Konumunuz
Ana Sayfa > Kent > Kocaeli’de bilimin, çağdaş ve modern dünyanın kalbi Kandıra’da atacaktı.

Kocaeli’de bilimin, çağdaş ve modern dünyanın kalbi Kandıra’da atacaktı.



 

 



 

Dün Kandıra’da sadece İlçe örgütü ile değil aynı zamanda uzun zamandır yapmak istediğim, Kandıra tarihine iki dönem Belediye Başkanılığı yaparak damgasını vurmuş Kenan Evin ile yapmak istediğim sohbeti de gerçekleştirmiş oldum.

Kenan abiye her zaman saygı duymuşumdur, sakin kişiliği ve her şeye olumlu bakış açısı ile bulunduğu ortamda hep barış rüzgarları eser.

Kızgınlığı bile barışçıldır. Dedikodudan uzak, realiteler üzerinden bakar dünya’ya ve hayata…

Evet dün, Merhaba diyerek başladık Kenan Evin’le sohbetimize…

Memleketin iyiye gitmediğini, bunun her yerde hissedildiğini, günlük politikalarla devlet yönetilemeyeceğini, insanlarda genel anlamda bir hoşnutsuzluk ve mutsuzluk olduğundan bahsederek başladık.

 

 

Ona ilk sorum, bir CHP’li olarak Kandıra’da üzerime düşen her şeyi yaptım ve gönlüm rahat diyebiliyor musunuz? oldu….

Kandıra’da 3 yıl Başkan vekilliği, 10 yıl Belediye Başkanlığı, 9 yıl İzaydaş genel müdürlüğü yaptım.

Hakkımda bir tane dahi şikayet dilekçesi olmadı.

Hiç kimse yapmak istediklerinin %100’ünü yapamaz. Elbette yapmak istediğimiz Kandıra’ya kazandırmak istediğimiz bir çok şey vardı. Ama yapmamıza koşulların elvermediği, ekonominin yetmediği durumları çok yaşadık.

”Yinede içinde bulunduğumuz şartlara ve imkanlara göre tüm sınırları zorlayarak çok iyi işler yaptık.”

Göreve başladığım dönemde Kandıra’da su sıkıntısı çok büyüktü. Bu sıkıntıyı aşmaya kararlıydım. İnanmadılar ve ”eğer sen Kandıra’ya suyu getir, senin heykelini dikerler” dediler.

Kaynak yoktu, para yoktu, mühendis yoktu ama hepsine çözüm ürettik ve 40 km. şehir şebekesini yeniden yaparak, içilebilir suyu musluklardan akıttık.

Çok sıkıntılı dönemlerdi, çöp arabası dahi olmadığı günlerdi. İş makinamız yoktu ve Kandıra yolları çok kötüydü.

Ve iş makinaları temin ettik, borçlandık, ilk ciddi asfalt çalışmalarına başladık.

Taş zemin ve yine tüm imkansızlıklara rağmen 14.000 ton asfalt döktük.

Kandırayı yola da kavuşturmuş olduk.

Turan Güneş kültür merkezini yaptık. Kandıra halkına sosyal bir alan kazandırdık…

Sanayi projemiz vardı örneğin, tüm işlemleri bittiği halde, DPT’den geçen projemiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığında takıldı, imza atmadılar ve Kandıra için büyük bir atılım olacak girişimimiz iktidar tarafından engellendi.

”Oysa o dönem, iktidarın Kandıralı bir Bakanı vardı.”

Elbette bununla sınırlı değil ama günün koşullarına göre yapılabileceğin en iyisini yaptığımıza inanıyorum ve bu konuda son derece müsterihim.

Ve ben çarşıya çıktığımda, köylere gittiğimde insanlarımızın bunun farkında olduğunu görüyorum.

Kandıra şu an nasıl yönetiliyor, yada böyle bir Kandıra sizi hoşnut ediyor mu?

-Şimdiki imkanlara baktığımızda ve hizmetlerin çoğunun Büyükşehir sorumluluğunda olmasına rağmen, yapılanlar yeterli değil.

Hiç bir şey yapmadılar diyemeyiz ancak, Kandıra ücra bir Anadolu kasabası görünümünü almış, bizim zamanımızda aldığı gelişme hızı kesilmiş, hatta kaybolmuştur.

Bunlar geldi çok iyi şeyler yaptılar dememiz mümkün değil.

Köylerimizin durumu ortada. Köylümüz topraklarını satmak zorunda kalıyor ve şehre göçüyor. Çünkü para kazanamıyor ve çiftçilik ağır darbeler aldı bu ülkede.

AKP iktidarı gelişmeyi, üretmek olarak değil ellerindekini satarak nakde dönüştürmeyi ve yabancıları üretim konusunda teşvik etmeyi tercih etmiştir.

Üretim, ülkede yabancılar sektörlerde tekelleşirken, yandaşlar taşeron, insanlarımız asgari ücretli köleler durumuna getirilmiştir.

Devletçi anlayıştan uzaklaşılmış ve yabancı özel sektör türetilmiştir.

Bu ülke gelişiyor demek değildir. Üretim araçlarımız , topraklarımızla beraber yabancıların eline geçiyor.

”Kandıra çok farklı bir görünüm ve ekonomiye sahip olmalı iken sadece topraklarını yabancılara satan bir Kandıra haline geldik.”

Tabi bu iktidarın ve Kandırayı yönetenlerin suçudur. İnsanlar keyiflerinden satmıyor topraklarını.

Halkın yaşamını kolaylaştıracak ve sorunlarına çözüm üretecek, refah seviyesini yükseltecek projeleri olmalı yönetenlerin.

Ama ne yazık ki üreten değil tüketen elindekini de maddi sıkıntılar yüzünden satmak zorunda olan bir toplum var şimdi karşımızda.

 

CHP için Mustafa Öğren dönemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Halk’ın bu konuda çok şikayetleri olduğunu biliyoruz…. 

-Şu kadarını söyleyebilirim CHP için Mustafa Öğren dönemi büyük bir hataydı.

Başarılı bir dönem değildi ve bugün onun sıkıntısını yaşıyoruz…

Kandıra’nın en önemli sorunu nedir?

-Az önce de bahsettim, köylümüz çok büyük sıkıntılar içinde.

Sanayimiz yok, bize yaptırmadılar. Oysa çevre ile uyumlu ve kesinlikler tarıma zarar vermeyecek bir projemiz vardı.

Köylerde yer satılması 15 yıl önceye kadar çok büyük ayıp sayılırdı, ancak ekonomik sıkıntılardan kaynaklı olarak köylümüzün toprakları büyük ölçüde el değiştirdi.

Baraj vs projelerle köylü yerinden yurdundan ediliyor. Köylü hakkını aramak zorunda, halka bu projeler tam anlamıyla açıklanmıyor, gizleniyor ve alternatif çözümler üretilmiyor.

Biz yaptık oldu mantığıyla aslında oldu bittiye getirilerek, Kandıra köylüsü telafisi olmayacak büyük zarara uğratılıyor.

Genç nüfus istihdam alanı olmadığından ve ürünler para etmediğinden dolayı göçmek zorunda kalıyor. Yaşlanan bir Kandıra ile karşı karşıyayız…

Yapmak istediğiniz ama ukde olarak içinizde kalan bir proje var mı?

-Çok var tabi. Bugün çok farklı bir Kandıra görmek isterdim. Hayallerimiz vardı ve büyüktü.

Gelişmiş çağa ayak uydurmuş, okuyan insanların çok olduğu bir Üniversite kenti Kandıra isterdim hep.

Üniversitenin derslik sayısı arttırılarak, öğrenci sayısı çoğaltılmalı kentte başka bir dünya yaratılmalıydı.

Hatta asker sayısının azaldığı Kandıra alayının yerini ve hazır binalarını kampüse çevirebilmek için girişimlerde bulundum.

O zamanın Alay Komutanı Rasim Betir ile görüşmelerim oldu başaramadık…

Muhteşem bir şey gerçekleşecekti. Kandıra çok farklı bir görünüm kazanacak ve başka bir dünyaya evrilecekti.

Kocaeli’de bilimin, çağdaş ve modern dünyanın kalbi Kandıra’da atacaktı.

Üniversitenin ana kampüsünü buraya almayı başarabilseydik çok daha güzel bir Kandıra yaratacaktık.

Tabi bunu halâ yapmak mümkün. Ama bunu gerçekleştirecek çağdaş beyinlerin iktidarda olması gerekiyor..

”Bilimsel eğitimin olmadığı bir ülkede çağdaşlıktan ve buna bağlı olarak gelişmeden bahsedemeyiz”

 

Kandıra’da bugünkü CHP Örgütünü başarılı buluyor musunuz?

-Arkadaşların çağırdıkları programlara katılıyorum.

Ama ben, çok daha aktif bir CHP  görmek istiyorum.

Kandıra’da, örgüte yeni isimler katılması gerekiyor, eğer bunu yapabiliyor ve yeni üyeler katabiliyor iseler, başarılıdır diyebilirim.

İlçe Başkanımızın Kandıralı olmamasından kaynaklanan bazı sıkıntılar olduğunu ve örgüt içerisinde de bir sıkıntı yaşandığını duyuyorum.

Bunların aşılması gerekir…

Yine köylerde eğer partiye yeni isimler kazandırabiliyor ve onları aktif hale getiriyor iseler başarılıdırlar.

 

 

Peki Sevim Deren ile ilgili bir soru sormak istiyorum. Onun Belediye Başkanlığı adaylığında destek vermediğiniz söyleniyor, bu konuya açıklık getirebilir misiniz?

Sevim hanımla karşı karşıya gelmedim. Aynı dönem aday olmadık. Meydanda çıkıp ona oy istedim. Bu konuda kendi adıma müsterihim.

Hiç bir şekilde CHP’nin dışında bir partiye veya adaya, hangi koşulda olursa olsun destek ve oy vermem konu dahi olamaz.

İnsan siyasette ne çekerse dilinden çeker.

Sevim hanım o dönem çarşı ortasında, DSP’lilere tavır koydu. onları kızdırdı ve o yüzden 200 oy kaybetti.

Seçim kaybetmesinin bizimle değil kendisiyle ilgisi var.

 

Bu dönem Belediye Başkan adayı olmayı düşünüyor musunuz?

-Böyle bir çabam veya talebim yok.

Belediye Başkan adayı belirleme yönteminin şahıslara değil halka sorularak tespit edilmesi tarafı oldum her zaman.

Bağımsız bir araştırma şirketine verilecek olan bir çalışma ile Kandıra halkının tamamına bu soru sorulmalı.

Kimi Belediye Başkanı olarak görmek  istiyorsunuz?

En doğru sonucu ve kim olması gerektiğini halk tayin edecektir. Son derece demokratik olarak buluyorum bu yöntemi.

Ve bu yöntem bize iyi bir kadro ile seçim kazandırır.

Ülke olarak çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ve önümüzdeki seçim Türkiye’nin kaderini belirleyecek, hepimizin tarihsel sorumlulukları var.

Tesadüflere bırakılacak ve bahanelere sığınılacak bir dönem değil. Tüm gücümüzü, tüm varlığımızı ortaya koymalıyız.

Eğer bu kamuoyu araştırmasından bende çıksam, başka bir arkadaşımızda çıksa onun yanında kenetlenmeliyiz.

Bu konuda halkın söyleyeceği ismi ciddiye almalıyız ve adayın bu yöntemle seçilmesini sağlamalıyız.

Benim siyasetten bir beklentim yok. Olmak istediğim yerlerde oldum ve alnımın akıyla görevlerimi yerine getirdiğime inanıyorum.

Ülkeye ve Cumhuriyete olan vatandaşlık borcumuzun bilincinde olarak hareket edeceğim.

****

Diyerek bu sohbetimizi sonlandırdık. Karşımda gördüğüm Kenan Evin, Ülke ve Cumhuriyet’in geleceği konusunda ciddi endişeleri olan bir ağabeyimiz.

Sorumluluklarının bilincinde olarak verdiği samimi yanıtlar için ve bugüne kadar Kandıra’ya yapmış olduğu hizmetler için teşekkür ediyorum.

 

Hoşçakal yarın….

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

Top