Konumunuz
Ana Sayfa > Gündem > Yüzlerce deniz canlısının ölümünün ve ekosistemin bozulmasının karşılığı 2 milyon 100 bin TL midir?

Yüzlerce deniz canlısının ölümünün ve ekosistemin bozulmasının karşılığı 2 milyon 100 bin TL midir?

 

 

 İZMİT KÖRFEZİ’NDE MEYDANA GELEN ÇEVRE FELAKETİNE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

 

 

Geçen hafta Dilovası’nda yaşanan çevre felaketi sonrası denize sızan petrol, dalgalar ve akıntıyla Ramsar Sözleşmesi ile kuşların üreme bölgesi ilan edilen ve koruma altına alınan Hersek Lagünü’ne kadar ulaştığını, buradaki kuşlarında da petrol nedeniyle ölmeye başladığını öğrendik. Bir iddiaya göre de sızan petrolün İstanbul Adalar’a yaklaşmakta olduğu söyleniyor.

 

Soyu tükenmek üzere olan bazı kuş türlerinin de konaklama ve üreme alanı olan Hersek Lagünü’ne  kadar ulaşan petrol nedeniyle çok sayıda kuşun etkilendiği ve kuş ölümleri başladığını, Yalova Valiliğinin lagünde temizleme çalışmaları başlattığını öğrendik. Petrolden etkilenen deniz kuşlarının Yalova Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü’ne getirilip burada temizlenip tedavi edildiğini,  tedaviyi ise aslen veteriner olan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman yaptığını basından takip ediyoruz.

 

Uzmanların “denizin eski haline geri dönmesi için en az 30 yıl gerekir” sözünden bölgemizde ne kadar ciddi bir facia yaşandığını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Yüzlerce deniz canlısının öldüğü, ekosistemin geri dönmesinin onlarca yıl alacağı bir felaket sonrası,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir hafta sonra (19 Ocak 2017 tarihinde) yaptığı basın açıklamasında;

 

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İzmit Körfezi’nde meydana gelen kirliliği temizlemek için çalışmalarına devam ediyor. Bakanlık, çevreye verdiği zarardan dolayı bir firmaya 2 milyon 100 bin TL idari yaptırım cezası uyguladı” diyor. Denize yaklaşık 90-100 ton civarında fueloil döküldüğü tahmin ettiklerini söyledikleri tesisin adını açıklama da ne yazık ki göremedik!

 

CHP İl Çevre ve Sağlık Komisyonu olarak soruyoruz:

 

En başından beri yakın takipçisi olduğumuz çevre felaketini gerçekleştiren tesisin yetkilileri petrol sızıntısının kendi tesislerinden kaynaklandığını söyledikleri halde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı firmanın   adını neden açıklamamıştır?

 

Yüzlerce deniz canlısının ölümünün ve ekosistemin bozulmasının karşılığı 2 milyon 100 bin TL midir?

 

Bu ceza başka felaketlere sebep olmamak için caydırıcı olacak mıdır, ekosistemi geri getirecek midir?

 

Denize yaklaşık 90-100 ton civarında ciddi bir miktarda fuel oil dökülürken bu firmanın yetkileri neredeydi?

 

Bu felaketle ilgili yapılan temizleme çalışmalarının devlete maliyeti nedir, ne olacaktır?

 

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, denizi her gün uçak ile denetlediklerini zikretmelerine rağmen, 100  ton petrolün denize sızdığını nasıl görememişlerdir?

 

Yine Bakanlığın basın açıklamasında “Uçak ile her gün denetleme yapıldığını söylemelerine rağmen neden olayın meydana geldiği 12.01.2017 den bahsetmek yerine, “18.01.2017 tarihi itibariyle uçaktan çekilen hava fotoğraflarında deniz yüzeyinde film tabakası şeklinde yağımsı kirlilik görülmekte, kıyılarda ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzün personellerince denetimler devam etmekte olup, lokal kısmi kirlilik olduğu, bunlara da temizlik firmaları yönlendirilerek temizlik işlemleri devam etmektedir” denmektedir.

 

Çalışma Bakanlığı bu firmanın denetimini en son ne zaman yapmıştır, bu felaketten sonra denetim yapmış mıdır?

 

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

 

CHP Çevre ve Sağlık Komisyonu Adına,

Diş Hekimi Müzeyyen Topçu TAN

Comments

comments

Top
Close