Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bedriye Yıldızeli > TEDİRGİNLİK YIKILIŞI HIZLANDIRIR

TEDİRGİNLİK YIKILIŞI HIZLANDIRIR



 

 



 

 

Düzeniniz batacak elbet, tedirgin olmakta haklısınız. Tedirginsiz…

Çünkü çalma, sömürme, katliamlar yapma yetmiyor. Bu açgözlülüğü çoktan aştı. Ayakkabı kutularında, sıfırlanan milyonlarda kaldı. Açgözlüydünüz, insanları bütün pisliklere alıştırmaya çalıştınız. 15 yıldır sistematik şekilde yaptınız bunu. Yağmayı hep beraber yaptınız bu 15 yılda. İktidarı, Tüsiad’ı, Müsiad’ı, tarikatları hepsi yani hepiniz.

Açgözlülüğünüz arttı, birbirinizi yemenin planları sinsice yaptınız. Aranızda tavşan pisliğine benzeyenleriniz de vardı, kokmayan ve bulaşmayan ama hepiniz suç ortağısınız. Açgözlülüğünüzün sonunuzu getirdiğinin farkındasınız ve bundan dolayı tedirginiz. Ne koparıp kaçarsak iyidir modundasınız. Ulusal takımı yönetemeyen birine milyonlar vermekten çekinmiyorsunuz. Emekçilere 3 kuruşu reva görüyor, o reva gördüğünüz insanlık dışı ücretten kestiklerinizi Fatih’e yedirmeye çalışıyorsunuz.

Bu yağma düzenini 15 yıldır normalleştirmeye çalıştınız ama olmadı. Hep büyük bir dirençle karşılaştınız. Tedirginliğiniz asıl kaynağında bu var. Siz de bu ülkeyi, bu ülkenin emekçilerini iyi tanıyorsunuz. Haksız biçimde işten çıkardığınız Nuriye ve Semih’in açlığından korkacak kadar tedirginsiniz. Onların nefes alışından korkuyorsunuz. Kolunu kopardığınız Veli’den, Veli’nin annesinden, Semih’in annesinden hatta Yüksel Caddesindeki İnsan Hakları Anıtı’ndan dahi korkuyorsunuz.

Laiklik diyen taraftardan, İzmir Marşından korkuyorsunuz. Eli bıçaklıları tribüne almaktan çekinmeyecek kadar tedirginsiniz.

Tedirgin oldukça hata yapıyor, hata yaptıkça öfke biriktiriyorsunuz. İşte o öfke sonunuz olacak. Parasını gasp edip Fatih’e verdiğiniz emekçiler sonunuzu getirecek.

Bu kadar basitse neyi bekliyoruz yada bekliyorsunuz diyenler çıkabilir. Bu sorunun yanıtı belli; örgütlenmenizi. Günübirlik gaz giderci örgütlenmelerden söz etmiyorum. Düzenle kavga eden, düzeniçi herhangi bir çözüme razı olmayan bir örgütlenmeden söz ediyorum. Seçimde elim kırılsaydı da vermeseydim keşke demeyeceğiniz partileri kastediyorum.

Ülkenin emekçileri kendine güvensin yıkamayacağı düzen yok. Tarih bunu en iyi bilendir. Şimdi o tarihi yanıltmama, yağmayı durdurma ve sosyalizmi düşünmenin tam zamanı. Unutmayalım bundan tam 100 yıl önce, savaş koşullarında dünyanın yarısını etkileyen bir deneyim inşa edilmeye başlandı. Yüzyıl önce yapılan büyük Ekim Devrimi hala haklı. Sovyetler Birliği’ne çok yakışan sosyalizm bizim ülkemize de çok yakışır. Bu işi becermekten başka şansımız yok.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close