Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > AKP ve yeni Türkiye Mongolistan….

AKP ve yeni Türkiye Mongolistan….



 

 



 

Aşağıda bulunan iki haber, bize ülkenin nereden başlayıp, nereye ve nasıl gittiğini aslında çok net anlatıyor.

Ne yazık ki, hep anlatmaya çalıştığımız memleketin gittiği karanlık bu. Toplum dönüştürülüyor, geriye evriliyor, mongollaştırılıyor.

Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un da anlatmaya çalıştığı buydu.

3 yaşında başlayan sıbyan eğitimi ve prof. olmuş bir mongolun sözleri aslında, ne kadarda birbirine benziyor.

Çocuk 4-5 yaşlarında, mongol ise 50’li yaşlarda.

Vücut büyüyor ve o yaşlarda beynine kazınmış o saçmalıklar da büyüyor. Yıkanmış  ve mongollaşmış beyinler ve hesapta okumuş nasıl olduysa prof. olmuş, 15 yıllık AKP iktidarı tarafından desteklenmiş ve rektör olmuş.

Şimdi hiç normal bir ülkede, böyle bir kafanın değil prof, öğretmen olma şansı var mı?

Elbette yok, böyle çağ dışı bir beyine sahip olan bir insan, çağdaş bir ülkede, çağdaş bilimsel eğitim veren bir okulda ders verebilir mi?

Adam yerine konur mu?

Kendi karanlığında kaybolup gider, zaten öyle toplumlardan ve eğitim sisteminden böyle varlıklar çıkmaz…

O toplumlar orta çağda bıraktılar bu dengesizlikleri. Ya da toplumdan izole ettiler ve kaybolup gittiler kendi karanlıklarında.

”Kadınlarla tokalaşmak, ateş topu tutmaktan daha korkunç” diyen, bu yobaz üniversite okurken, bu yobaz Dr. olurken, bu yobaz Doç. olurken, hiç mi bir kadın meslektaşı ile tokalaşmadı?

Hep yazarım, bu mongolların normal bir sınav kazanma şansları yok, ancak çalınmış sorular ve efendilerinden icazetli mülakatlarla, atamalarla sınav kazanıp, paye alabilirler.

Ve ne yazık ki, bu yöntemlerle Üniversite kadroları, yani bilim yuvaları gerici tarikatların yuvaları haline geldi.

Sıbyan mektebinde kafası hurafelerle dolacak,

İlk ve orta öğretim Kuran kurslarına dönüşüyor nasıl olsa, burada pekiştirilecek ve kahraman cihatçılar olarak İmam Hatiplerden mezun olacaklar.

3-4 yaşındaki çocuk annesine ”sen çalışma senin paran haram” diyor ise ve ona bunu üniversiteye giden gönüllü öğretmenlik yapan kız öğrenciler öğretiyor ise, durumun vahametini buradan ölçebilirsiniz.

Kendini inkar eden bir varlık, ne demektir?

Bu tarikatlara ve cemaatlere bağlı üniversiteli kızlar kendilerini insan yerine koymayan bir düşünce için hizmet ediyorlar neden?

Çünkü fakirler, çünkü küçük yaşta bu karanlık odakların eline düşmüşler, çünkü anne ve babaları onları başka bir dünyada sanıyor. Müslümanlığın namus bekçileri olarak görüyor.

Ama aynı anne ve baba kurslarda, yurtlarda yaşanan tecavüzleri görmüyor, buralar da kıyılan nikahları görmüyor….

Şimdi Mustafa Kemal’in kız çocukların eğitilmesi için sarf ettiği çabanın nedenini daha iyi anlıyoruz değil mi?

Gericiler en kolay ve en zayıf yeri sağ iktidarlarla yakaladılar, Atatürk’ün yasakladığı cemaatlerin sözde okullarını yeniden hayata geçirdiler. 

Yine 3-4 yaşındaki çocuk ne zaman öleceğiz bu dünya çok sıkıcı diyor ise onlara anlattıkları cenneti bir an önce görmek merakından değil midir?

Peki nasıl gidilir o cennete, onuda şöyle öğretirler mutlaka Allah yolunda şehit olarak. Yani cihat ederek.

Bunu da sıbyan okulundan sonraki eğitimde, devletin müfredatlarına koyarak öğretiyorlar.

Bu çocuklar cihatçı olarak lise bitirecek ve cennete gitmek için kafa kesecek, insan ciğeri yiyecekler. Yabancı gelmedi değil mi? Bu görüntüleri Irak’ta, Suriye’de, Libya’da gördük.

Radikal islamcı cahil katiller sürüsü yetiştirilecek. Allah yolunda şehit olmaya hazır ama kime hizmet ettiğini bilmeden, kendi yurttaşlarının ve dindaşlarının kanını içerek cennete gidecekler.

Yani mongollar ordusu yetiştiriliyor, hemde devlet eliyle…

AKP işte bu noktaya getirmeye çalışıyor ülkeyi. Devlet eliyle radikal islamcı terörist yetiştiren bir ülkeyiz artık iyi mi? Karanlığa doğru hızla evriliyoruz.

Bu konuyu geçen yıl da yazmıştım, arada yine yazıyorum, inanmıyorlardı ama görüyoruz ki, ne yazık ki haklıyım.

AKP aslında toplum desteğinin çoğunluğunu kaybetmiş durumda ve kaybetmeye devam ediyor. 

OHAL ile baskı uygulayarak, AKP biterse Türkiye biter diyerek aba altından sopa gösteriyor ve kendini korumaya almak istiyor.

Onların dediklerine inanması ve gösterdikleri yolda gitmesi için toplumun cahilleştirilmesi gerekmekte.

Gerici anlayış, cemaatler, tarikatlar dünyanın hiç bir yerinde, 57 İslam ülkesi dahil toplumu aydınlığa, zenginliğe ve barışa götürmemiştir, götüremez.

Bir tek İran teknolojik olarak ilerlemiş olsa da, çağ dışıdır, ayrıca sünni değil şiidir, ilerlemesinin tek nedeni emperyalistlerle ilişkilerinin olmaması, Rusya ile ilişkili olmalarıdır.

Ve toplum zorla dayatılan yaşam tarzından hiç memnun değildir. Onlar da Şiilerin gericileridir.

AKP ülkeyi gericilere teslim ederek yıllar sürecek bir karanlığı ülkeye egemen kılacak. Çok acılar yaşanacak, kıyımlar olacak, yeni Çorumlar, Maraşlar, Sivaslar yaşanacak.

Gerçek hainler, diğerlerini hain ilan edecek ve ülke bir kaosta devinip duracak.

Türkiye halkı bunu istemese de, iktidar ülkeyi bu noktaya taşıyor ve en büyük dertleri geçmişleri ve sırtlarında ki günahları. O yüzden gericileri, radikal islamcıları mülteci olarak, neredeyse kırmızı mumlu davetiye ile davet ediyorlar..

Amaçları dinsiz dedikleri Cumhuriyeti yıkmaktı ve aslında bunu gerçekleştirdiler.

Ve sonu olmayan karanlığa doğru sürüklüyorlar bunu da, önce küçücük çocukların beyinlerini yıkamayla başladılar ve giderek etkileşim alanları genişledi.

Afganistan örneği gözümüzün önünde iken, karanlığa hizmet eden kadınları ancak böyle anlayabiliriz.

Beyinleri yıkanmış mongollar kol geziyor, yönetiyor eğitim kurumlarının en altından, en üstüne kadar

 Bunu amaç edinmiş iktidar ise çağ atladık diyor, eti, buğdayı, mercimeği, samanı ithal ederken dünya bizi kıskanıyor diyor, şöyle bir dönüp yalancının…… demek gelmiyor mu içimizden?….

Ama ülkeyi bu hale getiren iktidara yavşayan, onları kutsayan Prof’ları olursa ülkenin, varın gerisini siz düşünün.

21. yüz yıldayız, bilgi çağındayız ve 3 yaşındaki çocuğa öğretilenlere bir bakın, birde kimlerin öğrettiğine, birde bu sistemin Prof yaptıklarına.

Pabucumun mongol prof’ları….

Ölen karınızla 8 saat daha seks yapabilirsiniz diyen bir adamı, neredeyse ulusal kahraman olarak ilan edecek olan bir iktidar, ancak böyle yönetir ülkeyi ve bu olur elbet onun bilgi çağı…..

Hoşçakal yarın…..

 

Konu ile ilgili haberler ise şöyle…..


 

Fidan anlatıyor: “Çocuğumu 3 yaşında sıbyan evine gönderdim, hamile kalınca çocuğu buraya verdim. Üniversite öğrencileri gönüllü ders veriyorlardı. Bunlar genelde üst sınıflar. İki yıl gitti buraya. Sonra çocukta birtakım sorunlar görmeye başladım, küçük kardeşine şiddet uyguladı. Aslında çok seviyordu, kardeşini hiç kıskanmıyordu. Sonra yatağa işemeye başladı. Evde ne yapsak ‘günah’ demeye başladı. Ben okula gittim, ‘Senin çocuk çok akıllı, biz de üst sınıflara verdiğimiz dini eğitimi verdik. Çünkü her şeyi hemen kapıyor’ dediler. Tabii ki her anne gibi gurur duydum ama uyardım, ‘Yine de az yapın, çocuğun davranışları değişti’ dedim. Ama sorunlar giderek büyüdü. Doktora götürdüm. Çocuk çok ciddi psikolojik sorunlar yaşıyormuş. Neyin günah olup neyin olmadığının çelişkisini yaşadığı için depresyona girmiş. En çok da kardeşinden hırsını almaya çalışıyor.

ÇOCUKTAN ANNEYE: NE ZAMAN ÖLECEĞİZ, BURASI ÇOK SIKICI
Ayrıca, ölümden sonraki yaşama yüklenen olumlu anlamlar çocukların ölümü merak etmesine ve yaşantılarına ilgilerinin kaybolmasına neden olabiliyor. Bu da okul yaşantısına ilginin azalması ve akademik başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Bununla ilgili yaşanan bir örnek şu şekilde: Anne ve babası ile öldükten sonra cennete gideceği ve orada çok mutlu yaşayacaklarını öğrenen çocuk, anne ve babasına “Ne zaman öleceğiz, burası çok sıkıcı” diyerek karşılık veriyor

 


“Kadınla tokalaşmak ateş tutmaktan daha

korkunç” diyen rektör hakkında suç duyurusu

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, “Bir kadınla tokalaşma için ateş tutmaktan daha korkunç” diyen Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Talha Gönüllü hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Talha Gönüllü hakkında suç duyurusunda bulundu. Rektör Gönüllü’nün sosyal medya hesabı üzerinde yaptığı “yabancı bir kadının elini tokalaşmak için tutmak ateş tutmaktan daha korkunçtur” açıklamasına tepki gösteren Nazlıaka şu açıklaması şöyle:

“Bu zihniyetler her türlü ideolojinin üzerinde konumlanması gereken bilim yuvalarına yakışmamaktadır.” dedi. Nazlıaka avukatı Mehtap Cabak aracılığıyla yaptığı suç duyurusunda Anayasa’nın 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesini hatırlatarak “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” maddesine atıfta bulundu. Rektörün açıklamasının ülkemizin kanayan yarası olan kadın sorununun pekişmesine hizmet ettiğini dile getiren Nazlıaka şunları söyledi:

“Toplumu ayrıştıran bu kadın düşmanı açıklamayı bilim insanı sıfatı taşıyan bir kişinin ağzından duymak iki kat üzücü. Ne yazık ki iktidar ve ona yaranmak isteyen bazı unvanlı kişiler eğitim kurumlarını ideolojik bir aygıta dönüştürme çabasındalar. Son dönemlerde Mustafa Talha’nın FETÖ’cü olduğu iddiaları, YÖK’ün bile rektörü başarısız bulduğu ve onu bypass eden uygulamaları olduğu basına yansımıştı. Şimdi AKP’ye yaranma çabasıyla “kadınlara” saldırıyor.”

‘Yabancı bir kadınla tokalaşmak ateş tutmaktan daha korkunç’ diyen rektöre tepki yağdı

[Haber görseli]

NAZLIAKA: REKTÖRÜN AKIL SAĞLIĞI ŞÜPHELİ

Daha iki gün önce İstanbul Pendik’te 17 yaşında Helin Palandöken katledildi. Kadına düşman bu tarz açıklamalar yapan herkesin kadına yönelik şiddetin ilk aşamasının sözlü şiddet olduğunun farkına varması şarttır! Bir kez daha söylüyorum: Kimse makam ve mevkisine güvenip laiklik karşıtı açıklamalar yapabileceğini, kendi gerici düşüncelerini toplum öğretileri haline getirebileceğini sanmasın! Biz kadınlar ayaktayız ve hayattayız; bu karanlık kafalara pabuç bırakmayız. İktidar temsilcileri ülkemizi “okumuşların şerrinden” korumakla övünürken, biz kadınlar okuyana saygı duymayı da, okumuş ama cahil kalmışlarla mücadele etmeyi de biliriz. Akıl sağlığından şüphe ettiğimiz bu rektör derhal o koltuktan alınmak zorundadır” dedi.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

Top