Konumunuz
Ana Sayfa > Köşe Yazarları > Bedriye Yıldızeli > HAYIR’IN ŞEKLİ

HAYIR’IN ŞEKLİ

 

 

 

Hayır’ın şekli olur mu?

 

Elbette olur, Türkiye’de binbir şekli olur hatta.

 

Ülkenin temel sorununu üzerine gitmeyen her “hayır”, biraz boşa giden “hayır” olur. Ülkemiz fiili olarak (hukuksuz, gayrı-meşru biçimde) başkanlık sistemiyle yönetilir durumda zaten. Bu ismin kim olduğunu söylememe gerek yok bence ama illa söylemek gerekiyorsa Erdoğan’ın başkanlığında yönetiliyoruz. Erdoğan’ı milletvekili yapanlar, Gezi’de darbeyi görenler referandumdan sonra başkanlığın geleceğini sanıyor belki ama öyle değil. Elbirliğiyle başkan yaptınız zaten. Bu söylediklerimden referandumdan ne çıkacağının bir önemi yok anlaşılmasın, kesinlikle çok önemli. Fakat sonrası ve öncesi daha önemli.

 

Referandumdan evet çıktığında ülkemiz için dünyanın sonu gelmiş olmayacak ama kimi kırılmalar elbette yaşanacaktır. Yada tersinden “hayır” çıktığında ülkemiz güllük-gülistanlık olmayacak, çünkü Erdoğan kendisinin temsil ettiği bir düzen kurdu ülkemize. Bu düzende neler mi var?

 

Mesela iş cinayetleri, güvencesizleştirme, işten çıkarmalar, sendika düşmanlığı  var. Erdoğan’ı her fırsatta koruyan, kollayan, bugünlere gelmesinde önemli rol sahibi olan sermaye sınıfının faili olduğu suçlar bunlar. Bunları kapsamayan bir “hayır” çalışmasının kimseye hayrı dokunmaz. O yüzden en “geniş” hayır cephesi demek doğru değil, sınıfsal olarak işçi sınıfının hayır cephesi demek daha doğru. Bu hayır cephesi nicelik ve nitelik anlamında en geniş hayır cephesidir zaten.

 

15 Temmuz’da sinsi cemaat örgütlenmesiyle Erdoğan’a en kanlı ve ciddi mesajını veren emperyalizm var. ABD, Nato, IMF, Dünya Bankası,… bunları kapsamayan bir “hayır” çalışması bize bir çıkış sunmaz aksine ülkemizi yeni müdahalelere açık hale getirir. Bunu reddeden “hayır” çalışması en doğru ve sonuç alıcı tartışmadır.

 

Sandık önümüze geldiğinde “anti-emperyalist hayır” , “anti-kapitalist hayır” gibi seçenekler olmayacak biliyorum. Yalnızca evet ve hayır olacak.

 

Ama yıllardır verdiğimiz oyun niteliğine bakmadan AKP’yi devirmeye çalışıyoruz, deviremiyoruz. Deviremeyiz de…

 

Örneğin; 2014’te Ekmeleddin İhsanoğlu, Erdoğan’ın karşısına çare diye sunuldu. O İhsanoğlu bugün mecliste ve eli bile titremeden her değişiklik önerisine evet oyu kullanıyor. Yetmez ama evetçiler bugünümüzün hazırlayıcılarıydı, şimdi 2010 yılı hiç yaşanmamış gibi hayırcı oldular.

 

Kısaca şunu söylemek istiyorum;

 

Emekçileri daha örgütlü kılmayacak, sermaye diktatörlüğünü ve faşizmini hedef almayan Hayır’ın bize hayrı dokunmaz. Özelleştirmeleri unutanlarla, kamulaştırmayı savunmayanlarla, Türkiye’de laiklik tehlikede değil diyereklaikliğin gün gün tasfiyesine seyirci kalanlarla, Gezi’de darbeyi görenlerle, ABD’yi ve Nato’yu müttefik görenlerle benim Hayır’ım bir değil. Çünkü bu ülkenin en temel sorunu olan şahsı başımıza bela eden unsurlar bunlardır. Bunlarla kavgalı olmayanlarla aynı Hayır’ı savunamam.

 

Sandıktan hayır çıkacaksa emekçilerin zaferi, sermayenin yenilgisi olsun. Sandıktan hayır çıkacaksa emperyalistler ülkeden tası tarağı toplayıp kaçsın.

 

Kısaca sandıktan hayır çıksın Erdoğan’dan ve onun temsil ettiği tüm değerlerden kurtulalım.

 

Comments

comments

Top
Close