Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bedriye Yıldızeli > YENİDEN TARİHE TANIKLIK ETMEK

YENİDEN TARİHE TANIKLIK ETMEK

 

YENİDEN TARİHE TANIKLIK ETMEK

 

Hergün patlayan bombalar, alışkanlık haline gelen katiamlar, yasaklanan grevler, işçi cinayetleri

Özelleştirilen fabrikalar, kapatılan kamu işletmeleri, sermayeye peşkeş çekilen suyumuz, toprağımız…

Kurdukları vakıflarda çocukları istismar edenler, diri diri yanmalarına sebep olanlar…

Yakılan, kafası kesilen askerler, savaş suçları…

Gerciliğin yarattığı Işid gerçeği, devleti ele geçiren ve cumhuriyeti yerle bir eden cemaatler, onların darbe girişimleri…

Saymakla bitiremeyiz emperyalizmin, diktatörlük sevdalılarının ve ona her fırsatta destek olan sermayenin ülkemizde yarattıkları ve bize yaşattıkları cehennemi.

Bu cehenneme boyun eğmeyenler, bununla mücadele edenler de varlar ve var olacaklar.

1920’de işgal yıllarında kurulan, emperyalizme karşı direnişe destek için Anadolu’ya gelirken kurucuları karadenizde katledilenlerden, Mustafa Suphi ve yoldaşlarından,

Tevkifatlara boyun eğmemiş, işçi sınıfının örgütlenmesini birinci görev edinmişlerden,

Komünist şair Nazım Hikmet’ten,

Likidasyona karşı 1973 Atılımı’nı örgütleyenlerden,

Yaşadığımız bölgede işçi sınıfının en örgütlü partisinden,DİSK’in kuruluşunda emeği olanlardan,

12 Eylül’de bırakılan bayrağı 2001’de yeniden dalgalarınlardan,

Seçimlerde sosyalizmin sesi olanlardan,

2005’te İncirliği, 2013’te İskenderun limanını basıp emperyalizme meydan okuyanlardan,

Özelleştirmelere karşı çıkıp, kamuculuğu toplumcu bir değer olarak hayatımıza sokanlardan,

Tekel işçilerinin 1. direniş gününden, sonuncu günlerine kadar dayanışma içinde olanlardan, direnişi ülke çapında örgütlemeye çalışanlardan,

Yurtseverlikten korkanlara inat bu değeri cesurca savunanlardan, ülkenin en etkili cephelerine (Yurtsever Cephe ve Sol Cephe) öncülük edenlerden,

Haziran Direnişi’nin en etkili gücünden,

2014’te karşı karşıya kaldığı liberal saldırıya rağmen örgütsel ve siyasi sürekliliğini koruyanlardan bahsediyorum. Benim yazdıklarım bu tarihin önemli kesitleridir belki ancak tamamı asla değildir. Yalnızca küçük bir bölümüdür. Yukarıda özetlemeye çalıştığım ülke hali, tarihini özetlemeye çalıştığım partiye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu kanıtlıyor sanırım.

Bu tarihe yeniden tanıklık etmek, 2014’te bıraktığımız yerden değil dostlarımıza verdiğimiz sözü tutarak, daha da güçlenerek yola devam etmek zorundayız diyenler bunlar. Liberalizme, gericiliğe, emperyalizme boyun eğmeyenler onlar.

22 Ocak’ta Haliç Kongre Merkezi’nde buluşacaklar hatta buluşacağız, binlerce TKP’linin katılımıyla ülkenin çağırdığı parti yeniden siyaset sahnesine dönecek. Bu tarihe tanıklık etmekten gurur duyacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.

Yazımın geri kalanını Nazım’a bırakıyorum.

T.K.P.’m benim,
seni düşünüyorum.
Sen dünümüz, bugünümüz, yarınımızsın,
en büyük ustalığımız,
en ince hünerimizsin.
Sen aklımız, yüreğimiz ve yumruğumuzsun.
Dünyada bir anılır şanlı soyun var:
sen küçük kardeşisin V.K.P.(B)’nin.
Sen bana bugün
Mübarek alnındaki yara yerinle
ve işçi bileklerinde zincir izleriyle göründün.
yürüyorsun dimdik, pırıl pırıl.
ömrümde yalnız seninle
Ve senin safında olmakla övündüm

Nazım Hikmet

Comments

comments

Top
Close