçurumun ağzında, ha düştü, ha düşecek, bir kaç kişiden başka kimsenin umurunda değil memleket….

Nedense tek bir kelam etmezler memleketin ahvali hakkında, ama iş örgütü ele geçirmeye geldi mi, aslan kesilirler maşallah….

Yönetimde en fazla benim adamım olsun, isimleri önemli değil bana biat etsinler yeter, düşünmeseler de olur, konuşmasalar da….

Hepsinin adına ben düşünürüm, hepsinin adına ben karar veririm, onlar benim dediklerimi tekrar edecek…

Al işte sana parti içi adalet, al sana dibine kadar asalet, emir ve görüşlerine hazır efendim lojistik kuvvet….

Tek ses, tek nefes…

Rahat… Hazır ol…Emredersin komutanım/..Nasılsın asker?... sağol.. / Afiyet olsun asker !... Sağol….İstikamet….

Bu kadar yani, emredersin komutanım ve sağol başka sözcük bilmene gerek yok..

Peki neden bu gayret? Neden hep ırzına geçilen oluyor adalet?..Kendini komutan görenlere, emir eri asker mi gerek? Yoksa örgüte yönetici mi gerek?

İki yıl bir kenarda bekleyip, hiç bir milli bayrama, partinin kuruluş yıl dönümüne, eylemlerine katılmayan, toplantılarına burun kıvıran, ama seçimler yaklaştığında ortaya çıkan ve bu defa ben aday olmalıyım, beni aday gösterecek bir örgüt yapısı oluşsun diye çaba harcamak, oldukça düşündürücü bir durum değil mi?

Oysa bu iki yıl süresince hep parti ile birlikte programlara katılan, yönetimlerde olmadığı halde komisyonlarda görev almak isteyen, görev isteyen, memleketin derdine düşmüş, kendisinden önce partisini ve ülkesini düşünen, partiye öneriler sunan savaşçı ruhlu insanlar yok mu hiç?

Üniversitede tüm iyi niyetiyle, partililere yardımcı olan, tüm imkanlarını kullanarak sıkıntılarını çözen, üretken, çağrıldığı her yere beklentisiz gelen hocalarımız da var. Örneğin Muhip Kanko hocamız bunlardan biridir, göreve davet edilmelidir.

Her şeyi delege ve yandaşlık üzerinden hesaplamaya kalkarsanız yanılırsınız. Vasat bir örgüt yapısı oluşur ve partiyi bir adım ileriye götüremediğiniz gibi kendi hayalleriniz de suya düşer.

Örgüt belediye meclisi değildir, badem bıyıklıların örgütte yeri olmaz. CHP’nin ilkeleri bellidir ve bu ilkeler doğrultusunda düşünmeyenler örgüt yönetimlerinde yer alamaz..

Örgüt kendisini ve ilkelerini koruma altına almalıdır.

Yine örnek vereceğim yakından izlediğim için biliyorum, Kandıra ve Gebze İlçe başkanları bu mücadeleyi büyük bir özveri ile sürdürüyor.

Üretken ve parti dinamiklerini harekete geçirecek yönetimlere ihtiyaç var. 

2019’a bir dönemeç kaldı. İlçe ve İl örgütleri özenle seçilmeli evet, ama örgütü geriye değil ileriye götürecek, politik duruşları olan insanların ağırlıkta olduğu ve değişen koşullara göre siyaset üretebilecek kabiliyetlerin bir araya getirildiği bir yapı oluşturulmalıdır.

Parti yönetici kadrolarının, efendim Ahmet bize hep muhalif oldu, efendim Mehmet öbür gruba destek vermişti demeden, iş yapacak adamların ve kadınların, önce memleket diyebilen ve diyebilecek olanlardan oluşturulması gerekmektedir.

Bunun dışındaki her arayış kötü niyetlidir.

Oluşturulacak yönetimler kentin ve ülkenin kaderini yakından etkileyecek ve çok stratejik bir süreci yönetecekler. Bu saatten sonra yapılacak hataların telafisi yok.

Hataların bedelini halk ve Cumhuriyet ödeyecek. Herkes, bilhassa kadroları belirleme noktasında gücü elinde bulunduranlar bu noktada hassasiyetlerini göstermelidir.

Bir şey olmak isteyenler, kendi makam ve beklentilerinden önce, Türkiye’yi, AKP’nin elinden nasıl kurtarırız diye düşünsün ve bunun hesabını yapsın.

Kişisel çıkarların ve aday pazarlıklarının içine hapsolarak oluşturulan yönetimlerin, Ülkeyi bekleyen zor günlerde lokomotif güç olamayacağı, mücadeleyi yönlendiremeyeceği, önderlik edemeyeceği açık ve nettir, geçmişte örnekleri var.

Sizlerin makam kaygıları, eğer Ülkeyi ve kenti yeniden  AKP’nin ellerine teslim ederse, kendinizi lanetlenmiş ve CHP’ye, halka ihanet etmiş olarak bulursunuz.  

İş işten geçtikten sonrada kimse çıkıp ben partiyi düşünüyorum, hep partiyi düşündüm diye nutuk atmaya kalkmasın….

O yüzden henüz vakit varken, ileride karşılaşacağımız her şeye hazırlıklı olacak, direnç gösterecek güçlü, yurtsever örgüt yapıları oluşturulmalı. Erk sahiplerine duyurulur….

Hoşçakal yarın….

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close