HALKIN SESI HAKLININ SESI
Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

İ.Melih Gökçek ”Erdoğan’ın yanına bırakmam !..” dedi

İ.Melih Gökçek ”Erdoğan’ın yanına bırakmam !..” dedi

her şey bitmiş değil, bu durum yeni fırsatlar da yarattı.
her şey bitmiş değil, bu durum yeni fırsatlar da yarattı.

Siyasi çevrelerinin cesur olarak siyaset üretmesi gerekiyor. Ulusal ölçekte karar vermek zorunda olan siyasi unsurlar, birbirlerini pozitif olarak etkilemelidir. Muhalefet yaygınlaştırılmalıdır.



Bu gün KYÖD Başkanı Mehmet Toker ile memleketin ve kentin içinde bulunduğu olumsuz süreç ve çözümleri üzerine bir söyleşi yaptık. Ancak öyle geniş bir konu ki sadece kısa , kısa üzerinden geçtik diyebiliriz. Bundan sonraki süreçte konuları ayırarak daha geniş bir perspektifte konuşmak daha doğru olacak.

Mehmet Toker memleket diyerek başladığı zaman zaten bize fırsat vermeyeceğini bildiğim için ben sadece dinleyip not aldım. Zaten aynı şeyleri düşündüğümüzden çokta soru  sormama gerek kalmadı o söze başladı ben de yazdım.

Şöyle diyor Mehmet Toker;




İçinde bulunduğumuz durum, referandum sonrası ülkedeki toplumsal yaşam için toplumsal riskler ve tehditler içeriyor.

Ancak bunun yanın da her şey bitmiş değil, bu durum yeni fırsatlar da yarattı.

80 lere doğru bir değerlendirme yaptığımızda, siyaset daralmış, sorunların kaynağı olmuş hale gelmiştir. Bir çok yerde beraber yürüyebilecek insanlar, küçük ölçekteki farklılıklarını ortaya koyarak, bir araya gelemediler.

Oysa iktidarın yarattığı tehdit ve risk ortamı, akılcı yöntemlerle fırsata dönüştürülebilir. Bunu referandum sürecinde farklılıkların ortak bir paydada buluşmasıyla, müthiş bir blok oluşturduğunu gördük. Bu çok önemlidir ve bundan sonraki süreçte Türkiye’deki siyasetin oturması gerektiği zemini tarif etmiştir. Cumhuriyetin geliştirilerek sürdürülebilmesi, var olan tüm olumsuzluklara rağmen bu fikrin öne çıkarılarak doğru sunulmasına bağlıdır.

Bu bir rastlantı değildir. CHP’nin çok öne çıkmaması, diğer partilerinde buna özen göstermesi, hayır bileşenlerinin parti hareketinden uzak tutulması aslında Anadolu topraklarında var olan bir değerdir. Buna kent kurultaylarında defalarca şahit oldum.

Ulusal ölçekte sanki bu değerler tükendi diye düşünürken, doğru politikalar bunu görünür kıldı. İnsanların umutları yeniden yeşerdi.

Hayırın Evet’te çok fazla olduğunu herkes biliyor. Şu an fiilen dayatılan, ilan edilen sürece karşı biz yol haritaları belirlemeliyiz.

Siyasi çevrelerinin cesur olarak siyaset üretmesi gerekiyor. Ulusal ölçekte karar vermek zorunda olan siyasi unsurlar, birbirlerini pozitif olarak etkilemelidir. Muhalefet yaygınlaştırılmalıdır.

Evetçilerin ve AKP’nin başına geçen de tekrar kendini derleyip, toplayıp daha uzun yönetmek adına çaba harcıyor.

Durumdan memnun olmayan tüm insanların, siyasi yapılardan, partilerden beklentileri var. ve yıllardır oy verdikleri partilerinden bu beklenti içinde olmakla haklılar. Ancak beklemekle sonuç alınamaz.

Ulusal irade, doğru kararlarla bir araya bir araya getirilmelidir. Önümüzdeki süreç koşarak işleyecektir.

İşsizlik, ekonomi ve insanların katlanma düzeyini çoktan aşmıştır.

Kocaeli de bu konuda çok fazla deneyim var.

Her ne kadar çok kötü yönetilen, siyasal olarak kaybeden bir kent olarak görünse de, birikimleriyle, tecrübeleri ile güzel işler yapmak isteyen, sorumluluk taşıyan insanlar var.

Kenti yönetenler sorumluluklarını yerine getirmelidir.

Bununla beraber her kurumun, sendikaların, aktivistlerin, derneklerin yapabileceği işler var.

KYÖD bakışı bu çerçevede, 70 yıllık bir kurum olarak kendi varlığını, bu kentin sorunlarını çözmeye ve iyileştirmeye adamıştır.

Üyeleri ve kurumsal yapısıyla, daha geniş kitlelerle ve örgütlerle buluşarak bir yol haritası çizdi. Yönetenlerle ve yönetilenler arasındaki ilişkiyi ezilen tarafın lehine iyileştirme ve kentin imkanlarını kent için kullanma, kullandırtma yönünde baskı oluşturmak için çaba göstermektedir.

Şu an Kocaeli Akademik Odalar Birliği ile kentin sorunları ve geleceği konusunu tartışıyoruz.

Örneğin çöp fabrikası konusunda diyalog sürüyor.Önümüzdeki günlerde netleşecek. Artık sorunu büyük bir paket olarak görüyor ve buna yönelik önermeler getiriyoruz. Kentte yaşayan herkesin de buna dahil olması gerekir.

Kent kaynaklarının doğru kullanılması yönünde iyi niyetli bir dialog geliştirilirse; ulaşım, sağlık, işsizlik, kirlilik, ekonominin geliştirilmesi anlamında, odalarla beraber ortak çaba göstereceğimizi kenti yönetenlere beyan ettik.

Kenti yönetenlerle şu an sürdürülen ilişki yavaş yürüyor. Biz gelecek kuşaklara yaşanabilir bir kent bırakma adına üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu söyledik ve bu konuda büyük katkılar sunabileceğimizi gösterdik ve bu yönde çok önemli çalışmalar yaptık. Daha önce belirttiğim gibi, bir çok şey, bu kenti yönetenlerin samimi yaklaşımına bağlıdır.

Biz doğru olan yolu, bilimsel ve insancıl yöntemleri gösteriyoruz, onlar diretirse bizde onlara karşı direnen ve halkı bilgilendiren konumda olacağız.

 

Farklı olanların bir arada yaşaması dikey örgütlenmenin aksine yatay örgütlenme modeli ile mümkündür. Bu gün ülkenin içinde bulunduğu durumda bunu bir zorunluluk haline getirmiştir. Yani farklı olanların bir arada olma zorunluluğu bunu ortaya koymuştur.

Dikey örgütlenme modelleri ile bu güne kadar aynı olanların örgütlenme ve yönetimsel anlayışları, onlardan olmayanları da kendileri gibi olmaya zorlamaları, aynı olanların güç odakları oluşturarak diğerlerini yok etmeye yönelmeleri ve baskı oluşturmalarına neden oluyor.

Tabi doğal olarak, bu çatışmaları ortaya çıkarıyor.

Bunun ortadan kalkması yatay örgütlenme modelinin geliştirilmesi ve yayılması ile mümkündür. Farklıların bir arada olmaları gerekliliği zorunluluktur.

Örneğin bizim valiyle simitçiyi bir araya oturtacağız söylemimiz bir slogana dönüştü. Farklı düşünce ve kimliklerin birbirini yok etme yerine, birlikte yaşamaya alıştırılmalıdır. Yoksa biri iktidara geldiğinde, egemen olduğunda diğerini yok etmeye çalışmaktadır.

Böyle bir durumda adaletten falanda asla bahsedilemez.

Adil olmayan, barışık olmayan ise sonsuza kadar iktidarda kalamaz. Yaşamın buna tahammülü yoktur. Siyasal alan kendini düşünsel ve yaşamsal bakış olarak yenilemelidir.

—————–

KYÖD 70 yıllık yapı ve Ülkenin hiç bir erinde böyle bir yapı yok. Yaşam öyle hızlı yürüyor ki, sadece bir alanda attığınız olumluluklar çabuk tükenebiliyor.

KYÖD gibi kuruluşlar çoğalmalı. Ülke genelinde yaygınlaşmalı ve çözüm üreten, yol gösteren kurumlar olarak toplumu ve yönetenleri bilgi ile yönlendirmelidir. Türkiye’nin buna ihtiyacı var.

Biz kentte ki tüm kurumlarla ilişkileri geliştirmeye çalışıyoruz.

Neyin doğru, neyin yanlış olacağı konusunda hassasiyetlerimizi, düşüncelerimizi ortaya koyuyoruz.

KYÖD bir dernek değildir. Hamuru İnsanların öz çabaları ile, yurtsever duygular ve memleket sevdasıyla yoğrulmuştur. Hedef geliştirmek, yaşamın tamamını kucaklayan yeni yapılar üreten bir aile olarak kentsel dinamiklerle buluşup, yaşama yaymalıyız.

Yapmak istediklerimiz kolay değil, kolay olanı herkes yapıyor. Kentin siyasi,sosyal, kültürel ve iktisadi ilişkilerini akılcı yöntemlerle geliştirmek ve yaşanabilir, huzurlu bir gelecek yaratabilmek adına katkı sunmaya çalışıyoruz.

Bu konularla ilgili valilik ve diğer kurumlarında katılacağı bir çalıştay planlıyoruz. Eğer kenti yönetenler samimi ve gerçekten bu kent için iyi bir şeyler yapmak istiyorlarsa, şimdiye kadar yaptığımız ve bundan sonra yapacağımız tüm öneri ve projeleri dikkate alır tarih karşısında sorumluluklarını yerine getirirler. Çünkü bu kent her geçen gün katlediliyor, çok geç olmadan bunun önüne geçmeli, dur demeliyiz.

Böyle bir söyleşi yaptık Mehmet Toker ile ve KYÖD’ün kent yaşamında olması gereken yere doğru hızla ilerlediğini gördük, yaşamı ve yaşam koşullarını iyileştirme adına, gelecek kuşaklara yaşanabilir güzel bir kent adına çabalarını  takdirle karşılıyor ve bu çalışmalarında her zaman yanlarında olacağımızı belirtiyorum.

Teşekkürler Mehmet Toker ve KYÖD.

 

 

 

  • Yorumla
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan

CHP Kandıra İlçe Başkanı
Gülay Eyisabuncular ;
"Ey Türk Gençliği !
Size Güvenmeye Devam Ediyoruz"
Kocaeli Cumhuriyet reklamları
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • žifreniz
171 Sorgu Yapıldı. 1,453 Saniyede Oluşturuldu.