HALKIN SESI HAKLININ SESI
Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Nuriye ve Semih’e KESK sahip çıkmıyor !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Perinçek Darbeyi İ.Melih’e Önceden Bildirmiş !

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Akmeşe muhtarları Nevzat Doğandan aldıkları cesaretle direniyorlar.

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

Kur’anı ÇÖP’e Atan Müftülük. Rezilliği Görün !

İ.Melih Gökçek ”Erdoğan’ın yanına bırakmam !..” dedi

İ.Melih Gökçek ”Erdoğan’ın yanına bırakmam !..” dedi

ANLAŞILAN FARUK BOSTAN FARK YARATACAK
ANLAŞILAN FARUK BOSTAN FARK YARATACAK

    Bu günlerde Kocaeli gündemine oturan Faruk Bostan’ın MHP İl Başkan adaylığı konusunu ele almak için kendisiyle bir sohbet yaptık, kısaca mevcut durumu, ülkenin gidişatını, kentin çıkmazlarını değerlendirdik. Çok ilginç şeyler söyledi ve seçimi alırsa kentte olağanüstü bir hareketlilik yaşanacağının, hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını,  kenti yönetenlerin de böyle rahat koltuklarında oturamayacağının mesajlarını […]



 



 

Bu günlerde Kocaeli gündemine oturan Faruk Bostan’ın MHP İl Başkan adaylığı konusunu ele almak için kendisiyle bir sohbet yaptık, kısaca mevcut durumu, ülkenin gidişatını, kentin çıkmazlarını değerlendirdik.

Çok ilginç şeyler söyledi ve seçimi alırsa kentte olağanüstü bir hareketlilik yaşanacağının, hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını,  kenti yönetenlerin de böyle rahat koltuklarında oturamayacağının mesajlarını verdi.

 

Neden böyle bir şeye gerek duydunuz? diye sordum;

-ihtiyaç var diyerek başladı. Mevcut yönetimin bu güne kadar MHP’ne hizmet eden, oy veren ve gönül bağı olan insanlarımızın taleplerini karşılayacak durumda değildir. Milliyetçi kesimin yeni bir jenerasyon ve heyecana ihtiyacı var. Arkadaşlar yaptıkları icraatlarla bizi temsil edemiyorlar.

Hiç bir şahsi sorunumuz yok. Mesele memleket ve parti meselesidir. Oturdukları makamın hakkını verdiklerine dair kamuoyunda bir inanç yoktur, zaten kimse de böyle değildir iyi yönetiyorlar diye bir şey söylemiyor.

MHP’nin kentte olması gereken konumda olmadığını görüyor ve üzülüyoruz. Hiç bir siyasi partinin veya görüşün arka bahçesi olamayız bizim kendimize özgü bir ideolojimiz ve dünya görüşümüz vardır.

 

Referandumda alınılan tavır hakkında düşünceniz nedir? 

Genel Başkanımız benim bir oyum var evet vereceğim demiştir. Teşkilatlara ise öyle bir talimat vermemiştir. Evet verende, hayır verende bizim vatandaşımızdır. Bunun MHP’yi ve halkımızı ayrıştıracak bir unsur olarak görmüyorum. Şahsi düşünceler ve eylemler farklıdır, teşkilatın alacağı karar doğrultultusunda hareket etmek farklıdır. Ve bu referandum bizi bu ayrışma yönüne itmemeli. Memleket iyiye gitmiyor oturup aklı başında insanlar olarak ne yapmak konusunda doğru bir tavır almalıyız.

Belediye ile ilgili sorunlarınız da bir gelişme var mı?

-Belediye ile ilgili mahkeme süreçlerimiz devam ediyor. Açılan davaların çoğunda yürütmeyi durdurma kararı aldık. Haklıyız biz ayrıcalık, haksız bir kazanç veya kamunun hakkını gasp etmek gibi bir talebimiz yok.

Kendi yerimiz, kendi mülkümüz ve vatandaş olarak en doğal haklarımızı kullanmamız kasten engelleniyor. Oturdukları koltukları kendilerine kazanç kapısı haline getirenlerin entrikalarıyla uğraşıyoruz. Etrafımızda ruhsatsız çalışan ve hiçbir engellemeyle karşılaşmayan kaç tane örnek var. Hemen yanı başımız dalar, onlara bilinçli olarak dokunmayan Belediye Başkanı, bana özel olarak engel oluyor ruhsat vermiyor, çünkü yerimize göz dikmişler. Ben sağ oldukça benden 1 metre yer alamazlar.

Elektriğimizi, suyumuzu kestiler şikayet edecek makam yok. Beyefendi emrediyor memurları yapıyor. Kanun falan da yok Kocaeli’de öyle bir hale gelmişler ki; kanunda, yasada kendileri uysa da, uymasa da uyduruyorlar zaten inceleyen yok, soruşturan yok.

Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?

Türkiye’nin en büyük sorunu huzursuzluk, mutsuzluk ve güvensizliktir.

İnsanlar birbirine güvenini yitirmiş, daha kötüsü devlet kurumlarına da güvenini yitirmiş durumda.

Eskiden YSK, Mahkemeler, Askeriye, Siyasi kurumlara olan vatandaşın sonsuz güveni artık bitmiştir. Eğer bir kamuoyu yoklaması yapılsa hiçbir kuruma duyulan güven % 50 yi dahi bulmaz.

Milli şuuru olayanın devleti de olmaz.

Emreryalistlerin böl, parçala ve yut projesi Türkiye’de uygulanıyor. Türk milleti kendi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor. Türk kimliğine ve kutsal devlet anlayışımıza yapılan saldırılar artık normalleştiriliyor.

Örneğin Türk bayrağı asmak istemeyen muhtarları çoğalmasından tutun, Türkiye Cumhuriyeti demenin bile neredeyse suç haline getirilmek istendiğini görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ibaresini kullanmak, bayrağını asmak zorunda olan kurumların bundan kaçındığını görüyoruz. Birileri Türk ve devlet düşmanlığına prim veriyor ve milli şuuru yok etmek istiyor. Milli şuurun olmadığı bir yerde devlet olmaz, amaçları da bu zaten Türkiye Cumhuriyetini önce kurumlardan sonra yürürlükten kaldırarak devleti yıkacaklar.

15 temmuzda millet devleti sokaktan topladı ve tekrar getirdi başına devlet yaptı.

Aynı devlet nedense ,esas sorumlularla değil marabalar la ilgilendi. Siyasi kanada ve Fetö amirallerine dokunmadı, dokunamıyor da.

Yanlışlıkla almak zorunda kaldıklarını ise özel hastane raporları ile serbest bırakırken, maraba kısmı toplanıyor. Siyasi kanada dokunmamak iktidarın işine gelebilir ama devleti ve milleti yıpratıyorlar. Dolayısıyla samimiyet arz etmiyorlar.

Oysa bu kent Fetönün yuvalandığı en önemli yerlerden biridir. Kimler olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ve devlet bunlara dokunmuyor, halen görevlerinin başındalar.

Ülkede demokrasi, hak ve özgürlükler 15 temmuzdan itibaren rafa kaldırıldı. Tarihlerden gelen değerlerimize sövmek düşünce özgürlüğü,oluyor ama mevcudu eleştirirsen vatan haini oluyorsun.

Ülkenin kurucusu 1. Cumhurbaşkanına sövmek serbest ama mevcudu eleştirmek hainlikle özdeşleştiriliyor. Bu baştan sona yanlış bir tutumdur. Adalet ve devlet anlayışına tamamen terstir. Resmen tüm milli ve tarihi değerlerimiz yerle bir ediliyor, daha doğrusu Türkiye Cumhuriyetine açık bir saldırı var ama ne yazık ki Devleti koruyacak güçler ortada yok.

Pazar gününden sonra bu kentte yapılan İl Başkanları toplantılarına katılmayacağız, Cengiz ağabeyimizi de o toplantılara göndermeyeceğiz.

Kocaeli’de siyaseti bir çuvala sokmuşlar.

Her ay bu çuvalı derleyip toplayıp, devletin memurunun önüne götürüyorlar, oradan da Büyük şehir Belediyesine gidip Hanedanın makam odasında çay içiyorlar.

Siyasi partiler denetim yapmakla mükelleftir. Çuvala girmezler.

Sanki kent çok iyi yönetiliyormuş gibi, sanki Belediyelerde yolsuzluk usülsüzlükler yokmuş gibi, yetimin hakkını yemiyorlarmış gibi, çok düzgün, muhterem adamlarmış  gibi onları denetlemeyip, nezaket ziyaretleri düzenleyip tertip etmek abesle iştigaldir.

İktidarın tayin ettiği memur olan vali, İktidarın Belediye Başkanı ve siyasiler beraber hangi soruna çözüm getirdiler. Bir tramvay dediler bir sürü insanın iflasına ve sıkıntı çekmelerine neden oldular. Katlettikleri ağacın,  yeşilin haddi hesabı yok. Hangi sorunu dile getirdiler herkes mutlu halinden, yok öyle bir şey. İktidar kafasına koyduğunu yapıyor diğer il başkanlarını da susturuyor, yaptıklarını onaylatıyor.

Ben bir siyasi partinin il başkanı isem önce kentte ne yolsuzluk, uğursuzluk, hak yeme, vatandaş ayırma varsa üstüne giderim. Devletin memuru vatandaşa hizmetle görevlidir.

Bu arkadaşlar her ay toplanıp ne konuşuyorlar. Hiç bir şey.

Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde sesini soluğunu çıkartamayan zihniyet tüm siyasetçileri çuvala koyarak devletin memurunun önüne atıyor.

Çuvala oradan alıştı bunlar. Demek ki o memur, iktidar ve muhalefet beraber bir şeyi dizayn ediyor bu kentte. Bir görev veriliyor siyasetçilere.

Nasıl bir görev temsil ettiğiniz partileri pasifize edeceksiniz. Memleket de muhalif ses çıkmayacak. Arada bir gak guk deyin ama ses yükseltmek isteyenlere de engel olun. İktidar zarar görmesin. Memleket te başkaldıran olmasın. Evet şimdi bu il başkanları toplantılarının esas sebebi budur. İktidarın devamının sağlanması için boyun eğdirilmiş durumdalar ve devletin memuru bunu sağlıyor, her ay onları çuvalın içinde önüne getirtip direktif veriyor.

Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Gönül isterdi ki CHP’ de, ana muhalefet partisi olarak oynanan bu tiyatronun  bir figürü olmasın. Cengiz ağabeyimi bu konuda uyaracak ve tedbirini almasını rica edeceğim.

Pazar günü kongreden galip çıkacağıma inanıyorum ve siz de şuna inanın çok şey değişecek bu kentte. Öyle kimsenin babasının çiftliği değil bu memleket. 

 

 

  • Yorumla
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk CHP Körfez İlçe Başkanı Mehmet Kaçar CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar CHP Gebze İlçe Başkanı Recep Dursun CHP İzmit İlçe Başkanı M. Ümit Küçükkaya CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan
CHP İzmit Belediye M. Üyesi Barboros Akkuş Yrd. Doç. Dr Ehlinaz Torun Remzi Özkan CHP Kartepe İlçe Başkanı Cumhur Karakadılar Hüseyin Erol CHP 24. Dönem Kocaeli M.Vekili M. Hilal Kaplan

CHP Kandıra İlçe Başkanı
Gülay Eyisabuncular ;
"Ey Türk Gençliği !
Size Güvenmeye Devam Ediyoruz"
Kocaeli Cumhuriyet reklamları
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • žifreniz
165 Sorgu Yapıldı. 3,480 Saniyede Oluşturuldu.