Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > Bekirpaşa ve CHP…..

Bekirpaşa ve CHP…..



 

 



 

CHP izmit’te aslında söylenecek çok şey var ama bir noktasından başlamak lazım…

Yıllardır özellikle parti Belediye seçimlerini kaybettikten sonra, bir dağılma süreci yaşamış, üye sayısının çok olmasına rağmen aktif ve gönülden bağlı insanlarla, parti üzerinden bazı makamlarda yerlerini koruyanlar dışında yalnızlaşmıştır.

Yahya Kaptan’ı bu değerlendirmenin dışında tutmak gerekir, yapı itibarı ile sol dünya görüşünün hakim olduğu mahalle, Remzi Özkan’la beraber silkinerek, partinin varlığı örnek bir çalışmayla yukarıya taşınmıştır. Kadınlar bu silkinmenin baş aktristleri olmuşlardır.

Geçenlerde yazdığım Belde örgütlerinin yokluğu bu süreçte çok hissedilmiş, parti temsiliyeti mahallelerde bazı arkadaşların omuzlarında kalmıştır.

Dedim ya öyleleri var ki, aslında badem bıyıklı ve CHP ile ilgisi olmadığı halde, AKP cenahında kabul görmediği için sanki bulunmaz nimetmiş gibi kabul edilerek, belli makamlara getirilmişlerdir.

Bu adamların aslında düşünüldüğü gibi hiç bir temsiliyetleri yoktur, varlıkları ile yoklukları belli değildir. Belediye meclisinde sadece dinlerler, icraatları yoktur ama hep o noktayı muhafaza ederler. AKP ile hep ılımlı bir ilişki içindedirler.

Bölgelerinde zayıftırlar ama nedense hep o manav temsiliyetinin kendilerinde olduğunu düşünürler.

Oysa öyle değildir ve her şey delege hesabına dayanmaktadır, köy delegelerini tespit eden bu arkadaşlar kendilerini farklı bir mecrada görmekteler.

Birde öyle arkadaşlarımız var ki, eğer AKP gibi bir partiyi kabullenmiş olsalar çok farklı yerlerde olabilecekken CHP’de kalmış, bölgede partiyi temsil etmiş ve bunun mali külfetine katlanmışlardır.

Bekirpaşa bölgesi çok zor bir bölge önemli isimler var, canla başla çalışanda var, yan gelip yatan da. Yan gelip yattığı halde büyük mükafatlar alanda var.

Partiyi genişletmeye çalışan, halkla etkileşimi sağlayan genç arkadaşlarımız bir yandan yaşam kavgası verirken, diğer yandan parti ile haşır neşir olarak, parti adına mücadele veriyorlar…

Örneğin Kadem Seymen var, örneğin Taylan Bingöl var, örneğin Osman Koç, Abdullah Koç, Bülent Afacan, Babasından bayrağı alan Devrim Bal daha adını yazmadığım kardeşlerimiz kendi başlarına omuzladıkları yükü taşımaya çalışıyorlar.

Bu gençlerimiz bir arada, kendi imkanlarıyla mücadele ederken en büyük destekçileri Engin Özcan.

Aktif bir şekilde hayatın her alanında varlığını sürdüren Özcan İmam Hatip mezunu olmasına rağmen Atatürkçü bir kafa yapısına sahip, yani içimizdeki badem bıyıklılardan değildir yani..

Bölgede etkili olduğu bir gerçektir. Ancak tek başına bu işin yıllardır yükünü çeken Engin nereye kadar?

Bu gençlerimizin mahallelerdeki çalışmalarını bir programa ve düzene kavuşturmak gerekiyor. Belde örgütü tarzındaki bir model ile bu iş çözülebilir.

Verdikleri emeğin ve çalışmaların verimli olabilmesi için, örgüt desteği gerekiyor.

Bu konuda İlçe Başkanı Küçükkaya’nın destek vereceğini ve yeni fikirlere açık olduğunu parti içinde bir hareketlenme sağlayacağı için sıcak bakacağı görüşündeyim.

Delege seçimlerinde ılımlı bir politika izleyen Küçükkaya’nın bundan sonraki süreci doğru yöneteceğini ve partide AKP’ye karşı seçim kazanmak amaçlı yeni projeleri hayata geçireceğini (defalarca konuştuğumuz için biliyorum) düşünüyorum.

Tabi böyle canla başla çalışmak isteyen bir tek gençlerimiz yok, bunun yanında örnek verecek olursak Demet Karaman hem mahalle temsilciliği görevi üstlenmiş, hemde yüreğiyle beraber mücadelenin içinde olan bir kadın arkadaşımız.

Zeliha Özer emekli olduktan sonra partiye gelmiş ve o da Demet arkadaş gibi tüm imkanlarını seferber ederek parti için çalışmaya başlamış bir kadın arkadaşımız.

Yeşilova gibi en zor bölgede Erol Şerit mücadele veriyor. Bu arkadaşlarımız fedakarca çalışmalarına karşın imkansızlıklar yüzünden yapmak istediklerini yapamıyor.

O yüzden örgüt artık mahallelerdeki varlığını hissettirmek ve insanları bir araya getirmek için çalışma yapmalı. Bölgede etkili görevlerde bulunmuş Fikret Toker gibi isimlerin bu çalışmalarda başı çekmelerini sağlamalı.

Yönlendirici, birleştirici ve destekleyen bir örgüt Bekirpaşayı çözer ve AKP’nin elinden kurtarır.

İzmit İlçe örgütü kopan parçaları bir araya getirerek, bütünlüğü sağlamalı ve mahallelerde canlılığı yeniden yaratmalıdır.

Hikmet Erenkaya zaten varlığını hep hissettiren bir isim ancak tek olarak değil örgütle beraber olmanın, çalışmanın yolunu da örgüt Başkanları sağlamalı…

Bu isimlerin bir araya gelip Bekirpaşa’da kurulacak yeni bir CHP yapılanması sağlanmalı. Muhalif olup olmadığına bakılmadan, herkesin bu çatı altında toplanmasını sağlanmalı, bunun bir CHP çatısı olduğu üzerinde durulmalı, bu bilinçle hareket edilmeli.

Fayda getirecek tüm arkadaşlar, yine Mehmet Ali Paşa için örnek olarak sayabileceğim Cengiz Çakar, Bekirderede Çetin Seymen bu yeni yapılanmanın içinde olmalıdır.

Burada Mustafa Kahraman’ada büyük iş düşüyor..

Bekirpaşa’nın yeniden dirilmeye, morale ve örgütlenmeye ihtiyacı var.

CHP’nin sırtına binerek bir makama gelip sadece görüntü verenler lazım değil ama CHP’yi fedakarca sırtında taşıyan inançlı arkadaşlarımız bu partiye gerçekten çok lazımdır.

Özellikle önümüzdeki dönem AKP seçim kazanmak için çok güçlü isimler belirleyecek ve hiç bir harcamadan kaçınmayacaktır. Bir ölüm kalım mücadelesi içine giren AKP’yi yıkmak aslında çok kolaydır.

Ancak bu galibiyet birleşmekten ve atıl durumda kalan insanları unutmadan, yeniden Kuvayi milliye ruhuyla bütünleşmekten geçer…

Birde CHP’nin sırtına binerek her dönem bir yerlerde olmayı başaran bademcilerin sırttan atılmasından geçer.

Yukarıda bahsettiğim ama ismini vermediğim bu badem bıyıklı arkadaşı daha sonra bir yazımda geniş olarak ele alacağım..

NOT: Badem bıyık bir zihniyetin temsilidir, kadın ve erkek’te bu zihniyetten olabilir. Yani bademciler derken sadece erkekleri algılamayalım, bizim içimizde her iki cinsiyettende varlar.

Hoşçakal yarın…

 

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

Top