HALKIN SESI HAKLININ SESI
Işid’den temizlenen Suriye’ye neden dönmüyorlar? 

Işid’den temizlenen Suriye’ye neden dönmüyorlar? 

 tek kurşun atmadan teslim oldular…

 tek kurşun atmadan teslim oldular…

İnsanlar cahilleştirilirse böyle vahşileşirler…

İnsanlar cahilleştirilirse böyle vahşileşirler…

Bahçeli ve ekibi gittikçe yalnızlaşıyor…

Bahçeli ve ekibi gittikçe yalnızlaşıyor…

AKP Yöneticisinden Doktor şiddeti!

AKP Yöneticisinden Doktor şiddeti!

Evet ütopya değil, o güzel günler mutlaka gelecek göreceksiniz
  • Ana Sayfa » Kadin
  • 22 Haziran 2017 - 03:41:20
Evet ütopya değil, o güzel günler mutlaka gelecek göreceksiniz

  Bu gün benim için özel bir gündü. Geçmişin karanlık günleri olarak değerlendirdiğimiz, henüz 11 yaşlarında bir çocuk olarak yaşadığım 12 Eylül 1980 darbesini, ağabeylerimiz, ablalarımız olarak işkence tezgahlarında, dar ağaçlarında bedel ödemiş insanlara hep derin bir saygı duymuşumdur. Çok yakın tanıdığım, bir çok insan var tabi o günleri yaşayan, çok büyük acılar çekmiş. Tabi […]




 

Bu gün benim için özel bir gündü.

Geçmişin karanlık günleri olarak değerlendirdiğimiz, henüz 11 yaşlarında bir çocuk olarak yaşadığım 12 Eylül 1980 darbesini, ağabeylerimiz, ablalarımız olarak işkence tezgahlarında, dar ağaçlarında bedel ödemiş insanlara hep derin bir saygı duymuşumdur.

Çok yakın tanıdığım, bir çok insan var tabi o günleri yaşayan, çok büyük acılar çekmiş. Tabi bende yaşadım bir çok defa benzer acıları.

Örneğin bir defasında babamın karakolda dövülmesini seyrettirdiler bana cahil bir polis memurunun, cahil tokatlarıyla sersemletilmiş bir haldeydim ve ağlıyordum. İnsanın beynine işleyen o anlar hiç unutulabilir mi?

Suçumuz insanları sevmekti, ve gerçekten seviyorduk insanları ve yoksulluğun, sömürünün ve açlığın olmadığı güzel bir dünya kurmak istiyorduk. 11 yaşındaydım ama çok büyüktü hayallerim.

Ama ne beni, ne babamı nede işkenceye yatmış hiç kimseyi solcu olmaktan vaz geçiremediler. O güzel günlerin geleceğine hep inandık ve buna inanarakta öleceğiz.

Dedim ya bu gün özel bir gündü benim için, çünkü o günleri yaşamış, bedel ödemiş  ve bundan onur duyan bir misafirim vardı. CHP’ de tanıdım onu İl Kadın Kolları Başkanıydı sonra milletvekili adayı oldu. Hep gelecek güzel günlere inanmış ve onun için çalışan, devrimci bir kadındı Hamiyet Göksu.

Ütopyası ve inancı onu her zaman CHP’de olmayı zorlamış çünkü o karanlık yıllardan sonra bu ülke üzerinde oynanan oyunları en gerçek haliyle gören Hamiyet hanım karanlık geleceğin endişesi ile en yalın haliyle mevki, makam zaafiyetinden uzak olarak, memleket sevdası ile hep içinde oldu çalışmaların.

Çağırmasalar da gitti, ben buradayım, bana görev verin dedi.

Çaylarımızı yudumlarken ne düşünüyorsunuz memleket ve parti hakkında öngörüleriniz nelerdir ve bizlerin ne yapması gerekiyor diye sordum?

Çok ama çok zor bir dönem geçiriyoruz, büyük bir tahribat yaşadı ülke diye başladı.

12 Eylül ile başlayan bu süreç adım, adım geliyorum dedi ve buna karşı durabilecek tek dinamik güç olan sol kesim tarihinin en büyük darbesini aldığı için bu gidişatın önüne geçemedi.

Yoksa farkındaydık bu gidişatın nereye gittiğinin, birçok aydınımız uyardı yıllar önce Uğur Mumcu her fırsatta anlattı evet aslında biliyorduk ama elimizden bir şey gelmedi. Çok büyük bir güç, gizli bir el tüm kurumlardan aydınları temizledi, dini siyasallaştıran CİA ajanları bu kurumları ele geçirdi ve toplum dönüştürülürken, ülke çağdaş dünyadan giderek uzaklaştırılmaya başladı.

Bunları yazan çizen aydınlar birer, birer yok edildi. Kısaca ülke 12 eylül ile birlikte uygulanan bir proje ile emperyalizmin oyuncağı haline getirildi. Bağnazlığın, gericiliğin  giderek yaygınlaşıp zenginleştiğini görüyoruz ama halk git gide yoksullaşıyor ve cahilleşiyor, buna seyirci kalmak ise çok kötü bir şey.

Bu gün ise yaşanan tahribat orduyu darmadağın etmiştir. Cumhuriyetin tüm kurumları dezenformasyona uğramıştır ne yana baksak kokuşmuş ve çürümüş bir görüntü var. Utanıyorum çağdaşlık ve demokrasi adına ne varsa yok olmuş durumda, utanıyorum ve dehşete kapılıyorum.

Cumhuriyet değerlerinin yok edilmeye çalışıldığı bu günlerde sağlam kalan ve bu yıkıma dur diyebilecek güç Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesi olan CHP’dir.

Çok büyük bir sorumluluğu vardır ve bu gün bu mücadeleyi veriyor. Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu çok önemli bir iş yapıyor. Örgütler tüm güçlerini toplayıp, parti içi iktidar kavgalarını bir kenara bırakarak tüm enerjilerini bu gidişe dur diyecek ve var olan toplumsal refleksi bir araya getirme, büyütme çabası içinde olmalı.

Hepimize çok iş düşüyor. Önümüzde çok büyük bir tehlike bizi bekliyor. Ortadoğudaki o kara cehennem bizi de içine çekmeye çalışırken, 100 yıllık kinle Cumhuriyete olan düşmanlıklarını neredeyse avaz, avaz haykıracak duruma gelmiş, ihanet ve cehalet son darbeyi vurmak için fırsat kolluyor.

Bu durumda özellikle kadınlara çok iş düşüyor. Önce bizler birleştirici olmalıyız, bizler cesaretli olmalıyız, bizler tehlikenin farkında olmalıyız. Bizleri çekmek istedikleri o karanlıkta kadının adı dahi yok. Bu bilinçle hareket etmeliyiz.

Örgütlerimiz her duruma hazırlıklı olmalı. Artık demokratik bir seçim olmasını beklemek çok iyimserlik olacaktır. Bu iktidar o koltukları öyle kolay kolay bırakmaz, bırakamaz çünkü öyle bir batmışlar ki yolsuzluk ve ihanet batağına yüzyıllarca  hapse mahkum olacaklar. O yüzden kendilerine özel bir Anayasa hazırladılar. Geleceklerini ve iktidarlarını korumak derdindeler.

Bunun önüne geçmek mümkündür. Bu da ancak top yekün bir seferberlik ilan ederek, önce memleket diyerek her şeyden önce Cumhuriyet diye haykırarak,  hepimiz bu seferberliğin içinde yerimizi almalıyız. Referandumda oluşan hayır bloğu özenle korunmalı, her kesimi farklılıkları ile kabullenmeli, birbirimizin hassasiyetlerine saygı göstermeliyiz.

Hep beraber güzel bir dünya kurabileceğimizi belkide ütopyalarımızı gerçekleştirebileceğimizi göreceğiz. Ama bu Cumhuriyet değerlerini kaybedersek  eğer, hiç bir makamın ve koltuğun anlamı olmayacağını anlamalıyız bir kere.

Kişisel tüm egolarımızı bir kenara bırakıp tamamen çocuklarımıza bırakacağımız güzel bir dünya hayali ile mücadelemizi yönlendirmeliyiz.

Tek yolumuz bir arada,çağdaş, demokratik, laik Cumhuriyet için oluşturacağımız birlikteliğin direncini büyüterek ve değerlerimize sahip çıkarak mücadelemizi yükseltmektir.

Hamiyet Hanım’la aslında daha bir çok şey konuştuk ama kısaca özeti bu. Ziyaretinden dolayı büyük mutluluk duydum. İlk defa böyle uzun soluklu bir sohbet ettik ve bir şeyleri daha iyi anlamış olduk çünkü biz yoldaştık. Tekrar teşekkür ediyorum Hamiyet hanım.

  • Yorumla
Döviz
BIST
108953
USD/EUR
1,1800
Amerikan Doları
3,492
Euro
4,1205
İngiliz Sterlini
4,4682
Japon Yeni
3,2072
Rus Rublesi
0,06039
SA Riyali
0,94197
Altın
144,18
Son Güncelleme: 24.08.2017 09:40
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • Þifreniz
221 Sorgu Yapıldı. 2,349 Saniyede Oluşturuldu.