Konumunuz
Ana Sayfa > Dünya > Baba zina sonucu doğan kızıyla evlenebilir

Baba zina sonucu doğan kızıyla evlenebilir

Dincilerin sapıklığı bitmiyor: Baba zina sonucu doğan kızıyla evlenebilir

Mısırlı bir din adamı, bir erkeğin evlilik dışı doğan çocuğuyla evlenebileceğini ve babanın bu şekilde doğmuş kızıyla birlikte olabileceğini söyledi… Benzer olay Türkiye’de de yaşandı.

Mısırlı bir din adamı, bir erkeğin evlilik dışı doğan çocuğuyla evlenebileceğini ve babanın bu şekilde doğmuş kızıyla birlikte olabileceğini söyledi.

İngiliz Daily Mail ve Al Araby’nin haberine göre El Ezher Üniversitesinden Mısırlı din adamı Mazen el-Sersawi, görüşünü İmam Şafi’ye dayandırdı. Şafi’ye göre evlilik dışı (zina) doğan çocuğun atasının belirsiz olduğunu iddia eden Sersawi, bu durumda babanın evlilik dışı doğan kızının resmen kızı sayılamayacağını söyledi. Bu durumun sonucu olarak da babanın evlilik dışı kızıyla evlenmesinin helal olduğunu savundu.

Yoruma ise sosyal medyada tepki yağdı.

TÜRKİYE’DE DE VAR

Türkiye’deki İslami sitelerin de benzer yorumu yapması dikkat çekiyor.

Sorularla İslamiyet sitesine “İmam Şafi’nin, zina sonucu doğan bir kızla o kızın babasının evlenebileceğine dair fetva verdiği doğru mudur? Bu konunun aslı nedir?” sorusuna verilen yanıtta Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre evlenilemeyeceği söylendikten sonra Şafi ve Maliki mezheplerine göre evlenilebileceği şöyle anlatılıyor:

“Normal evliliği zina ile kıyaslamak kıyas-ı maalfarıkdır/ortak benzetme yönü bulunmayan bir karşılaştırmadır. Çünkü, zina eden kimseye had cezası tatbik edildiği gibi, zina ile nesep de sabit olmaz. Bu konuda İmam Şafii’nin İmam Muhammed’e söylediği şu sözleri manidardır: ‘Meşru evlilik övgüye layık görülmüş, zina ise recmedilmeye değer bulunmuştur. Bu ikisi hangi yönden birbirine benziyor?’ (bk. a.g.y).

Malikî ve Şafii alimlerine göre, zina ile hürmet-i musahere meydana gelmez, zina ile hiçbir hukukî unsur oluşmaz. Bu sebeple, bir kimse zina ettiği kadının annesiyle, (kendisinden de olsa) kızıyla evlenebilir.

Bu alimlerin dayandığı dört delil vardır:

Birincisi: Bir rivayete göre, bir adam zina ettiği bir kadının kendisiyle veya kızıyla evlenmek istediğini Peygamberimiz (a.s.m)’e sorunca, “Haram, helalı haram kılmaz. Haram ancak nikah sebebiyle meydana gelir” buyurdu. (bk. İbn Mace, Nikah, 63). Bu rivayet zayıf olmakla beraber, bir kısım sahih rivayetlerle desteklenmiştir.

Nitekim, bir hadis rivayetine göre Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Kırbaçlanan bir zinakar ancak kendisi gibi biriyle evlenebilir.”(Ebu Davud, Nikah,4; Ahmed b. Hanbel, 2/324). Yine Ahmed b. Hanbel, ve Taberanî’nin rivayet ettiğine göre, zina etmiş bir kadınla evlenmek isteyen bir adamın durumunu soranlara, Hz. Peygamber (a.s.m): “Zina eden kadınla ancak zina eden bir erkek veya bir müşrik evlenebilir.” mealindeki ayeti okumuştur. Heysemî, İbn Hanbel’in rivayetinin sahih olduğunu söylemiştir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, 7/73-74).

İşte bu rivayetler zinanın hukukî bir tesire sahip olmadığını göstermektedir.

İkinci delilleri: Musahere, yabancıları akraba yapan bir nimettir. Halbuki zina yasaklanan bir cürümdür, nimet olmakla hiçbir alakası yoktur. O halde, meşru nikahla bir tutulamaz.

Üçüncüsü: Hurmet-i musaherenin bir hikmeti, erkekle kadın arasında güven ortamını temin etmek, birbirlerinin yakın akrabalarıyla tereddüde mahal vermeyecek şekilde sıcak bir ortamı paylaşmaktır. Halbuki zina ile birbirine yaklaşanlar için böyle bir şey söz konusu değildir. Yabancılıkları yine devam eder. İslam hukuku açısından, kişi, zina ettiği kadının nafakasını vermekle yükümlü değildir. Birbirlerinin eşi olarak kabul edilemezler. Aralarında miras hukuku cereyan etmez. O halde zina ile hurmet-i musaherenin meydana gelmesi düşünülemez.

Dördüncüsü: Allah Kur’an’da evlenmesi haram olanları saydıktan sonra “Bunların dışındakilerle evlenmek size helal kılındı…”(bk. Nisa, 4/23-24) hükmüne yer vermiştir. Yasaklanalar arasında “zina ilişkisine” yer verilmediğine göre, onunla hürmet-i musaherenin meydana gelmeyeceğini açıkça göstermektedir.

Bununla birlikte Şâfiîlerde bu çeşit sıhrî hısımlarla evlenmek mekruh sayılmıştır. (el-Cassas, Ahkâmü’l-Kur’ân, ll, 137; eş-Şîrazî, el-Muhezzeb, l l, 45; eş-Sevkânî, Neylü’l-Evtâr, VI, 57; Bilmen, Istilâhât-ı Fıkhiyye Kâmusu, II, 97)”

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close