Konumunuz
Ana Sayfa > Kent > Sarıbay; ”AKP’nin % 50’si Fetö’cüdür, daha ne diyeyim”

Sarıbay; ”AKP’nin % 50’si Fetö’cüdür, daha ne diyeyim”



 

 

 

 



 

Bugün CHP İl binasına uğradım, biraz Ali Akdemir hocamla sohbet ettik, memleket ve gidişatı ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk.

Bu konu ile ilgili geniş bir değerlendirme yazısı yazacağım ancak asıl amacım,  İl Başkanı Cengiz Sarıbay ile bir kaç soruluk kısa bir söyleşi yapmaktı ve yarım saatini ayırdı sorularımı sordum…

Ortada dönen söylentiler ve benimde eleştirilerim vardı, direk olarak sorularımı ona yöneltmek istedim. Bir partili olarak buna hakkım var diye düşünüyorum…

 

AKP’li yöneticilerin davalarına bakıyor musunuz? İbrahim Karaosmanoğlu’nun davasını hiç aldınız mı?

Hayır özellikle İl Başkanı olduktan sonra özellikle dikkat ettim ve hiç bir AKP’linin davasını almadım. Tamamen iftiradır. Yanlış biliniyor ve kasten insanlar yanlış yönlendiriliyor.

*************

Hiç Fetö davası aldınız mı? Davasını getiren size vermek isteyen oldu mu?

Hiç almadım, gelenler oldu ama almadım.

Diğer avukat arkadaşlardan alan oldu dava başına 30.000 – 50.000 para aldılar. Eğer bende alsaydım 3-5 milyon para alırdım ama reddettim…

Oturduğum makama ve kimliğime bu davaları almayı yakıştıramam….

**************

AKP İl Başkanı ile toplantılarınızı bende eleştiriyorum.

Özellikle Bilecik ziyaretiniz çok eleştirildi. Kaldı ki kente çöp fabrikası gibi bir garabet bıraktı. Onu ziyaret etmeniz doğru muydu?

AKP ve diğer il Başkanları ile toplantılarımızda, kent ve ülke sorunları ile ilgili tartışmalar yapıyoruz. Sıkıntıları ben bizim bakış açımızla değerlendiriyorum.

Yanlış uygulamalarını eleştiriyorum, orada bulunan insanlara, biz neyin doğru olduğuna inanıyorsak onu anlatıyorum.

Hiç birimiz bir diğerinin görüşüne katılmak zorunda değiliz.

Ancak kent sorunları bilimsel bakış açısıyla değerlendirilmeli ve çözülmelidir. Buna önem vermezsek büyük sorunlarla karşılaşıyor ve yaşıyoruz. Kent hepimizin ve doğru yönetilmelidir.

Toplantı yapıyoruz diye onlarla aynı düşüncedeyiz demek değildir. Eğer onlar gibi düşünseydim, onların partisinde olurdum...

***********

Bileciğe gitmemiz çöp fabrikasına onay verdik anlamına gelmiyor. Her zaman karşı olduğumuzu ve kentin akciğerlerini yok edecek bu projeye karşı olduğumuzu söylüyoruz zaten.

Ayrıca Çevre ve Sağlık komisyonumuz’da kent ve çevre ile ilgili sorunlar üzerinde çalışıyor ve her hafta bir rapor yayınlıyor. Bunlar elbette İl Başkanı olarak benim bilgim ve desteğimle oluyor.

Bu sorunları da İl Başkanları toplantılarında tartışıyoruz. Gidip AKP politikalarına teslim olmuyoruz elbette.

Bizim yaptığımız bir nezaket ziyaretidir, yoksa bir çok icraatını eleştirdik. İyi kötü kent’e bir emeği geçmiştir.

************

Şimdiye kadar AKP’yi sert bir dille eleştirdiğinizi duymadık. Neden eleştirmiyorsunuz? Bu kentte ve ülkede yaptıkları her şey doğru mu?

Buna şaşırıyorum… Ekonomiden tutun müfredatına kadar, taşerondan tutun çevreye kadar, mültecilerden tutun tramvaya, çöp fabrikasına, kurumları cemaatlere teslim etmelerine kadar her konuda eleştirilerimiz var.

Yahu AKP’nin % 50’si Fetöcü’dür diyorum, daha eleştirmiyorsun diyorlar.

Bakın yargının bağımsız olmadığı bir sistemde adaletten bahsetmek imkansızdır.

25 Ağustos 2014 tarihinde ne olduğunu hatırlayalım;

 ”MİT ve Genelkurmay 2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu’na bir sunum yaparak, ordu ve devlet içindeki FETÖ örgütlenmesini ortaya koyar.

*MGK o gün hükümete, bu tehlikeye karşı bir mücadele planı hazırlama görevi verilmesini kararlaştırır.

Ancak dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer MGK’nın gönderdiği bu dosyayı “rafa kaldırma” kararı alır.”

 Dinçer 2015’te yazdığı bir kitapta aynen şunu söyler:

“Bunun siyasi sorumluluğunu Başbakan, hukuki sorumluluğunu ben yüklendim…”

***********

O gün MGK kararına rağmen uyarılmalarına rağmen Fetö’ye yardım edenler bellidir. 

Eğer bağımsız bir yargıya sahip olsaydık o günden bugüne bu harekete dahil olanlar ve yardım edenler bugün yargılanıyor olurdu.

Ve yine iddia ediyorum, Bağımsız yargı’ya göre AKP’de bulunanlar soruşturulsa % 50’si fetö’cü çıkar.

Daha nasıl eleştirelim?

Ne dememiz gerekiyor?

Siz yazmıyorsanız, biz ne yapalım?….

Cumhuriyet Halk Partisi tüm organlarıyla en doğru muhalefeti yapıyor.

Bu konuda kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok…. Seviyeli bir muhalefet yaptığımızda ortadadır.

*******

İl Başkanlığına aday mısınız? Milletvekilliğini düşünüyor musunuz?

Şimdi bir şey söylemek için kendimi yetkili görmüyorum. Seçilecek İlçe Başkanlarımıza haksızlık olur, baskı altına almış oluruz.

Kongreler bittikten sonra İlçe Başkanı arkadaşlarımızla oturup konuşacağız, seninle devam etmek istiyoruz derlerse ona göre değerlendireceğim.

Milletvekili olmak istiyorum evet ama İl Başkanı olursam, vekilliğe aday olmam. 

Yönetimlere giren, İlçe Başkanlıklarına gelen, İl Başkanı olan hiç kimsenin görevinden istifa ederek, vekilliğe, Belediye Başkanlığına aday olmasını etik bulmuyorum.

Bu Kongrelerde görev alan arkadaşlar, ülkenin geçirdiği bu zorlu süreçte, partiye sahip çıkacak ve önümüzdeki seçimlerde başarılı olmak için çalışacaklar. İşi yarıda bırakarak başka bir yere zıplamak doğru değildir.

Hatta kamuda çalışan, kamuya iş yapan, iş alan hiç kimse Belediye meclis üyeliğine dahi aday olmamalıdır.

Partimizi ve partilimizi itham altına sokacak bu tür işlerden uzak durulması gerektiğini düşünüyorum…

Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili sorularımı sonraya bıraktım, Babası rahmetli olduğu için önümüzdeki günlerde başka bir söyleşide geniş bir şekilde ele alırız.

Bunları konuştuktan sonra İbrahim Karaosmanoğlu’nun cenazesine gitmek için partiden ayrıldı. Bizde merhuma rahmet diliyoruz ve CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay’a bu samimi sohbet için teşekkür ediyoruz…

Ama daha sert eleştiri ve daha yoğun muhalefet yapmasını talep ediyoruz…..

Hoşçakal yarın….

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

Top