Konumunuz
Ana Sayfa > Siyaset > Gökçek direniyor, bu çatışma Erdoğan’ın başını yiyebilir.

Gökçek direniyor, bu çatışma Erdoğan’ın başını yiyebilir.



 

 



 

İstifa eden ve edecek AKP’li Belediye Başkanları arkalarında tam bir yağmalanmış kent bırakıyorlar.”Borçsuz Belediye bırakıyorum” diye yalan söyleyen İBB Başkanı Topbaş hakkında hiç bir soruşturma açılmıyor.

Diğer istifa eden ve haklarındaki iddialar tavan yapmış, Balıkesir, Düzce, Niğde, Nevşehir Belediye Başkanları hakkında da hiç bir soruşturma açılmıyor.

Demek ki istifa edenin arkası temizlenecek.

Sayıştay raporları dikkate alınmıyor ama eğer İ.Melih Gökçek istifa etmez ise İçişleri Bakanlığı soruşturma açacak.

Bu milletin aklıyla dalga geçmek değil midir. Yolsuzlukları inkar edemiyorlar, zaten alınmaları yolsuzluk veya Fetö değil ve zaten soruşturma açamıyorlar, çünkü ucu kendilerine dokunacağı çok açık.

Balıkesir Belediye Başkanı’nın giden paraların hesabını nasıl vereceksiniz diye bağırması ise ayrı bir dikkat çekilmesi gereken nokta ve unutulmayacaktır..

Daha önce yaptığımız haberlerde Gökçek’in elinde Erdoğan ile ilgili bir kaset kolleksiyonu olduğu ve ilk görüşmelerinde bahsettiği müze konuştuk mesajı aslında bu kasetlerde bir müze açabilecek kadar bilgi ve belge olduğu düşünülüyor.

Bakalım Melih’mi kazanacak, Erdoğan mı?

Her iki halükarda da Erdoğan’ın karizması çizilecek. Çünkü Melih Gökçek o kadar ucuza gitmeyecek ve bugüne kadar Belediye Başkanı olabilmesi ve Başkan kalabilmesini bu müze açacak kadar belgeye dayalı olduğu biliniyor.

Gökçek direniyor ama Erdoğan’da direniyor, bu çatışma Erdoğan’ın başını yiyebilir.

 

 


 

Erdoğan’dan istifası istenen başkanlara:

Ayrılmamaları halinde sonuçları ağır olur

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Polonya dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. İstifası istenen AKP’li belediye başkanları ile ilgili “ayrılmamaları halinde sonuçları ağır olur.Bu makamlara bağımsız adaylar olarak gelinmiyor, bir partinin gösterdiği adaylar olarak geliniyor.”ifadelerini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ankara, Bursa ve Balıkesir’in büyükşehir belediye başkanlarına istifalarını verme talebinin iletildiğini belirterek, ayrılmamaları halinde sonucun ağır olacağını vurguladı. “Bu makamlara bağımsız adaylar olarak gelinmiyor, bir partinin gösterdiği adaylar olarak geliniyor. Bu görevleri asla terk edilmeyecek koltuklar olarak göremeyiz” diyen Erdoğan, Polonya dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:

İşte Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Hande Fırat’ın haberine göre Tayyip Erdoğan’In açıklamalarından başlıklar;

“Melih Bey’e iletildi”

“İstanbul’da Kadir Topbaş Bey, Çevre ve Şehircilik Bakanımızın kendisiyle görüşmesine olumlu yanıt verdi, istifasını o şekilde gönderdi. Ardından Düzce’yle, genel başkan yardımcımız görüştü, o da istifasını verdi. Şu anda Balıkesir’e istifasını verme talebimiz iletildi. Hakeza Melih Bey’e, kendisine bu durum iletildi. Bursa aynı şekilde… Bu makamlara bağımsız adaylar olarak gelinmiyor, bir partinin gösterdiği adaylar olarak geliniyor; bu görevleri biz asla terk edilmeyecek ilanihaye kalınacak koltuklar olarak göremeyiz. Dolayısıyla böyle bir adımın atılması gerektiği zaman, arkadaşlarımızın, ‘Ben, bu davanın elemanıyım, benim yetkili kurullarım madem ki böyle bir kararı vermişler, ben de ilgili merciye istifamı veririm’ demeleri lazım. İstifa, partiden ayrılma, kopma demek değildir. Parti, istifasını veren arkadaşları çok daha farklı yerlerde değerlendirir. İl başkanları toplantısında da söyledim; ‘Ben buraya geldim, burada ilanihaye kalayım’ olmaz.”

“Ayrılmamaları halinde sonuçları ağır olur”

“Ben arkadaşlarımızın, öyle bir yola tevessül etmelerini düşünemem, düşünmek de istemem. Çünkü onun neticesi ağır olur.”

“Gökçek, Erdoğan için ‘Bunu onun yanına bırakmam’ dedi, elinde arşiv var!”

 “Diğer partiler gereğini yapmazsa içişleri bakanlığı inceleme başlatır”

Diğer partilerde hiçbir sorun yok gibi düşünülmemeli anlamında söyledim. Sorun varsa, ilgili partilerin yönetim kadroları gereğini yapmıyorsa, İçişleri Bakanlığı inceleme başlatmak durumunda kalabilir. Kayyum atamalarının yapıldığını yerleri bir inceleyin. Oralara kayyum atanmamış olsaydı, onlar devletten aldığı paraları yine Kandil’e göndermeye devam edeceklerdi. Oralardakiler belediye hizmeti verselerdi, kayyum atanması gibi bir süreç tabii ki olmazdı. Vatandaşımız belediyeden kendisine hizmet bekler. Bu hizmet yapılmıyorsa, vatandaş belediyeye değil, hükümete küfreder.



 

AKP’li başkanlar enkaz bırakıyor

Kadir Topbaş istifa ederken ‘Borçlu bir belediye bırakmıyorum’ dedi ama Sayıştay raporunda yüz milyonlarca lira borç çıktı. Ankara’nın borçları da dudak uçuklattı.

Sayıştay, “Borçlu bir belediye bırakmıyorum” diyerek istifa eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Kadir Topbaş’ı yalanladı. Sayıştay raporlarına göre, belediyenin 2016 bilançosuna göre ödenemeyen 1.9 milyar TL, kamu idaresine 450 milyon TL ve kısa vadeli 953 milyon TL dış borcu ortaya çıktı. İstifası gündemde olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yönettiği belediye bilançosunda da kısa vadeli 941 milyon TL iç borç, kamu idarelerine 376 milyon TL, ödenemeyen de 1 milyar TL emanet borç olduğu tespit edildi. Sayıştay, 2016 yılındaki belediye hesaplarına ilişkin denetim raporlarını açıkladı. AKP’de ‘metal yorgunluğu’ mağduru olan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla istifa eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, görevi bırakırken “Borçlu bir belediye bırakmıyorum, bunu özellikle ifade etmek isterim” ifadelerini kullansa da Sayıştay raporlarında yer alan bilgiler Topbaş’ı haksız çıkardı. Önümüzdeki günlerde görevi bırakması beklenen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise istifası halinde Ankara’nın sırtına yüz milyonlarca lira borç bırakacak.

Milyarları geçti

Sayıştay raporlarında yer alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bilançosunda, Maliye Bakanlığı Genel Bütçe Muhasebe Yönetmeliği’ne göre Faaliyet Borçları başlığı altında “mali yıl içinde ödeme emri belgesine bağlandığı halde, nakit yetersizliği veya hak sahibinin müracaat etmemesi nedeniyle ilgililerine ödenemeyen tutarların izlenmesi için” kullanılan Bütçe Emanetleri Hesabı’nda 1 milyar 892 milyon 856 bin TL ödenemeyen tutar yer aldı. İstanbul’un kısa vadeli iç borçlar hesabında da 450 milyonu kamu idarelerine 52 milyonu da banka kredileri olmak üzere toplam 502 milyon TL yer aldı. Yönetmeliğe göre İstanbul’un “Bu hesap grubu, vadesi faaliyet dönemiyle sınırlı dış mali borçlar ile dönem sonunda vadesine bir yıldan az süre kalan uzun vadeli dış mali borçlara ait anapara ve anaparaya eklenen veya düşülen kur farklarının izlenmesi” için tanımlanan Kısa Vadeli Dış Mali Borçlar hesabındaki 953 milyon TL’lik tutar dikkat çekti. Ayrıca Topbaş’ın 2016 yılında iç borç için 11 milyon, dış borç için ise 82 milyon olmak üzere toplam 94 milyon TL faiz ödediği belirlendi. Belediye faaliyet sonuçları tablosuna göre, görev zararları için ödenen 15 milyon TL, “döviz mevcudunun değerlendirmesinde oluşan olumsuz kur farkları” nedeniyle de 35 milyon TL ödendiği tespit edildi.

Gökçek’in defteri

Günlerdir hakkında her gün istifa dedikoduları yer alan Gökçek’in yönettiği Ankara hesaplarındaki son iki yılda sıfırlanmış bazı borç kalemlerinin 2016 yılında artışa geçmesi dikkat çekti. Sayıştay raporunda yer alan bilançoda, Ankara’nın kısa vadeli iç mali borçları 2016’da son yılların aksine katlanarak 941 milyon TL’ye yükseldi. Belediyenin ödenemeyen borçları izlediği Faaliyet Borçları kaleminde de 1 milyar 55 milyon TL değerindeki tutar yer aldı. Ayrıca Gökçek’in uzun vadeli iç mali borçları toplamının 1 milyar 665 milyon TL olduğu belirlendi. Uzun vadeli yabancı kaynaklar hesabındaki borç tutarı da son bir yılda 2.1 milyar TL’den 1 milyar 685 milyon TL’ye düştü. Gökçek’in 2016’da 174 milyon TL faiz ödediği ve Ankara’nın hesap çizelgelerinin İstanbul kadar ayrıntılı olarak Sayıştay’a gönderilmemesi de dikkat çekti. Yapılan incelemelerde Gökçek’in Ağustos 2016’da 60 ay vade ile 200 milyon TL banka kredisi aldığı, Şubat 2019’a kadar yapılacak ödemeler için belediye bütçesinden 114 milyon TL faiz ödeneceği ve bunların yanlış hesaplara kaydedildiği belirlendi. Ayrıca kira süreleri sona eren bazı taşınmazların yeniden ihale ile kiraya verilmesi gerekirken eski kiracıların sözleşmelerinin uzatıldığı, kurum personeli ile ilgili iş sağlığı ve güvenliği hususunda yeterli tedbirlerin alınmadığı tespitleri yer aldı.

Tespit edilen usulsüzlükler

Sayıştay’ın tespit ettiği bulgular arasında İstanbul için en dikkat çekeni mevzuattaki şartları taşımayan personelin belediyeye ait şirket yönetim kurullarında görevlendirilmesine ilişkin tespitleri oldu. Sayıştay, belediye şirketlerinin yönetim kurullarında görevlendirilen 6 mühendis, 3 mimar, bir uzman ve 8 danışman kadrolarında çalışan personelin “yönetici sıfatına haiz personel” sayılmayacağı değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, tespitler arasında belediyenin kendisine bağlı şirketlerden kâr paylarını almaması, Gecekondu Kanunu gereğince yalnızca bu kanunda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için kullanılması gereken paraların belediyenin genel hesaplarına aktarıldığı, belediyeye ait taşınmazların kiraya verilmesinde yapılan ihale usulsüzlükleri de yer aldı.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

Top