Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > Muaviye’ciler, Atatürk’ü yenebilecek mi?

Muaviye’ciler, Atatürk’ü yenebilecek mi?

 

Yeni bir taktik, iki sarhoş dedikleri, mecliste tablosunu indirdikleri, meczuplarının heykellerine küfürlü, çekiçli saldırıları, ders kitaplarından çıkarttıkları, Atatürk düşmanlarının arpalığı haline dönüşen kurumlar ve birdenbire 180 derece dönüşle, adına mevlid okutmaya başlanması, Tanrım nasıl bir ülke olu burası?

Tam bir cahiliye devri yaşıyoruz.

Ve toplumda ağır basmaya başladı, yıkmak istedikleri Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi. Farkına vardılar, ülkede her şeyi çökerttiler ama bitiremedikleri bir şey var. Buda onları çok rahatsız ediyor.

Onlara güvenini yitiren ve viraneye çevirdikleri ülkenin halini gören halk, Mustafa Kemal’in ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anladı ve dört elle sarılmaya başladı..

Onun kurduğu Cumhuriyet’in tüm kurumlarına çöreklenen dindar kılıklı yağmacılar, devletin kanını emerek halk düşmanlığı yaparken, Atatürk’ü değersizleştirmeye ve unutturmaya çalıştılar.

Çünkü onların sonunu yine, Mustafa Kemal’in aydınlık devrimciliği ile Cumhuriyet getirecek biliyorlar…

Baktılar olmuyor ne yapalım? ne yapalım? diye kafa patlatırken Muaviye geldi akıllarına.

Nasıl yapmıştı, ne yapmıştı Muaviye?

Müslüman olmayı reddettiği için savaşlarda bir çok akrabasının ölümüne şahit olan bir adamdır.

En son müslüman olan bir toprak ağası olan Muaviye, Muhammet ve Kurandan müthiş bir intikam almıştır.

Yaşar Nuri’de böyle anlatıyor Muaviye’yi.

Bizim Muaviye’nin yolundan giden takunyalı yağmacılar, onun taktiğini uygulamaya koydular şimdi.

Yenileceksen eğer onlardan biriymiş gibi olacaksın.

Yani şimdi Mustafa Kemal’e bizden fazla sahip çıkacaklar. Hakkında övgüler düzecek, hatta bizleri Atatürk düşmanı ilan edecekler.

Hatta kalpak giyip, bando mızıka ile Anıtkabiri yıkacaklar….Sonra mehteran çalacaklar, yeşil bayrakları ile….

Tefsircileri, fıkıhçıları bırakacak ellerindeki işleri, onun nutkunu, devrimlerini ve sözlerini başlayacaklar yorumlamaya.

Atatürk, “bir gün, bana Anıtkabir diye bir puthane yaparlarsa onu yıkın” demişti bilmem şurada söylediği sözde.

Ve işte Atatürk burada söylediği sözde, Tayyip Erdoğan’ın bu ülkeye bir güneş gibi doğacağını muştulamıştı diyecekler.

Hızlı bir dejenerasyona başlayacaklar, kendilerince bir Atatürkçülük uyduracaklar…

Aynı Muaviye gibi, yenemediysen, teslim ol ve onu ele geçir, sonra işine geldiği gibi kendine uydur.

Yeniden yaz kanun kitabını kafana göre….

Ne var ki kitap yazmakta, “yeryüzündeki tüm mal, mülk, ahırdaki öküz dahi, insanlarıyla birlikte Tanrının yeryüzündeki gölgesi Sultanımız, Halife efendimizindir” diye yazdın mıydı, “onun ağzından çıkan her söz, Allah kelamıdır” diye oturttun muydu ne gerek kalır seçime, ne gerek kalır mahkemeye, nede yüksek yargıya.

Zaten, zamanında kendi ağızı ile söylememişmiydi ne yapacaklarını, her yol mübahtı o kutlu yolda.

Bu kadar yıldır anlayamadık bu kutlu yolun ne olduğunu bir türlü, kim bu emir komuta merkezlerinden onlara direktif verenler?

Hep karanlık, hep karanlık…….

Ama şunu unutuyorlar biz 21. yüzyılda yaşıyoruz.

O yüzden saklanamıyor, Malta adasındaki şirketler. Demek ki korktukları bir şeyler var…Variyetlerini başka memleketlere taşıyorlar…

İnsanlar onların bu ikiyüzlülüğünü yemeyecek tabi, ama onlar yeni nesillere Atatürk’ü böyle anlatacaklar ve  kirletmeye çalışacaklar…

Altını oyabildikleri kadar oydular, şimdi bir dönem daha lazım, sonra memleketi kökünden bitirecekler.

Her yolu deneyecekler, baktılar ki olmuyor seçim dahi yapmayacak, belediye başkanları ve meclis üyelerini kararnameyle atayacağız diyecekler.

Eğer bir seçimcik daha kazanıp Başkomutan olarak kalabilirlerse, hanedan kurtulacak. Yoksa seçim yapmaz iktidarda kalmanın yollarını ararlar.

Ne bileyim belki birden bire terör artar, ülke kan gölüne döner, seçim derdi biter.

Olmaz mı? Neden olmasın? Sıkıyönetimde seçim mi olur? Olursa da öyle olur işte….

Kendi Peygamberinin torununu öldüren bir adamı, Halifesi olarak kabul eden bir anlayış değil mi, tüm Arap coğrafyasını bu hale getiren?

Şimdi Muaviye taktiğini deniyor, torun Muaviye’ler.

Olmadı diğer senaryolar devreye girecek. Ama inanın bu filimde bitecek…

Hoşçakal yarın….

***********

nede güzel anlatıyor öğrencilerini, sanki kendi başka bir şeymiş gibi….

**************

Diyanet’in Atatürk sevgisi… Mevlid okutuldu, camiler doldu, taştı

Sinop’un Durağan ilçesi’nin AKP’li Belediye Başkanı eski imam Ahmet Kılıçaslan, Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhu için ilçedeki tüm camilerde mevlid okuttu.

[Haber görseli]

Sinop’un Durağan ilçesi’nin AKP’li Belediye Başkanı eski imam Ahmet Kılıçaslan, Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhu için ilçedeki tüm camilerde mevlid okuttu.

2019 hesaplı Atatürk sevgisi… AKP’den 10 Kasım’da Anıtkabir çağrısı

Halksesi.com’dan Mete Çağdaş’ın haberine göre, mevlid ile ilgili, Kılıçaslan şunları söyledi:

“Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79. yıl dönümünde böylesine bir etkinlikle anmak istedim. Allah şahidimdir ki etkinliğim hiçbir siyasi amaç gütmemektedir. Yıllardır her 10 kasım da bunu yapmayı planladım ama işler o günlerde yaşanan terslikler nedeniyle yolunda gitmedi. Bu yıl çok şükür bunu gerçekleştirebildik. Mutluyum, gururluyum ve onurluyum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk için ne yapsak azdır. Onun, silah arkadaşlarının ve bu vatan uğruna şehit düşmüş tüm şehitlerimi rahmet ve şükranla anıyorum; ruhları şad olsun. Bugün onlara edilen dualar kabul olsun inşallah“

Erdoğan: Atatürk’ü ruhu faşist, kendileri Marksist çevrelere mi bırakacağız?

Öte yandan mevlit sonrası camiden çıkan vatandaşlara Durağan belediye başkanlığı tarafından fındıklı birer lokum dağıtıldı.

——–

Bir skandal da İnkılap Tarihi kitabında… Zararlı cemiyetler bölümünden çıkarıldı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)’nın yeni ders kitaplarıyla ilgili bir skandal daha… Ortaöğretim İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabında “Wilson İlkeleri Cemiyeti” zararlı cemiyetler konusundan çıkarıldı.

illi Eğitim Bakanlığı (MEB)’nın yeni ders kitaplarıyla ilgili Cem Yılmaz’ın “GORA” filminde yer alan ve gerçekte olmayan 4 element (ateş, toprak, su ve tahta)’ten sonra bir önemli detay da Ortaöğretim İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabında yer aldı.

Ögretmenlersitesi.com‘un haberine göre, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasından sonra Kurtuluş Savaşı döneminde, Milli Mücadeleyi destekleyen ve mücadeleye karşı çıkan pek çok cemiyet, dernek kurulmuştu. O derneklerden bazıları ile ilgili yeni İnkılap Tarihi kitabında değişiklikler yapıldı.”Wilson İlkeleri Cemiyeti” azarlı cemiyetler konusundan çıkarıldı.

Fen bilgisi kitabında skandal: GORA filmindeki elementler ciddiye alınmış

 ZARARLI CEMİYETLER ARASINDAN ÇIKARILDI

Daha önceki İnkılap Tarihi kitaplarında yer alan “Wilson İlkeleri Cemiyeti”, yeni ders kitabında zararlı cemiyetler arasında sayılmadı. 1918’de kurulan bu cemiyet Amerikan mandasını savunan ve Osmanlı’nın selametini Amerikan himayesinde gören bir cemiyetti. Yeni inkılap tarihi kitabında bu cemiyet zararlı cemiyetler listesinden çıkartıldı.

İşte eski ve yeni o kitaplar arasındaki fark:

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close