HALKIN SESI HAKLININ SESI
Yoluna bok döktükleri adalet onlara da lazım olacak…

Yoluna bok döktükleri adalet onlara da lazım olacak…

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Kuantum fiziği mi, deve sidiği mi? Tercih senin kardeşim.
  • AliDoğan
    • Ali Doğan
    • alidogan_4141@hotmail.com
    • 8 Ağustos 2017 - 12:56:10


 

 

 



“Uluslararası ajanslardan”

Çin
Kuantum ışınlama tekniği ile ilk kez bir maddenin dünyanın yörüngesine ışınladığını duyurdu. Yani maddeyi enerjiye dönüştürülerek uzay – zamanda hareket ettirdi. Tam 500 kilometre uzağa..
Hollanda
Mars toprağından aldığı numunelerle yaptığı inceleme sonucunda laboratuvarlarda deneyler düzenledi. Mars toprağında tarımın elverişli olduğunu açıkladı..
Fransa
Karayollarını koyu renk güneş panelleriyle kaplayıp elektrik enerjisi üretme çalışmalarına başladı.
ABD
Radyo Sinyallerinden Enerji Sağlayan İlk Pilsiz Cep Telefonu Yapıldığını duyurdu.
İsviçre, Kanada, İngiltere, İsveç…

Ve daha nicesi.
Bütün yazımı ülkelerin bilimsel çalışmaları ve insanlığa katkıları ile tamamlamaya kalksam, bir yazıdan çok daha yazı dizisi ortaya çıkar.
Bu tür gelişmeleri, uluslararası basında görmek insanlık adına her daim bir umut olduğunu gösterse de ülkemiz için aynı şeyi söylemekte biraz güçlük çekiyoruz. Türkiye’de bilimin gelişmemesinin en büyük nedeni tıpkı eğitim gibi bilimin de siyasallaşmasıdır. Özellikle 1980 sonrasında tüketim toplumu haline getirilmiş bir ülkede “hazıra konmak” deyimi vücut buldu maalesef. Kapitalizmin en büyük silahı buydu. Yenildik. Toplumun tüketime dayalı tercihi, üretkenliği zayıflatma yolunu açtı. Kimsenin üretme gibi bir derdi kalmadı. Nasıl olsa bir yerlerde birileri birşeyler yapıyordu. Bir kurtarıcı her daim gelip kurtaracaktı nasıl olsa.
Her şeye rağmen kıymetli bilim insanları, bilime ve insanlığa hizmet eden sayısız insan yetişti bu topraklarda. Siyasallaşan bilimin hazırladığı zemin aydınlığa giden yolu kapattı. Siyasal görüşü yüzünden bedel ödeyen nice bilim insanına şahit olduk. Türkan Saylan’ın terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçundan yargılandığına şahit olduk. Kitapları ve teorileri dünyanın sayılı üniversitelerinde ve bilim merkezlerinde ders olarak verilen Mehmet Haberal’ın Siliviri zindanlarında çürüdüğüne şahit olduk. Ve halen de ülkemizin çok kıymetli bilim adamları olması gerektiği yerde değil, demir parmaklıklar arkasında olduğunu görüyoruz. Dışarıda olanların da pek bir farkı yok. Örneğin Tübitak’ın kabul görmediği ama, ‘Nobel Fizik Ödülü’ne Doğru İlk Adım” yarışmasında da birinci olmayı başaran ve geliştirdiği sistem ile dünyanın en prestijli fizik proje yarışmasında birinci olan İlayda Şamilgil. Ülkenin bu berbat eğitim sisteminden kendini sıyıran nice pırıl pırıl genç. Mesela hepimiz organik hoşaf konusuna takıldık. Oysa o yarışma da nice projeler vardı. Bunları yapanlarda bu ülkenin gençleri. Alzheimer hastaları için çip üretenler mi arasınız, fizik tedaviyi kolaylaştıran sistemler mi. Bunlar bize umut veriyor. Dün yapılan yarışmada bence sorunun organik hoşaf projesinin finale kalması değil, sorunun organik hoşafın finale seçilmesidir. En az papaz eriğini imam eriğine çevirme projesini seçme kadar talihsiz ve acıdır.
Maalesef dostlar.
Ülke giderek bilimden ve ilericilikten uzaklaşarak gericiliğin zehirli sarmaşığına dolanıyor. Bu hastalığın en kuvvetli panzehiri eğitimdir. Bir ülkenin eğitimi ne kadar ilerlerse bilimi de ona oranla ilerliyor. Türkiye’deki bilimsel çalışmalara bakmadan PISA verilerine bakmakta fayda var. Herşey bir sistematik üzerinde ilerliyor. Bu sistematiğin en küçük yapı maddesi eğitimdir. Eğitim herşeyin çekirdeğidir. Nasıl bir ülke istiyorsak evvela öyle bir eğitim inşa etmek zorundayız. Bakıyoruz ülkemizin eğitim sistemine. Eğitim siyasi gücün hegomanyası altında yöneticilerin kendi ideolojileri ile dolu müfredatta paramparça olmuş durumda. Eğitim yurtları tarikat ve cemaatlerin elinde paylaştırılmış. Konu öylesine ciddi bir hale geldi ki sadece 15 Temmuz’dan sonra Fethullahçı çetelerin elinde bulunan 800 üzerindeki eğitim kurumu bugün adı başka olsa da niteliği aynı olan cemaat ve tarikatların kontrolüne girmiş durumda. Hal böyle olunca eğitim yuvası olmaktan çok tarikat yuvalarına dönmüştür. Buradan ne insanlığa, ne bilime, ne de ülkemize hiçbir fayda çıkmaz, çıkmayacaktır. Peki buradan ne çıkacaktır. Gericilik, ve hurafeler. Bilimden uzaklaştıkça hurafelere sarılmaya başlıyor insanlık. Diğer yandan siyasal iktidarın kontrolünde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığı adı altında kurumlarda yapılanın da eğitim olmadığı konusunda ciddi endişelerimiz var. Neden mi? Müfredat tamamen siyasallaştı. Evrim teorisi çıkarılma yolunda. Bakıyoruz Evrim teorisi hangi ülkelerde yok. Afganistan ve Suudi Arabistan’da yok. Buna Türkiye de eklendi. Bakın İran başta olmak üzere çoğu doğu ülkesinde hala biyoloji derslerinde bu konuda eğitim veriliyor. Bizde artık olmayacak.
Peki yerine ne geliyor?
Cihat.
Konu öylesine normalleşti ki yönetimde söz sahibi bir yetkili “Cihat bilmeyene matematik fayda etmez” cümlesi kurma cesaretine ulaştı.
Yani dostlar;
İnsanlık milattan önce 420 yıl evvel bir taşa “matematik bilmeyen giremez” yazdıran Platon’dan, “cihat bilmeyene matematik öğretmek fayda etmez” diyenlere evrildi ise bu resmi iyi okumalıyız. Çünkü ülke yöneticilerine 2437 yıl sonra bunları söyleten kafa, 2500 yıl önce insanlara sorular sorarak toplumsal ahlakın tanımını arayan Sokrates’i halk oylaması ile idam edip, aynı insanlık olarak 2500 yıl sonra iki milyon insanı katleden Hitler’i yüzde 95 ile iktidara taşıyan kafa ile aynı kafa.

Dünya ileri doğru gelişimi Türkiye’de tamamlayarak Ortadoğu katkısı ile geriye doğru evrilme sürecine girdi.
Ülkemizde eğitim ve buna paralel olarak bilime verilen tahribatı ancak bir düşman kuvveti verebilirdi.
Kurtulacağız.
Yüz felci geçirene cin çarptı diyenlerin, deve sidiğinin şifasını canlı yayında saatlerce tartışanların değil, kuantum fiziği ile insanlığa katkı sağlayanların ülkesi olacağız. Çünkü insanlığı girdiği bu girdaptan yine insanlığın kendisi kurtaracaktır.
Ama bir şartla;
Hurafelere değil, gericiliğe değil,
Bilime inanarak.
Eğitime inanarak.
Aydınlığa inanarak.

  • Yorumla
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan

CHP Kandıra İlçe Başkanı
Gülay Eyisabuncular ;
"Ey Türk Gençliği !
Size Güvenmeye Devam Ediyoruz"
Kocaeli Cumhuriyet reklamları
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • žifreniz
173 Sorgu Yapıldı. 1,732 Saniyede Oluşturuldu.