Konumunuz
Ana Sayfa > Saglik > Erdoğan milletini çok ama çok seviyor

Erdoğan milletini çok ama çok seviyor



 

 



AKP iktidarında uzman olmak gerekmediği için bilim kurullarında dahi bilime ters ama AKP’ye göre doğru olan kararları verecek insanların hem denetleyici ve hem izin verme yetkisi olan birimlere yerleştirildiğini görüyoruz.

Yeter ki onların isteğine göre imzayı at. Örneğin adam ölmüş olsa bile, canıdır diye rapor yazacak kurullar oluşturuluyor.

Yani şimdi bu alınan kararla toplum sağlığının olumsuz etkileneceğini bile, bile GDO’lu ürünlerin ülkeye sokulmasına izin vermek neden?

Birileri zengin edilecek, yurt dışına döviz çıkışı yapılacak sanki çok varmış gibi, ülkede tarım bitirelecek, vatandaş zehirlenecek ama AKP halkı için doğru bir şey yapmış olacak değil mi?

Hani Amerikan süt tozları dağıtılarak aptal bir millet yaratmak istiyorlardı ya, buna ne demek gerek? Amaç aptalın da aptalı bir millet yaratmak diyebilir miyiz?

 

 



Yeni zehire onay

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı Ürün kullanım izni verilen gıda maddesi sayısı artıyor. Birçok hastalığa davetiye çıkaran bu ürünler, çocukların aldığı bisküvilerde kullanılıyor.

Biyogüvenlik Kurulu, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği’nin başvurusu üzerine hayvan yeminde genetiği değiştirilmiş (GDO) 3 soya ve 1 mısır çeşidine daha onay verdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından Türkiye’de hayvan yeminde izin verilen genetiği değiştirilmiş mısır ve soya sayısı 36’ya yükseldi. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, “Türkiye’ye mısır ve soya getiriliyor. Bunları hayvansal yem olarak küçük ve büyükbaş hayvanlara veriliyor ama getirtilen soyanın yağlarını da sanayide kullanıyorlar. Bisküvi, pasta gibi ürünlerde, tarımsal üründe ve çocukların aldığı bisküvilerde de kullanılıyor” dedi.

‘Kıkırdak erimesine bile yol açabilir’

36 ürüne yükseldi

Türkiye’de bitki ve hayvanların üretimi, bebek mamaları ile çocuk ek besinlerinde kullanılması Biyogüvenlik Kanunu’na göre yasak olsa da son 6 yılda hayvanlar için “yem amaçlı” denilerek genetiği değiştirilmiş 25 mısır ile 7 soya çeşidinin ithalatına izin verildi. Kararın ardından da Türkiye’de hayvan yeminde izin verilen genetiği değiştirilmiş mısır ve soya sayısı 36’ya yükseldi. ‘Ürün yok’ denilerek milyarlarca TL’nin ithalat için harcanması ve kullanılmayan milyonlarca hektar tarım arazisine karşın GDO’lu ürün talebini değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası Özden Güngör, Türkiye’deki başarısız tarım politikasının bir sonucu GDO tehlikesi ile yüz yüze gelindiğini anlattı.

‘Kurul uzman değil’

Güngör, yeni GDO izinleri anlamak için öncelikli olarak Biyogüvenlik Kurulu’nun son yapısını işaret etti. Kurulun GDO konusunda uzman olmadığını belirten Güngör, “Biyogüvenlik Kurulu’nda son dönemde 9 kişi değişerek yeni bir kurul oluşturuldu. 2 tane fakülteden hocamız var, diğer 7 tanesi de değişik bakanlıklardan görevli. Bunlar bakanlıklarda üst düzey yetkililer ama GDO konusunu bilmeyen kişiler. Bunlar belli zamanlarda toplanıyorlar, eğer gen ile ilgili bir müracaat var ise ön bir komisyonda karar veriliyor” dedi. Biyogüvenlik Kurulu’nun altında da inceleme komisyonları olduğunu aktaran Güngör, dünyada GDO’ya ilişkin tartışmalara karşın bu komisyonun herhangi bir zarar görmediği gerekçesi ile izinleri verdiğini söyledi.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close