Sonu belli bir macera Saddam bekliyor Birilerini,


Bu günlerde bir fırtına yaşanacak ama şu yapılıyor mesela fetö ile ikişkisi çok bariz siyasetçiler ve belediye başkanlarının yakınlığı ve sadakati ne şekildedir, araştırılıyor. Bir operasyon başlayacak gibi görünüyor.

Şaibe yaratan YSK başkanı gibi örneğin böyle bir kararı almasında ne etkili olmuştur? Fetö cülükle tehdit edilip ardından biat etmesi mi sağlanmıştır? Affının bedeli bu kararı alması mıdır?

Sırada vekiller, Bakanlar, Belediye Başkanları ve sayısız bürokrat var. Biat edeceksin ve fetöye ihanet ettiğini ispat edeceksin.

Nasıl inanacaklar peki?

Mecliste birbirini çiğneyerek açık oy kullanmaları gibi mi olacak?

O da bir oyundu ama, daha önce yazmıştım. Samimi olurlar mı? Birbirlerine güvenirler mi? İhanetten güven doğar mı?

Tutuklayıp içeri alma gibi bir durumu göze alabilir mi iktidar? bilemiyorum ama vereceği zararı azaltmak için sadece görevlerinden uzaklaştırma yolunu da deneyebilirler.

Ayrışma mümkün değildir. AKP Fetö ile içiçedir. Hiç biri ben değilim diyemez çünkü görünen köy klavuz istemez. Beraber yürüdükleri bu kutsal yol, sadece efendinin senin görevin buraya kadar dı dediği için ayrıştı. Başı belli sonu belli istediğin kadar çırpın saddam bekliyor olacak  birilerini.

Kardeşim bu balık baştan kokmuş, kıçından fayda gelmez.

Yalnız bu günler de bir çok vekilin ve bürokratın yurt dışı gezileri olacak gibi görünüyor. Eğer tutuklanmama sözü verilmezse top yekün bir kaçış filmi izleyebiliriz.

Ancak ne hikmetse bu müslüman geçinen din devleti kurmayı amaçlayan dindar yurttaşlar hep Batıyı tercih ediyorlar. Hiçbirinin daha bir müslüman devlete iltica etmek istediğini göremedik.

Tarihte de böyle kimi Amerika, kimi İngiltere, kimi Fransa hep ecnebi memleketlere kaçmışlar. Eğitim görmek isteyen batıya, kaçanlar batıya ama kurmak istedikleri devlet dindar, müslüman şeriat devleti.

Size bu şeriat işlerini batıda nerde öğretiyor ve yaşatıyorlar merak ediyorum doğrusu. MI 6- cia falan mı?

Kaçacaksanız adam gibi memleketinizi sokmak istediğiniz şekildeki memleketlere kaçın.

Eğitim için gideceksenizde savunduğunuz sistemde olan memleketlere gidin ne işiniz alemin gâvur memleketlerinde.

Hayatınızda bari bir kere düşündüğünüz gibi yaşayın diyecem ama ne düşündüğünüz de belli olmaz ki sizin, ruhunuzda ihanet akıyor tıpkı İngiliz zırhlısıyla kaçan dedeleriniz de olduğu gibi.

Hoşçakal yarın….

 

 

 

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, Mayıs ayının ilk günlerinde bazı siyasilerin FETÖ operasyonları kapsamında gözaltına alınacağını belirtti. 


Öztürk’ün “Operasyon sırası siyasetçilere geldi” başlıklı yazısından ilgili bölümler şöyle:

“Fethullahçılara dönük operasyonlar, görevden almalar hızlanınca, sıranın siyasetçilere geldiği de sıkça konuşulur oldu. Önümüzdeki ayın ilk günlerinde bazı siyasetçilerin gözaltına alınacağı belirtiliyor, isim isim sıralanıyor.

Bunlar arasında son dönemde ismi sıkça gündemde olan kadın politikacının adı da geçiyor. TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun raporunun geciktirilmesinin bir nedeni olarak da, bazı siyasilere dönük operasyonun beklenmesi, onların da raporda yer almasının sağlanması olarak gösteriliyor. (…)

(…) 20 bin civarında emniyet mensubu ihraç edildi. Cumhurbaşkanı’nın korumalarının da aralarında bulunduğu 9 bin 103 polis de son operasyonla açığa alındı. Emniyette bir kural vardır, hangi polisle ilgili herhangi bir ricada yüzden kimin kime referans olduğu bellidir. 

Peki bunca Fethullahçı doldurduğunuza göre, bunların referansı olanları da açıklayın bakalım. Açıklayamazlar. Onlarla ilgili işlem yapamazlar. Çünkü referansları AKP milletvekilleridir. Bugün ihraç edilenlere, açığa alınanlara baktığımızda bunların önemli bir bölümünün de AKP döneminde göreve başlatılanlar olduğunu görüyoruz. Cumhurbaşkanının korumalarının referansları kim acaba? Öğrenince sizler de çok şaşırırsınız…

İSTİHBARAT NOTUNDAN… 

Dedim ya “Emniyette her şeyin kaydı vardır” diye… “Daktilo devrinden” kalma bir istihbarat notunu okuyoruz: 

“31Ağustos 1988 günü İzmir’deki polis okullarını gezen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı (ismi yazılı), 100. Yıl Polis Okulu’ndan ayrıldıktan sonra Fevzi Paşa Bulvarı Basmane PTT’si önünde otosu park edildikten sonra 1926 Sokak’ta bulunan Fethullahçı grubun faaliyette bulunduğu sağlık merkezini ziyaret etmiştir.

Adı geçen kişi genel müdür yardımcısı, Fethullahçıların Ege Bölge Sorumlusu Doktor M. ile 2 saate yakın görüşme yapmıştır. Emniyet teşkilatında, amaçlarına alet olmayan bazı teşkilat mensuplarını şahsına şikayet etmişlerdir.” 

Peki sonra ne mi oldu? Bu kişi 2002 yılında AKP’den milletvekili seçildi. O dönemde de belki yüzlerce kişinin emniyete alınmasına aracı olmuştur. Emniyetin istihbarat notunu, o dönemi bilen emekli emniyet yetkilisine sordum. Şunları söyledi: “Evet, genel müdür yardımcısını o tarihte İzmir’de izlemişiz. Olay doğru.

Ama doğru olan bir şey daha var: Bu kişinin cemaat bağlantısı çok iyi biliniyordu. AKP’den milletvekili seçildi. Bugün o şahıs rahat geziyor. Ama onun çömezleri içeriye alınıyor.” 


İşte rahatsızlık da buradan kaynaklanıyor. Bu işin sorumlularından hesap sorulmadıkça, referans olanlar ortaya çıkarılmadıkça bugün FETÖ düşmanlığı yapanların yarın yine dönüş yapacağından kuşkunuz olmasın.” 

Bir Cevap Yazın