metal işçisinin yaktığı kıvılcımı büyütme günüdür

 

Şimdi grev hakkına sahip çıkma, metal işçisinin yaktığı kıvılcımı büyütme günüdür

 

Birleşik Metal-iş Sendikası üyesi işçilerin patronların düşük ücret dayatması üzerine çıktıkları grevler, başkanlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Bakanlar Kurulu kararı ile 60 gün süreyle ertelendi. Ama siz bakmayın kararda “60 gün süreyle ertelendi” yazmasına. Kağıt üzerinde böyle yazsa da erteleme gelen bir greve yeniden başlamak mümkün değil yasalarca. Esasen bu düpedüz yasaklama. Bakanlar Kurulu’nun yasaklama gerekçesi ise grevlerin “milli güvenliği bozucu nitelikte olması”. Bu kararla; Cumhurbaşkanı ve de bakanlar ülkenin milli güvenliğini patronların çıkarları ile eşitlemiş olurken, işçileri patronlar karşısında savunmasız ve güvencesiz bırakmıştır.

Sadece metal işkolundaki grevler değil 14 yıllık AKP Hükümetlerince işkolu, sendika ayrımı yapılmaksızın neredeyse her grev yasaklandı. AKP, grev yasakları açısından kendisinden önceki iktidarlara açık ara fark attı.

İşte AKP’nin grev karnesi;

*1 Temmuz 2003 yılında Petrol-iş Sendikası’nın örgütlü olduğu Petlas grevi

* Kristal-İş Sendikası’nın 9 Aralık 2003’te başlayacağı ilan edilen Şişecam grevi, işçiler daha greve çıkmadan yasaklandı.

* 1 Eylül 2005’de Türkiye Maden-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Erdemir Madencilik A.Ş. (Sivas) grevi

* Mayıs 2002’de ve 21 Mart 2004 yıllarında Lastik-iş Sendikası üyesi lastik işçilerinin grevi 2 kez “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesi ile 60 gün süreyle ertelendi.

* 27 Haziran 2014 tarihinde Şişecam grubunda çalışan 5 bin 800 cam işçisinin grevi “genel sağlığı ve milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu iddiası ile yasaklandı.

* 29 Ocak 2015 tarihinde 10 kentte 22 işyerinde 15 bin metal işçisi greve çıktı. Metal işçilerinin grevi, adeta jet hızıyla, daha 2.gününde Bakanlar Kurulu kararıyla “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesi ile yasaklandı.

Sadece geçtiğimiz hafta yine Birleşik Metal-iş Sendikasının örgütlü olduğu Asil Çelik işyerinde 18 Ocak tarihinde işçiler greve dahi çıkamadan grev yasaklanırken, 20 Ocak tarihinde patron sendikası EMİS üyesi 4 işletmeye bağlı 16 fabrikada greve çıkan 2200 işçinin grevi, işçiler greve çıktıktan 3 saat sonra yasaklandı.

Yine AKP Hükümetlerince yasaklanan grevler arasında ÇAYKUR ve THY grevlerini de anmadan geçmeyelim. Görünen o dur ki, Türkiye’de “grev hakkı” sadece kağıt üzerinde vardır. Hükümet patronların çıkarları söz konusu olduğunda Bakanlar Kurulu’na verilen grev erteleme yetkisini kullanmaktan hiç çekinmemiş, üstelik OHAL koşullarında yayınladığı 678 sayılı KHK ile bu yetkiyi daha da genişletmiştir.

Metal işçileri #GrevYasağınıTanımıyorMücadeleyeDevamEdiyor

Grevlerinin yasaklanmasının ardından Birleşik Metal-iş Sendikası üyesi metal işçileri, sendikanın aldığı karar doğrultusunda “Grev yasağını tanımıyor, mücadeleye devam ediyoruz” diyerek eylemlere başladılar. İlimizde faaliyet gösteren EMİS üyesi işyerleri General Elektrik, ABB Elektrik ve Schneider Enerji’de çalışan işçiler bugün (23 Ocak) üretim gelen güçlerini kullanarak fiili direniş başlatmış durumdalar. Yine sendika üyesi diğer fabrikalardan işçilerde bugün (23 Ocak) işe yarım saat geç başlayarak, okudukları bildirilerle grev yasaklarını protesto ettiler. EMİS üyesi metal işçileri biliyorlar ki, aldıkları her bir kuruş fazla zam, MESS grup sözleşmesine hazırlanan 150 bin işçiye emsal olacak. O nedenle verdikleri kavga sadece kendileri için değil, tüm metal işçileri içindir.

Grev hakkını yeniden kazanmak için mücadele ateşini yakan metal işçileri Türkiye işçi sınıfı için direniyor. Şimdi sendika ayrımı yapmaksızın “grev hakkına” sahip çıkma günüdür. Metal işçilerinin açtığı yoldan yürüme günüdür, mücadeleyi büyütme günüdür. Tüm sendikalara, emek örgütlerine, siyasi partilere düşen görev tamda budur.