HALKIN SESI HAKLININ SESI
HDP Dilovası kongre hazırlığında…

HDP Dilovası kongre hazırlığında…

Bir lokma yemek istedi, öldürüldü

Bir lokma yemek istedi, öldürüldü

IŞİD terör örgütünün üstlendi

IŞİD terör örgütünün üstlendi

Türkiye Maarif Vakfı’na Bakanlar Kurulu kararı ile 241 milyon TL aktarıldı.

Türkiye Maarif Vakfı’na Bakanlar Kurulu kararı ile 241 milyon TL aktarıldı.

söz konusu yapılara örnek olarak ‘Osmanlı Ocakları’ zikredildi.

söz konusu yapılara örnek olarak ‘Osmanlı Ocakları’ zikredildi.

SERTİF GÖKÇE İLE ANAYASA TASLAĞINI KONUŞTUK
SERTİF GÖKÇE İLE ANAYASA TASLAĞINI KONUŞTUK

Ülke bir referanduma gidiyor ve büyük bir tartışma var, konu Anayasa değişikliği ve her kes bir şeyler söylüyor. Tv’lerde iktidar yanlısı sözüm ona hukukçu prof.lar vs. birileri çıkıyor ve yeni Anayasa taslağının topluma kazandıracağı nimetlerden ve ülkeyi adeta Dünyanın en üst uygarlık seviyesine çıkaracağını iddia ediyorlar. Bizde bu konuda en yetkin bilgiye sahip olduğunu düşündüğümüz […]

Ülke bir referanduma gidiyor ve büyük bir tartışma var, konu Anayasa değişikliği ve her kes bir şeyler söylüyor. Tv’lerde iktidar yanlısı sözüm ona hukukçu prof.lar vs. birileri çıkıyor ve yeni Anayasa taslağının topluma kazandıracağı nimetlerden ve ülkeyi adeta Dünyanın en üst uygarlık seviyesine çıkaracağını iddia ediyorlar. Bizde bu konuda en yetkin bilgiye sahip olduğunu düşündüğümüz Baro Başkanı ile bir söyleşi yapalım dedik.

Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe ile Yeni Anayasa tasarısını konuştuk. Ve sorduk.

-Yeni Anayasa taslağını nasıl tanımlayabiliriz ?

Böyle dönemlerde sorumlu olmak zor diye başladı. 15 Temmuz gibi talihsiz bir olay yaşadık. Ve bu olay ülkenin her kurumunda, toplumda ciddi yaralar açmıştır. Onarılması oldukça zor fakat imkansız değildir. Bunu ancak Demokrasiye sahip çıkarak sağlayabiliriz.

Anayasalar bir toplum sözleşmesidir. Toplumun şeklini belirleyen, bütün kesimlerin kendini içinde bulduğu, yargı, yasama ve yürütme olarak büyük bir hukuk şemsiyesidir.

Bu şemşiyenin altında herkesin kendini güvende hissetmesi gerekir. Yani Anayasa bir toplumun mutabakat metnidir.

Bu tanımdan sonra şunu söyleyebiliriz. Bu gün yapılmak istenen değişiklik toplumsal mutabakatın dışındadır. Kamuoyu araştırmaları da göstermiştir ki, toplum ikiye bölünmüş durumdadır.

Bu Anayasa taslağının her iki durumda da meşruiyeti tartışılır. Zaten % 49 karşı olduğun da tartışılması gerekir. Bir Anayasa değişikliğinin meşru olabilmesi için toplumun % 70-80’ninin olurunu alması gerekir.

-Ülkenin ihtiyacı olan Anayasa bu mudur?

Mevcut değişikliklere baktığımız da toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak değişiklikler olduğunu görüyoruz.

Yani 12 Eylül Anayasasının temel ruhuna bağlı kalarak, yönetsel anlamda değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişiklikler de demokrasi, özgürlük, refah ve mutluluk yok.

Dolayısıyla bu değişiklikler geçse de toplumun Anayasa değişikliği beklentileri hep devam edecektir.

Kısa, öz ve anlaşılır yoldan gidersek şöyle diyebiliriz; temel mantık olarak her şeyden önce Dünyada ki bütün sistemler de yargı, yasama ve yürütme arasında kalın çizgiler vardır.

Bu çizgi Başkanlık sistemi olan ülkelerde daha kalındır. Yani Başkan öyle her istediğini yapamaz denetleme mekanizması ve kuvvetler ayrılığı bunu frenler.

Parlementer sistemde bu çizgi daha çok birbirine geçmiş durumdadır, en büyük handikap burada.

Getirilmek istenen sistemde ise yargı ve yasama yürütmenin emrine girmiştir.

Örnek vermek gerekirse;

Cumhurbaşkanının Anayasa mahkemesi üyelerinin 15’inden 12 sini doğrudan seçmesi, yine HSYK üyelerinin yarısını seçmesi geri kalanının ise meclisteki en güçlü partinin seçmesi yargının yürütmenin emrine girmiş olması demektir. Yani bu üyelerin tamamı iktidarı elinde tutan kişi tarafından atanıyor ve bu ona  müthiş bir dokunulmazlık zırhı sağlıyor.

Yasamada ise durum daha vahimdir. Çünkü Dünyada ki tüm sistemlerde bütçe kanunu parlemento yapar. Bu sistemde ise parlamento da bütçe kanunu onaylanmadığı takdirde Cumhurbaşkanı bir önceki bütçeyi revize ederek devam edebilir.

Bütçe yapma yetkisi dolaylı olarak parlamentonun elinden alınmıştır.

Yine Cumhurbaşkanının meclisi fesh etmesi, Bakanlar kurulu ve Bakanların denetleme görevinin elinden alınması ve Cumhurbaşkanına çok geniş bir alanda Kararname çıkarma yetkisinin verilmesi meclisin görevlerinin elinden alınması anlamına gelmektedir.

 

-Cumhurbaşkanı yargılanabilir mi?

Cumhurbaşkanının yüce divana verilmesi neredeyse imkansız. Velev ki 5/3 çoğunluk sağlandı sev edildi ama kendi atadığı yargıçlardan oluşan bir divandan sağlıklı bir yargılama beklemek imkansızdır.

Sonuç itibarı ile bu Anayasa halkın ihtiyacı olan ve beklentilerini karşılayabilecek, ülkeyi gelecek on yıllara taşıyabilecek bir Anayasa değildir.

-Denetleme mekanizması varmı?

Bu sistemde dengeleme, frenleme mekanizması yoktur. Zaten bu sisteminde dünyada uygulandığı bir ülke de yoktur.

Bu Anayasa da aş yok, iş yok, demokrasi yok. Toplumun sorunlarının yansıması yok.

Mustafa Kemal cephede savaşarak emperyalistlere karşı kazandığı zaferle işgalden ve esaretten  kurtardığı ülkede dahi, tüm yetkilerin kendisine verilmesini talep etmemiş, Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyerek tercihini demokrasiden yana kullanmıştır.

-Gelecekten umutlu musunuz?

Ülkenin geleceğiyle ilgili endişelerim var ama umutsuz değilim dedi ve söyleşimizi bitirdik.

Verdiği bilgiler ve getirdiği açıklamalar için teşekkür ediyoruz Sertif Gökçe’ye umarım toplumu bilgilendirmekte bir katkımız olmuştur diye düşünüyoruz.

Hoş çakal Yarın……

 

 

 

 

  • Yorumla
Döviz
BIST
106025
USD/EUR
1,1748
Amerikan Doları
3,553
Euro
4,1741
İngiliz Sterlini
4,5837
Japon Yeni
3,2551
Rus Rublesi
0,06098
SA Riyali
0,95131
Altın
146,205
Son Güncelleme: 19.08.2017 19:34
Üye Giriþi
  • Kullanýcý Adýnýz
  • Þifreniz
215 Sorgu Yapıldı. 3,575 Saniyede Oluşturuldu.