Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bülent Karagöz > Bu umut CHP içerisinde öbeklenmiş az sayıdaki siyaset tacirlerine peş keş çekilmemeli.

Bu umut CHP içerisinde öbeklenmiş az sayıdaki siyaset tacirlerine peş keş çekilmemeli.


Artık referandum bitti ve herkesin dili çözüldü. CHP biriken tüm eleştiriler ve sancılı konular ortaya dökülmeye başladı. Hesapları olanların bir diğerine karşı örgüt içerisinde üstünlük kazanma çabaları veya Genel merkezde meydana gelecek değişiklikler üzerinden burada güç kazanma çabaları, örgüt içi iktidar mücadeleleri gün yüzüne çıkıyor yavaş, yavaş.


Mevcut yönetici ve vekiller bir sonraki gelişmenin ne olacağı? kendilerinin ve gelecekle ilgili planlarının nasıl etkileneceği kaygısında oldukları da bir gerçekliktir. Diğer yandan yeniden sahneye çıkmak ve parti içi iktidarı ele geçirmek için hesap yapan bir kesim de olacaktır.

İnsanların politik amaçlarının olması doğaldır. Bunda ayıplanacak bir yön yoktur. Ayıplanması gereken şey güçler pazarlığı yaparak delege ağalığı sistemini elinde tutanların isim belirlemesi ve partinin bağımsız karar verebilme özgürlüğünün olmamasıdır.

Bundan dolayı diyorum ki;

Bu partinin temel sorunu esasında  tabanındadır yani aşağıdadır. Bu gün sadece genel başkanın değişmesini sağlamak bir çözüm değildir.

Temel sorun artık bir enkaza dönüşmüş parti tabanının yenilenmesi gereklidir. Üretken, dinamik üst yapıyı da üretmeye zorlayan, mücadeleci devrimci bir kimliğe yani özüne çıktığı kuvvayi milliye gerçekliğine kavuşmalıdır.

Yukarıda söylediğim gibi bu köhne yapının başına kimi getirirseniz getirin başarı sağlaması mümkün değildir.

Şöyle düşünelim hep partinin bu yapısından şikayetçi olan arkadaşlarımızdan hasbelkader vekil olanlar var. Neden se vekil olduktan sonra bu düşüncelerinin ve o idealist bakışın kaybolduğuna şahit olduk. Onlar da kendine yakın isimleri pazarlıklarla yönetimlere taşımaya çalıştılar, yani aynı düzene ayak uydurdular.

Ne yapacak bu yönetimlere taşıdıkları isimler onların gözü, kulağı, eli ayağı olacak ve onların örgüt üzerindeki hakimiyet derecelerini temsil edecek.

Örgüt üyeleri belirleyici durumdadır yani delegasyon bu üyeler üzerinden oluşuyor. Kimler CHP üyesi (istisnalar hariç) kendisini bir yerlere taşımak isteyenlerin veya onun ekibinden olanların eşleri, dostları, komşuları vs.. Bu üyeler içinde başka partilere oy verenlerin sayısı ise azımsanamayacak kadar çoktur.

CHP’nin seçicilerini yani delegelerini bu yapı belirliyor. Yerel örgütleri yönetecek arkadaşlar bu yapının egemenleri oluyor haliyle. Saadet zinciri böylelikle halk, halka örülüyor.

Yerel örgütler ile genel merkez arasında oluşan ahbap çavuş ilişkileri ile de saadet zincirinin halkaları tamamlanmış oluyor. Bu zincir kırılmadıkça bu yapı değişmedikçe sadece kendimizi avuturuz. Her yenilgide bir suçlu ararız ve birinin kellesi gider ama sistem ve çark aynı şekilde devam eder.

Asıl aktörler arkada dururlar ama sadece figüranlar değişir. Düzen bu işte yersen.

Yani liyakat ve emeğin, bilginin hiçe sayıldığı sadece ahbap çavuş ilişkileri ile aday belirlendiği, yada ters mantıkla bakarsak o kişilerin aday olması için kurulan tezgahın senaryosunun oynandığı düzenin adil sonuçlar doğurmasını ve halkta kabulünü beklemek mümkün müdür?

Kendi kendini seçtirmek için kurduğun bir tezgahta halkın temsiliyeti olur mu?

Parti içindeki sorunları ele alacaksak samimi olarak önce aşağıdan yani mahalleden başlamak gerek.

Genel Başkanın değişmesi sadece İl ve İlçelerdeki derebey’lerinin yada siyaset tacirlerinin değişmesini sağlar. Onun için %55 büyük bir umuttur. Ben % 49 u kabul etmediğim için 55 olarak yazıyorum bu rakamı.

Bu umut CHP içerisinde öbeklenmiş az sayıdaki siyaset tacirlerine peş keş çekilmemeli.

CHP artık bir devrime gebedir ve mutlaka sağlıklı bir doğum yapmak zorundadır. Bu doğumun farkında olan  siyaset tacirlerinin ise bu doğuma müdahil olacağı ve yönlendirmeye çalışarak kendilerini bir yerlere taşımaya çalışacakları muhakkaktır. Kişisel ikballerini partinin mevcut sağlıksız delege sisteminden kazanan ve yine onu hedefleyenlerin hesapları boşa çıkarılmalıdır.

Nerden başlamalı? tabi mahalleleri sağlıklı bağımsız bir yapıya kavuşturmak için saygınlığı olan, siyasal örgütlenmeyi bilen insanlarla yola çıkılmalıdır.

Bana bağlı olacak delegeleri tespit ederek onları cebine koyup bana getirsin diye düşünerek gideceğiniz yol, yol değildir.

Siyasi çalışmayı; yandaş kazanma ve örgüt içindeki erki ele geçirme çalışması olarak görürseniz ve mücadelenizi hep örgüt içi iktidar mücadelesine dönüştürürseniz, belki o gün için örgütü yönetir konuma gelirsiniz ama ülkeyi yönetecek konuma hiç bir zaman gelemezsiniz.

Eğer parti içi iktidar mücadelesine harcadığınız enerji kadar genel iktidar mücadelesinde harcasa idiniz ülkenin tablosu bu gün çok farklı olurdu.

Bu güne kadar böyle gelmiş ama artık böyle gitmemelidir. Bu bizim referandumda hayır diyen %55 e namus borcumuzdur. İçinde bulunduğumuz süreç Ulusal Kurtuluş savaşına denk düşecek bir süreçtir.

Ülkenin geldiği nokta içler acısıdır ve bunda CHP’ninde katkısı vardır. Artık duracak zaman değildir ve CHP üzerine düşen tarihsel sorumluluğu üstlenerek Kuvvayi milliyeci, devrimci kadrolarla yola çıkmalıdır.

Evinden, işinden, eşinden kaygı duyanlar köşe başlarını tutmasınlar, bir köşeye çekilip otursunlar.

Memleketin geleceğini herşeyden önce tutarak mücadele veren arkadaşlarımı da bu eleştirinin dışında tutuyorum ancak şunu unutmayalım müdafai hukuk ve kuvvayi milliye yi bu güne taşımak zorundayız.

Onun için tepede sağlam, ilkeli, yürekli ve inanmış bir önderliğe, yerelde ise bu kavgayı yürütecek sivil önderliklere ihtiyaç var. Yeniden örgütlenme ve bu kavgaya hazır olmak kaçınılmaz zaruri bir ihtiyaçtır.

 

Hoşçakal yarın…

 

 

 

 

 

Comments

comments

One thought on “Bu umut CHP içerisinde öbeklenmiş az sayıdaki siyaset tacirlerine peş keş çekilmemeli.

  1. Önce bir mahallesi olmalı siyasetçinin. Mahallesi belli olmayan kişilerin siyaset alanını kaplaması önce parti içi demokrasiyi, sonra da ülkede ki demokrasiyi yozlaştırdı… Kendi mahallesinde kredisi negatif olanlar partileri ele geçirmişler ve etkin durumdalar..! Başka söze gerek var mı ?

Bir Cevap Yazın

*

Top
Close