HALKIN SESI HAKLININ SESI
Yoluna bok döktükleri adalet onlara da lazım olacak…

Yoluna bok döktükleri adalet onlara da lazım olacak…

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Biri “ İstanbul” demiş
  • Ana Sayfa » Sanat
  • 18 Temmuz 2017 - 21:43:02
Biri “ İstanbul” demiş

      Gecenin içinden gelen sesleri, ay ışığı kızıllığıyla buluştuğu, sevimli ya da sevimsiz nefes alışları barındıran, bir koca şehirden bahsetmişti.Hiç bu kadar ürktüğümü, anımsamıyordum.Düşlerimi süsleyen bir şehir olmaktan çok uzaktaydı.Karmaşasının, gece ya da gündüz fark etmemesi de dertler yumağından başka bir şey değildi.Yine de denemekten başka çare kalmamıştı.Tarih kitaplarında, güzel bir şehir diye […]



 



 

 

Gecenin içinden gelen sesleri, ay ışığı kızıllığıyla buluştuğu, sevimli ya da sevimsiz nefes alışları barındıran, bir koca şehirden bahsetmişti.Hiç bu kadar ürktüğümü, anımsamıyordum.Düşlerimi süsleyen bir şehir olmaktan çok uzaktaydı.Karmaşasının, gece ya da gündüz fark etmemesi de dertler yumağından başka bir şey değildi.Yine de denemekten başka çare kalmamıştı.Tarih kitaplarında, güzel bir şehir diye anılması,hatta bir çok medeniyete ev sahipliği yapması,cazip hale getirse de artık öyle olmadığını kendi gözlerimle görme şansını, geri çevirmemem gerektiğini kulağıma fısıldıyordu.Ne demişti biri “İstanbul”.

Sabahın ilk ışıklarıyla,yatağımdan fırlamış,hazırladığım sırt çantamla düşmüştüm yollara.Biletçi amcanın “Aman çocuğum ne yapacaksın gidip de oralara.Git şöyle güzel bir tatil yap memleketinde.Yurdunu gör.Oraya ilk ayak bastığında dımdızlak kalıverirsin ortada.Sonra kimse beni uyarmadı deme.Bak ben seni uyarıyorum.Büyük şehir ora.Başı da büyük hani.Her akşam eve gittiğimde televizyonda ne haberler var.Beş haber izliyorsam üç tanesi İstanbul’da oluyor.Çivisi çıkmış oraların” dedi.

Bu cici amcayı gülümseyerek dinledim.Fakat koymuştum bir kez kafama, gidip görmeliydim bu şehri.Otobüse bineli henüz bir saati geçmemişti.İçimde garip hisler birbiriyle çatışıyor,hepside mağlup oluyordu.Kalacağım oteli çoktan ayarlamış,bir gezi planı bile yapmıştım.En meşhur ilçelerini gezecek,bol bol resim çekerek anılar albümüne koyacaktım.Hem okulu bitirmeme bir yıl kalmıştı.Memlekete dönecek,orada kendime bir ofis açacaktım.Bu an gelene kadar da biraz hayatın tadını çıkarmalıydım.Ürkerek de olsa, şehri bir defalığına görmeliydim.

Esenler otogarına yaklaştığımızı muavinin gür sesiyle öğrenmiş, olmuştum.İndiğimde güzel bir hava vardı ve anlatıldığı gibi değildi.Belki de anlatan eksik anlatmıştı.Az ileride köşe başında, duran ilk taksiye binip,kalacağım otelin adresini vermiştim.Hemen kontağı çeviren taksici aynı zamanda çenesini de açmıştı.Yol boyunca bütün hayatını anlatmış,etrafı seyretme fırsatını kaçırmamı sağlamıştı.Bir hengamenin içine düşmüş,sıkıntıdan da patlamak üzereydim.Sıkıcı bir o kadarda boğucu bir trafiğin içinde bir türlü ilerleyemiyorduk.İlk düşüncelerim, değişime uğruyor gibiydi..Zorlada olsa bir saat  elli beş dakika sonra varabilmiştik otele.Taksim’de bulunan oteli, yine anlatan kişi önermişti.Daha önce orada kalmış,otelin sınırsız hizmetinden memnun olmuştu.

Odaya hemen yerleşmiştim.Duş alıp azıcık kestirmeyi,daha sonra ilk orayı keşfe çıkmak istiyordum.Akşam saat sekizde gözlerimi açmış ve  bu kadar çok uyuduğumu hatırlamıyordum.”Ne kadar da ağır bir hava insanı hasta eder” diye  seslice düşündüm.Bir çırpıda hazırlanıp, sokağa çıktım.Bir kaç adımda İstiklal Caddesi’yle buluştum.Çok renkli bir atmosferi vardı.Bir köşede sokak çalgıcıları “pınar başından bulanır”  diye bir türkü söylüyordu.Çok hoştu, bu harika melodiyi dinlemeye koyulmuştum.Bu kadar hareketli bir şehirde, böyle dingin bir  müzik insanı  farklı diyarlara götürüyordu.Başka bir türküye geçtiklerindeyse ben çoktan ilerlemeye başlamıştım.Bir kızın çığlığıyla herkesin korkup, kaçıştığına tanık oluyordum.”Aman Allah’ım neler oluyor” demeye kalmadan sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladım.Herkesin kaçıp gittiği yöne doğru koşuyordum.İçimdeki kahraman ortaya çıkmıştı sanki.Kıza doğru yaklaştığımda,yanında bir erkek bana yönelerek ‘Ne bakıyorsun kardeşim.Hiç tartışan bir çift görmedin mi? “dedi.Bir adım geri atarak sadece ‘Pardon’ diyebilmiştim.İlk kez insanların tekmeli,tokatlı tartışmasına şahit oluyordum.İçimden “Sevgilerini böyle gösteriyor demekten çok manyaksınız” demek geçiyordu..

Yoluma devam etmekten başka bir şey  yapabileceğim yoktu.Biraz ilerledikten sonra sokağın bir ucunda boylu boyunca yatan bir genci görmüştüm.İnsanlar yanından öylece gelip,geçiyordu.Önceki hadiseden ders çıkarmadığımı ,az sonra anlayacaktım ama iş işten geçmiş olacaktı.Hemen koşarak yanına yaklaşmış,nefes alıp almadığını kontrol etmek için eğilmiş, bir yandan da hızır acilin numarasını çevirmek için telefonumu cebimden çıkarmaya çalışıyordum.Yüzüstü yatan genç birden dönerek “Kimsin sen lan.” diye bağırarak, hazır elinde tutuğu bıçağı karnıma saplamıştı.Az önce yardım etmek için yanına yanaştığım gencin, böyle bir hamle yapmasını beklemiyordum.Oracıkta, ılıkça bir şeyin elbisemi ıslattığı an’da yığılmış,gözlerimi açtığımda, hastanede bir haftadır yaptığımı anlamıştım.Sonradan öğrendiğime göre genç bonzai denen bir sentetik madde içtiği için öylece yatıyormuş.Yeni ayılmaya başladığı içinde beni  tehdit olarak algılayıp saldırmıştı.Daha İstanbul’a geleli bir gün bile olmamışken, başıma kötü olayların gelmesini hala anlayamıyordum.Annemin gözleri gülerken, “Ah çocuğum sana mı kaldı?Ah benim güzel yavrum.”  diyerek yanağından süzülen damlaları yatağıma düşüyordu.Yalnızca ”İyiyim güzel gözlüm.tasalanma” demiştim.Sonra anladım ki İstanbul bana göre değildi.Bütün tatili mi hastane odasında geçirmiştim.Üstelik, gazete sayfalarına bile manşet olmuştum.”Bonzai içen gencin saldırısına uğrayan doktor adayı “diye. Güzel bir ailede yetişmiş,iyi bir eğitim alarak,bir meslek sahibi olacağım için binlerce kez şükür etmiştim.

Hastane odasından ayrılırken de aklıma birden biletçi amca gelmişti.Söyledikleri küpe misali kulağıma takılmıştı artık.Otobüse binerken son kez şöyle bir baktım şehre ve hatırımda kalansa sadece  biri “İstanbul” demişti.

 

Songül Çınar

  • Yorumla
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan

CHP Kandıra İlçe Başkanı
Gülay Eyisabuncular ;
"Ey Türk Gençliği !
Size Güvenmeye Devam Ediyoruz"
Kocaeli Cumhuriyet reklamları
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • žifreniz
162 Sorgu Yapıldı. 1,436 Saniyede Oluşturuldu.